söykü

entry185 galeri3
    85.
  1. ilkokul çocuklarının fiş defterlerini bile süsleyemeyecek dandik cümlelerle yazılan hikayelerin paylaşıldığı şey. vakit kaybı. cidden bence herkes önce sözlük yazarlığı işini hakkıyla yapmayı başarsın. öyküdür, romandır vsdir sizin işiniz değil. kendi reklamınızı yapmaktan öteye gideceği de yok. lütfen herkes elini taşın altına koysun, asalaklıkla ömür geçmez.
    5 ...
  2. 84.
  3. amacından sapmış bir dergi.
    ama olsun, ben kendi öykümü yazar; başlık açar, entry olarak girerim.
    yayınlansın diye kaygılarım olmaz, söykü ekibine de göndermem.
    öykü yazmak isteyen, yayınlanmasını ümit eden yazar arkadaşlarada herhangi bir engel olmak istemem.
    yazsınları öykülerini, göndersinler söykücülere.
    4 ...
  4. 83.
  5. son haliyle, şu an için gayet güzel bir mekanizma olmuş... kolay gelsin diyorum.
    0 ...
  6. 82.
  7. 81.
  8. yarın ikinci sayısı yayınlanacak dergimiz.
    0 ...
  9. 80.
  10. Şu an ilk gözüme çarpan; ben'in eksik olduğu dergi.
    0 ...
  11. 79.
  12. iğrenç olan dergi. üslup yok. özgün bir anlatım yok. leş gibi amatör kokuyor. ha anladık biz yazar mıyız lan? diyenleriniz için söylüyorum lan bir adam hayatımı siken diye lafa başlar mı? hey allahım ya. yazma kardeşim bu öykü değil çocukların bir gününü geçirdiği hatıra defteri olmuş.
    3 ...
  13. 78.
  14. dergiyi iki dakika önce gördüm. buna göre yorumum şu şekilde olacaktır;

    içeriği okuma fırsatım olmadı. zira gayet çok sayfalı bir iş. benim gibi bilgisayar başındayken okumaya zaman ayıramayanlar için sıkıntılı bir durum. okumak isteyen okur. orada bir sorun yok.
    söylemek istediğim başka bir şey var; tasarım. mesleği grafik tasarımcılık olan birisi olarak bir iki şey söyleme ihtiyacı hissediyorum.

    kapağı görünce güzel başladı diye düşündüm. ama tüm içerik boyunca tamamen aynı zemine, aynı fonta ve seperatörlerde aynı şekil görsel kullanımına pek sıcak bakmıyorum.
    evet, bir arkadaşımız gönüllü olarak bu tasarımı oluşturmuş, kendinden ve zamanından feragat ederek hazırlamış. ancak bunun biraz daha fazlasını beklemek ayıp olmaz sanırım.

    mesela sayfaları tek bir koca blok yerine iki sütunlu bloklar halinde yazmak, hem okumayı kolaylaştırırdı hem de duruşu güzelleştirirdi.
    ya da zemindeki o manzara. olmasa çok daha iyi olurdu kanaatindeyim. beyaz zemin ve sütunlu yazılar hoştur. boşluk doldurmak için zemine bir şeyler komaya gerçekten ihtiyaç yoktur. o eski bir batıl inanış.
    başlıklar için düz yazı kullanmak yerine üçer dakika daha fazla vakit ayrılsa ve tipgrafik bir şeyler yapılsa çook daha güzel görüneceğinden eminim.
    konu başlarında görsel kullanma konusunu anlamasam da olmasa daha iyi olabilecegini de düşünmekteyim. yukarıda belirttiğim gibi tipografik başlık oyunları o küçük karelerin yerine çok daha estetik durabilirdi. (tabi doğru şekilde işlendiğini varsayarak konuşuyoruz.)

    eminim bütün dergi boyunca yazım hataları vardır. redaksiyon kısmını kim çözümledi bilemiyorum ama en azından kapaktaki çoçuk kısmına dikkat edilmesi gerekirdi.

    bunca şey söyledikten sonra özür dileme ihtiyacı hissediyorum.
    zira oturduğumuz yerden konuşmak kolay. adam çalışmış, çabalamış, bir eser çıkarmış.
    eline sağlık diyor ve yorumlarımın yapıcı olarak algılanmasını istiyorum. bir sonraki çalışmada göz önüne alınacak birkaç eleştiri olarak bakılsın.

    tabi böyle söyledikten sonra yazılarıyla katılım sağlayan arkadaşları da es geçmek olmaz. kendilerine de teşekkürlerimizi iletiyoruz.
    bir sonraki sayıya gaz olsun.
    3 ...
  15. 77.
  16. an itibariyle desteğimi çektiğim oluşumdur.

    eleştirel bakıyorum ve bazı yazıları oldukça tırt bulduğumu söyleyebilirim. Konu seçme meselesinden dolayı olsa gerek ıkıntıdan sıkıntılı yazı sayısı fazla.

    "ulan konuşmada daha iyisini yaz" diyenlere diyeceğim, da bağlacı ayrı yazılır.

    Ayrıca daha iyisini yazıyoruz rahat olun. yazıp neye göre değerlendirme yaptığı bile belli olmayan bir grup gence emanet edecek kadar şuursuz değilim.

