söykü

entry186 galeri3
    51.
  1. uludağ sözlüğün iki önemli yazarı biradetbeyfendi ve experimentalı işin içinde görmek güzel. kendileri sözlük için sürekli bir şeyler düşünen, üretmeye çalışan insanlar umarım güzel bir şey ortaya çıkar.

    tanım: sözlüğü başka bir boyuta daha taşıyacak yeni bir hede.

    ikisini de yakından ilgilendiren bir şeyler yazacağım bir gün...

    edit: bu arada isimle ilgili olarak:

    (bkz: başarısız)
    4 ...
  2. 52.
  3. desteklediğim ve katkı vereceğim bir proje.
    1 ...
  4. 53.
  5. "bir tohum düşmüş toprağa, baş vermiş filiz
    var gücüyle çıkıp yeryüzüne, güneşe merhaba demiş.
    toplanmış başına onlarca çok bilmiş adam
    kimi 'elma', kimi 'yonca', kimi de 'bildiğin diken bu' demiş."

    - yürekten desteklediğim girişimdir. başarısı için yalnızca sözlü değil yazılı katkıların da gerektiğini düşünüyorum.
    6 ...
  6. 54.
  7. kısa süre yayında olan kül öykü'yü hatırlatan dergidir.

    hemen bir kaç çalışmayla destek vereceğim.
    3 ...
  8. 55.
  9. çok sevindiğim, desteklediğim bir oluşum, fakat öykülerin altına "süper olmuş, güzel bir hikaye" gibi entryler girildiğini görmek beni yine sinirlendiriyor.

    (bkz: sözlük formatı)
    4 ...
  10. 56.
  11. kafayı verebildiğim takdirde katılabileceğim oluşum şimdilik dışardan izliyoruz efenim.
    3 ...
  12. 57.
  13. konu seçimi işime yaramış organizasyondur. hayal gücü geniş bir adama hadi yaz dersen, "kişi amatörse yazmada" ne yazacağını şaşırır. ama eline bir argüman verirsen hemen yelpazeyi daraltır, ne yapacağını, önünü görür. ayrıca ikinci sayının konusu da pek bir muhteşem. fare. direk aklıma gelen flowers for algernon bile yeter bu heyvan üzerinden neler yazılabileceğine. ha tabi bu sefer öykücülerin işi daha zor gibi. narrator dediğimiz anlatıcı olmadan yani durum öyküsü yazmak daha zordur hani. ama tabi bir fabl yazmayı düşünmüyorlarsa * ben yine de kendilerini durum öyküsüne davet ediyorum. çok daha güzel şeyler çıkar bence. karşılıklı dialogları okumak kadar sıkıcı birşey yok bana göre * ha tabi bir james joyce'sanız o başka *

    şaka bir yana bir sonraki sayı daha bir güzel içeriğe sahip olacak gibi. ilginç şeyler bekliyorum ben açıkçası.

    edit: yanlış anlaşılmasın. durum öyküsü sever bir insan olarak safıma adam çekmeye çalışıyorum *. fare bu noktada sanki yardımcı olabilecek bir konu oldu.
    2 ...
  14. 58.
  15. hala izini taşıdığım bir çocuk parkı anım olmasına rağmen konuyu gördüğümde aklıma gelmemesi hasebiyle yazmadığım konuya sahip oluşum. kahroldum o ayrı.
    2 ...
  16. 59.
  17. 60.
  18. *** baştan söyleyim bu yazı eleştiri içermektedir ***


    önce tanımı yapalım; 2011 yılının ortasında ( ismi lazım değil ) sözlük moderatörleri tarafından düşünülen bir oluşumdur. öykü yazma yeteneğine sahip olan yazarlar belirlenen konu hakkında hikayeler yazacak ve bu hikayeler bi başlık altında tüm okurlara sunulacaktır. ( bu teklif yazma yeteneğine sahip çoğu yazara gelmiştir. bilen bilir ) kimisi kabul etmiş. kimisi etmemiştir.

