ortaçağda avrupada öğrenciler balmumu kaplı bir levhayı bugünkü defterlerin yerine kullanırlar, ucu sivri bir metalle yazı yazıp sonrasında balmumunu düzleştirerek yeniden yazı yazılır hale getirirlermiş.
tabula rasa üstündeki balmumu düzleştirilmiş tablet anlamındadır latince.
aristoya göre beynimiz doğduğumuzda bir çeşit tabula rasadır yani bomboştur. deneyerek fikirler, inançlar oluşur. ya da 'tabula rasa in qua nihil est scriptum' denebilir bu duruma.
insan için düşünüldüğünde pek geçerli olmayan önerme/tanım. zita insan dünyaya boş bir levha gibi gelmez. kollektif bilinçdışının da izlerini taşıyan genetik bir donanımla gelir. tehlikeli olsa da indirgemeci bir yaklaşımla bilgisayar gibi düşünürsek, eve (dünyaya) geldiğimizde, bir işletim sistemi var. (windows).
bazı yazılımlar da var, üstelik bunlar uzun erimli yazılımlar. (ergenlik ve menapoz mesela, biz seçmiyoruz tarihleri)
yazılımların bazıları ise (din, milliyet vd) çağdan çağa, kültürden kültüre, daha sonra yükleniyor.
evet, birçok yazılım eksik (zira öğrenme ve deneyim henüz yok), ama boş levha değiliz.
01 - tabula rasa
02 - the black mass
03 - a bleeding century
04 - submerging dreams
05 - c.r.y.
06 - forlorn till dawn
07 - an exhaustion
08 - the unfinished ceremony