edit: az önce gördüm 10 kasım 2011 manşetini. tam bir rezalet. tamam birilerinin görüşlerini birebir karşılayabilir. hakaret etmesi birilerinin orgazm olmasına yol açabilir. ama bu kağıt parçası kesinlikle gazete değildir.
bin yıl geçse değişmeyecek, yeni akit misali militan gazete.
iki siyasi parti liderinin ne içitiğiyle ilgili yaptığı haberle bunu göstermiştir. tayyip salep içiyormuş da kılıçdaroğlu da rakı... bunun haber değeri ne peki? eğer içlerinden biri diğeri için "bak şunun içitiğine, olmaz böyle bir şey" gibi bir çıkış yaparsa, bu farklılıkları tanımamak anlamına gelir ve haber değeri taşır. aksi takdirde böyle bir haber niye var olsun ki? sırf rakı içmesi kılıçdaroğlu'nu iyi ya da kötü yapar mı? ya da tayyip sırf rakı içmiyor diye iyi ya da kötü olabilir mi? işte bu tip sadece kişileri ilgilendiren ve öyle de olması gereken şeyler üzerinden haber ve siyaset üretmeye çalışan basit bir gazetededir sözcü. tıpkı bir kadının, sanki memesi gözüküyormuş gibi sırtını buzlayan yeni akit gibi...
illa saç çekecekse dışarıya çıkıp istediği organı çekmek varken zorla bir kadının baş örtüsünün altına girmenin bir anlamı yoktur. eline fotoğraf makinasını alıp Gazetenin merkez binasının merdivenlerinden aşşağıya inip kapının önünü çıksa bu yavşak, orda neler neler çeker haberi yok. Bunlar zannediyorlar ki biz böyle yaparsak insanları bu insanlardan soğuturuz. Hayır tam tersini yapıyorsunuz mallar.
iletişim fakültelerinde; ana akım medya ne değildir, yandaş olmadan ve reklam gelirine göre yayın yapmadan akp'nin tek sayfa reklam karşılığı verdiği 500 bin lirayı ret ederek; ekonomik özgürlüğünü ele alarak nasıl bağımsız gazetecilik yapılır sorularının cevabını vermek için örnek gösterilebilecek gazete.
nooldu naylon solcularım benim?
adamların muhalefete bakarmısın? hiçbişi bulamamışlar normal resme muhalefet etmişler onda bile ayar yemişler. her iktidara böylesi basiretsiz muhalefet denk gelmez. ak partinin bir şansıda budur.
rte ile abdullah gülün oturur vaziyette eşlerinin ayakta çektirdikleri resmi manşetine taşıyarak puştluk yaptığı ileri sürülen gazete. yapılan puştluk muştluk değildir. resim türk erkeğinin ve yönetiminin adeta bir yansımasıdır. ve evet gerekirse atatürk de kalkmalıdır. yerim öyle geleneği ben. ben oturacam hanımın ayakta kalacak sonra poz verecem öyle. yok öyle. bunu yapan atatürk bile olsa yersiz, hakkaniyetsizdir.
feysbukta, cumhuriyetin kuruluşundan önce çekilmiş bir resim ile mevzu bahis resmin yan yana konarak çekilmiş versiyonu dolaşmaktadır. asıl puşt kimdir açıklaması da altında verilmektedir.
saçma sapan bir ''ti''dir efenim, çünkü; gerçek kadın ''özgürlüğünden'' yana olan daima atatürk olmuştur...
1926 yılında kabul edilen medeni kanun'un getirdiği yenilikler şunlar:
a- ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.
b- evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi.
c- kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı
d- mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi
e- patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı
f- hukuk birliği sağlandı.
g- vatandaşlar arasında din,mezhep ayrılıkları gözetmeksizin, hak ve ödevler bakımından eşitlik sağlandı.
h- tek eşle evlilik esası getirildi.
i- mirasta, kadın-erkek ayrılığı kaldırıldı.
k- toplumsal hayatta kadın-erkek eşitliği getirildi.
l- evlenme ve boşanmada belirli şartlar getirmiş, özellikle erkeğin tek taraflı boşamasını kaldırarak boşanmayı hakimin takdirine bırakmıştır.
m- kadınlar yönetim alanında da 1930 yılında belediye seçimlerine katılma, 1934 yılında da milletvekili seçilebilme haklarını elde etmişlerdir.
muhalif olmanın bokunun çıkması durumudur. yahu "vay efendim atatürk'te oturuyor" veya "olsun o oturur" tarzı saldırı-savunma mekanizmalarınızı çalıştırmadan önce şu haberi, ve dolayısıyla sözcü adlı sofrabezini bir mantık süzgecinden geçirin. arkadaşım siyasi icraatleri de kötü bir dille ve metodla eleştirir bu gazete. ama bu kadarı da liseli çocukları kandırmalık bir haber be!
ama muhaliflere söylemek istediğim birşey var; "bakın dostlarım. benimsediğiniz gazetelere bakın ve türk siyasi muhalefetinin(sizin deyiminizle halktaki aydınların siyasi iz düşümünün) ne derece büyük komedyaya imza attığını görün. o tepenizdeki zombileri atın sırtınızdan.".
sözcü'nün ilk sıvayışı dğeildir. görünen o ki son da olmayacaktır.