avrupa yakası'nın makbule'si hasibe eren'in ilk profesyonel oyunculuk tercübesini yaşadığı dizidir. safiye saka ise, daha yakından tanıdığınız türk sinemesının emekter ismi füsun demirel tarafından canlandırılmaktadır.
espri tarzı olarak bir demet tiyatroyu, hakettiği değeri elde edememesi ile de kaygısızları anımsatan dizi.
tekrarları her zamanki gibi beklenen seviyeyi yakalayamamıştır
bir ara şafak sezer sıdıka nın sevgilisini oynamıstı sonraki bölümlerde. ilk 1997 yılında başlamış olup, 2003 te upgrade olup show tv ye geçmiştir.
yan roller süperdir.
örneğin samim in ninja hocası (bkz: baturalp hoca) türkiyenin ilk diplomalı ninjasıdır. saçları süperdir. ninja salonunun üst katında apartman yengesi vardı. çok konusurdu.
samim ise gaffur pijamasının ilk yaratıcısıydı. çok komik durudu üzerinde. sakallarıda çok komikti. devamlı iyi bir ninjanın nasıl olması gerektiğinden bahsederdi. baturalp hoca yla diyalogları çok komikti. bir bölümde erol günaydında oynamıştı. baturalp hocanın hocasıydı ve suskunluk yemini etmişti. fakat apartman yengesi bu yeminini bozdurmuştu.
bir bölümde sinop tan gelen reçelin kapagını açamayan samim bu işi sadece baturalp hocam yapar demiş ona götürmüştü. kapagı o da açamayınca söyle bi diyaloga sahne olmuştu.
baturalp hoca: bu kapagı kim kapattı.
samim : halam.
batualp hoca : halan ninja mı?
samim : yok ev hanımı..
annesiye sıdıkanın diyaloglarıda süperdir. sıdıka sezen aksu konserine gitmek isteyince annesi sen onun kasetini almadınmı diye cevap vermişti *.
Bugünlerde Makbule rolüyle Avrupa Yakasında izlediğimiz Hasibe Eren in bir zaman önce canlandırdığı ev kızı olma klişesine yeni bi bakış açısı getiren zeki,entel,hazırcevap,güldürürken düşündüren karakter.
annenin akşam işten gelen ve aracını parketmekte zorlandığı babası için, sıdıka'ya
-'kalk babaya gel gel' demesiyle beni çok güldüren ,
zamanın başarılı fakat yayındayken fazla ilgi görmediği dizidir.
Çok komik olan ve yıllar geçmesine rağmen hala güldürebilen dizi.
sıdıka,samim'in yarışmaya girmesiyle alay ederken,samim sinirlenir:
- cesedini parçalara bölerim.her organın bir kanalda yayınlanır.kafanla reha muhtar röportaj yapar,dilini ali kırca sunar.ee artık samanyolu televizyonu da ruhuna bir fatiha okur herhalde...
safiye*'nin tek harekette ayağındaki terliği eline alıp çenesini gerdirerek sıdıkayı tehdit edişleri vardı. hasibe eren'in kaşları alınmamış genç hali, samim'in her daim şaşmış surat ifadesi süperdi. Üstüne dizi tanımam.
evden çıkmayan bir ev kızı olduğu halde ufak tefek günlük olaylardan hayata dair çıkarımlar yapabilen ve günlük tutan sıdıka, hayatı kocası-oğlu-sıdıka arasında koşturmacayla geçen anne, karate kursuna giden ve kıl tipli bir hocadan ders alan abuk ve komik ağabey, sinirli baba, çöpleri karıştırarak hayatını idame ettirmesine rağmen fransızcayı ana dili gibi bilen sokakta yaşayan kadın, sıdıkaya aşık zevzek gibi karakterleri ve 'kır dizi otur evinde kız sıdıka, aaaaahhh kız sıdıkaa, aaaaah kız sıdıka' gibi şarkısıyla bile daha dizi başlamadan gülmeye neden olan, çizgi romandan uyarlama başarılı dizi.
"aa siz bunu mu izliyorsunuz?" diye zamanında izleyenleri küçümsediğim; ancak sürekli övgüyle bahsedildiği için izlemedim diye hayıflandığım dizi. yayınlansa da izlesek.
absürd diziydi vesselam. öyle konusuz ilerliyordu desek yeridir, anlatıma yoğunlaşmıştı ve bu hoş bir olaydı tabii. klişeleri (samim ile zekeriya muhabbetleri) falan oldukça komikti. seinfeld e benzetirdim biraz, ana karakterler farklı olsa da ilerleyiş ve yan karakterler ile bütünlük açısından.
bir bölümü tamamen kavanozun kapağını açabilmek üzerineydi mesela, kopmuştum resmen.
içinde biraz madam curie, bir tutam tom cruise hayranlığı ve bir parça toplumsal baskı sonucu eve kapatılmış, istediklerine değer verilmeyen zeki, azda çatlak genç bir kızın ruh hali olan " içimizde yaşayan daha niceleri vardır " diye düşündüren bir karakter hayal edin, heh! işte o sıdıka...
tartışmasız türkiye de yapılan en iyi dizilerden biri.
bir bölümünde, sıdıka' nın doğum günüdür annesi evde pasta yapmıştır, yenilir içilir sırada hediyeler vardır. abisi samim kız kardeşine parfüm almıştır ama nasıl olduysa erkek parfümü almıştır ve é aaa bu erkek parfümü sen bunu kullanamazsın iyisi mi ben kullanayım" diyerek geri alır babası zekeriya bey kızına çeyizine koyması için tavla almıştır. ****ve annesi biricik kızına bir günlük almıştır hemde son model şifreli... sıdıka odasına gitti bir ara babası anneye kızar " zaten zor açıyordum kilitli günlüğü şimdi bu şifreliyi nasıl açıcam" der. annesi hemen şifreyi söyler. arkasından da kimin günlüğün kilidini nasıl açtığı anlaşılır çatal, toka, tornavida vb...
şimdilerde avrupa yakasında boy gösteren Hasibe eren'in türk seyircisine tanıtılmasına vesile olan,okuldan çıktığımızda koşa koşa eve gelmemize sebep olan dizidir.