    Yine de yazın. Hayatımdan bir saati çaldınız. Bir dahaki sefere buna değer diyebilmeyi umutsuzca umut ediyorum.
    1 ...
  17. 76.
  18. her yazının bambaşka tatlara sahip olduğunu düşündüğüm dergi. keyifle okudum, okuyorum. 1. sayıya yetişemedim, 2. sayıyı sabırsızla bekliyorum.
    3 ...
  19. 75.
  20. 74.
  21. vakit kaybı, kendimizi bir bok zannedelim eklentisi. ekşisözlüğün yanında deve bokunda at sineği kadar kalan eylemimsi. *
    2 ...
  22. 73.
  23. 72.
  24. Öyküleri henüz okumadım ama tasarım olarak gerçekten mükemmel olmuş. Fırsat bulup da ben de dahil olamadığım için hayıflandım resmen. Emeği geçen herkesi tebrik ederim...
    2 ...
  25. 71.
  26. 70.
  27. download versiyonu olup olmadığı merak edilendir. yoksa flash okumaktan gözlerimiz çökecek. *
    2 ...
  28. 69.
  29. kinix'ın kesinlikle yazması gereken dergidir.
    1 ...
  30. 68.
  31. akıcı ve güldüren harika söykülerdir. *
    3 ...
  32. 67.
  33. gayet başarılı bulduğum dergi. çok fazla öykü var. şimdilik bir kaç öyküye vakit ayırdım. diğerlerine de vakti gelince ayırmayı planlıyorum. tasarım ve derginin pdf şeklinin kullanışını da beğendim diyebilirim.
    3 ...
  34. 66.
  35. kesinlikle güzel bir oluşumdur. emeği geçen herkes takdir edilesidir.
    5 ...
  36. 65.
  37. en kısa zamanda birinci sayı tarafımca okunacaktır.

    ama daha okumadan, öyküler beğenilir beğenilmez o ayrı, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. umarım okunacak çok öykü geçer elimize.

    umarım zamanla bende katkılarda bulunabilirim.

    başta experimental olmak üzere hepinizi tebrik ederim.
    2 ...
  38. 64.
  39. okuyarak zaman kaybetmeye değmeyecek vasat ötesi dergi, gram zeka kırıntırısı barındırmıyor.
    4 ...
  40. 63.
  41. 62.
  42. öncelikle uludağ sözlük öykü dergisi söykü hayırlı olsun.
    "her işte bir hayır vardır."
    ülkenin birinde bir gün kral ve çok sevdiği arkadaşıyla ava gitmişler. arkadaşı yanlışlıkla tüfeği kralın eline ateşleyince kralın baş parmağı kopmuş. kral parmağı kopunca arkadaşını zindana atmış ve kral yine bir gün ava çıkmış. yamyamlar kralı almış yemek götürmüşler. ancak yamyamların bir huyu varmış. baş parmağı olmayan birini yemezlermiş. kralın baş parmağı olmadığını görünce kralı serbest bırakmışlar. kral hemen zindana gelerek arkadaşına sarılmış ve "sen benim hayatımı kurtartın." demiş. arkadaşı şankınlık içinde "ama nasıl olur?" diye sorunca kral tek tek başından geçenleri anlatmış ve eklemiş: "sen benim parmağıma ateş etmeseydin şimdi yaşamıyor olurdum." arkadaşı krala "sen de benim hayatımı kurtardın." deyince kral şaşırmış. arkadaşı devam etmiş: "sen beni zindana kapatmasaydın şimdi ava beraber gitmiş olacaktık değil mi?" kral "evet" diye yanıt vermiş. arkadaşı: "iyi ya işte beraber gitseydik yamyamlar seni bırakıp beni yiyeceklerdi." diyerek her işte bir hayır olduğunu ispatlamış.
    4 ...
  43. 61.
  44. sonuna kadar desteklediğim, güzel bir projedir. boş konulara bol bol yazan yazarları bir nebze güzel şeyler yazmaya itebilir. sözlüğe hareket getirebilir. bazı eksiklikler vardır kabul ama ortaya konulmuş yeni bir şeyi hemen yıkıcı bir şekilde eleştirmek doğru olmaz.

    bazı arkadaşlar daha önce moderatörler tarafından ortaya koyulmaya çalışıldığını daha sonra topun experimental e atıldığını söylüyor. tamamen yıkıcı olmak adına söylenen bir söz olduğunu biliyorum ama doğru olduğunu varsaysak bile bunun ne gibi bir zararı olacak onu bilemedim. ayrıca öykülerin bir kişi tarafından beğenilip beğenilmemesi de antidemokratik bir uygulamadır ama bunu zaten yazarın kendisi de belirtmiştir. aynı şekilde zamanla bu durumun ortadan kalkacağını da belirtmiştir. yani oturması zaman alacak bu projenin. burası kesin. bir de fikrin arak olduğu konusuna değinmek istiyorum. sözlüğü ilk başta küçük düşürebilir. insanlar alaya alabilirler bu durumu. ama önemli olan ortaya konulacak ürün. eğer ortaya güzel bir ürün çıkarsa, söykü ses getirecek bir projeye dönüşürse arak olduğunu kimse kafaya takmaz. lafını bile etmez. anca üç beş kişiden çatlak sesler çıkar o kadar.

    kısacası başlangıç için fena ilerlemeyen, zamanla daha da iyi olacağına, ses getireceğine inandığım bir projedir. tabi ki biz yazarların katkısıyla. umarım kısa süreli olmaz.
    7 ...
© 2026 uludağ sözlük