kenar mahallenin cam kenarında
dünyayı taktım ben deli aklıma...
gir içeri kır dizini,dön önüne
kız sıdıka...
annen görür baban duyar,dayak yersin
kız sıdıka...
izlediğim en komik absürd komedilerden. samim karakteri ile babasının muhabbetleri çok güldürüyordu vesselam. diğer müthiş absürd komediler için (bkz: kaygısızlar) (bkz: geniş aile) (bkz: yedi numara) (bkz: leyla ile mecnun)
--spoiler--
bak Sıdıka, bir aşk cinayetinin arefesindeyim.
sevgilimi onun sevgilisini ve kendimi, yalnizca sevgilimi, yalnizca kendimi, yahut sadece sevgilimin sevgilisini, sevgilimle onun sevgilisini, kendimle sevgilimi veya kendimle sevgilimin sevgilisini öldürmek uzerine alti ayri cinayet tasarim var.. simdi gereksiz yere kizkardeş alternatifini de sokmayalim araya.. kafam karişacak!
--spoiler--
küçükken 'ne olacaksın' diye sorduklarında 'sıdıka olucam' dermişim. düşünün artık.
gelmiş geçmiş en komedi, en orjinal, en anlamlı dizilerden biridir kendisi.
şu zamanlarda ne kadar da üzerinden manitacılık yapılan dizi olsa da. bir döneme fazla gelen bir diziydi. karakterlerin entelektüelliği ve (ne kadar sığ karakterler olsa da) kendine özgü kurgusuyla bir ilkti. mükemmel olandı.
başucu kitabımdır. sıkıldıkça açar bir bölüm okurum, gülerim. okurken o dizideki sıdıka gözümde canlanır. olsa da izlesek. bir bölümde: annesiyle gittiği türbede, annesinin tüm ısrarlarına rağmen koca, para, araba değil de; istanbul için otopark dilemişti. tabi bush'a gönderdiği aşureyi de unutmamak lazım.
abisi samim in kılığına girer, annesini tehdit eder, annesi o olduğunu anlayınca:
-dua et anne, babamın kılığına girip seni dövmedim.
sevilen karakterdir, iyi insandır, avrupa yakası'ndaki rolüne altyapı hazırlamıştır, zaten makbile ile benzerdir.
tatlı bir diziydi, show tw tekrar yayınlasa şu diziyi. televizyon kanalları doksanların sonuna doğru yaşanmış ne varsa hepsini yaşanmamış gibi gösteriyor, çok anlamsız bir hareket kanımca.