    her neyse 2012 yılının başında ise moderatörlerin cesaret edemediği - edemezler çünkü diğer sözlükleri taklit ediyolar falan derler, azcık kendiniz olun derler, bıdı bıdı kafalarının etini yerler - diye topu experimental'e atmışlardır. experimental'de pınar süt reklamındaki beyin gibi '' ben buldum ben buldum '' diyerek konuyu anlatmış ve her kese bu oluşuma destek olmaya davet etmiştir.

    tamam her şey güzel hoş. bunların hepsi olabilir. sonuç da çok keyifli bi organizasyon. fakat konsept? bu konsept, bu kurallar nedir ya?

    yazarların yazdığı hikayelere experimental mi onay vermek zorundadır? onun huzurundan mı geçmelidir? olmadı başka bi yazarın...

    neden yazılan öykü linkleri bu elamana atılır? bundan onay beklenir? bu elaman kimdir?

    yetkili mi ? ı ıhh
    moderatör mü ? o da ı ıh.

    e peki neden bir yazar başka bi yazar tarafından onay beklemek zorundadır? alahını seven 9999999 bin kişi bana bunu anlatsın. bu adamla küs olan yok mu? bu adamı sevmeyen? canım, cicim panpim kankim muhabbetlerinden nefret eden ??

    yok mu?

    nasıl mesaj atacak ona? hem beğeni kişiden kişiye değişen bi olay değil midir? milletin ha siktir dediği yazıyı ' işte budur üstat butonlarına ekleyen yok mudur?
    veya beğenilen listesine giren bi entirinize ' bunun neresini beğendiler amk' demişliğiniz olmadı mı? silmeye yeltenmediniz mi? amına kodum sözlüğü hep liseli doldu demediniz mi?

    lafı fazla uzatmayalım, bazı yazarlar heves etmiş kol kadar yazmış. kendi çapında bu oluşuma , bu söykü adlı etkinliğe bi kaç hikaye karalamışlar ve ellerini ovuşturarak onay beklemişler ( bunu bana gelen bazı mesajlardan biliyorum ) ama kabul edilmemiş. çok tırt deyip geri postalamışlar. yollarken de sırtlarını sıvazlamayı ihmal etmemişler. ( şunu şöyle yapsaydın, bu böyle olsaydı, bıdı bıdı falan fıstık )

    insan da işte burda delleniyor. dellenmemek de elde değil. zira dediğim gibi beğeni kişiden kişiye değişir. sonuç da o adam bi emek vermiş. neden hevesini kırıyorsunuz ki? daha ilk sayı da neden bunu yapıyonuz ki? belki ben beğenecem, belki o, bu, şu, onlar beğenecek..

    hele bi onun da reklamanı yapın. onu da listeye alın. onu da yayınlayın. okurlar (yani biz) artı felan vermezsek (oylamazsak) zaten anlıyacak güzel yazamadığını, akıcı olmadığını, hataları olduğunu... ve daha da geliştirecek kendisini. olmadı ' kıvaramıyorum' deyip köşeye çekilecek.

    ilk yumrukla nakavt olmak hem izleyiciler, hem de adamın kendisi için çok hazindir.

    iskelet denilen kemik denilen şey bu şekil de oluşturulmaz. bir veya 2 yazarın beğenisi değil, tüm sözlüğün beğenisi önemlidir. olmadı en az 5 kişilik ( işin ehli ) bi kurul oluşturulmalı ve bu kurul tüm öyküleri incelemelidir. öyle tek bi kişinin onayıyla bu iş olmaz. tek fikir değil, hem fikir olunmalıdır. zira kendini göstermek isteyen ( onay alamayan ) yazarlar, kin ve nefretle bu oluşumun önüne geçer.

    bu da söykü nün güzelliğini gölgeler. kukla bunu der, bunu söyler.

    ayık olun!

    saygılarla;

    edit; he bi de o benim kankam, aha bu da yarram deyip adam kayırılmamalı, kimsenin hakkı yenmemelidir. ( eğer kurul oluşturulursa tabi )

    edit 2; 3. sayı da ekip oluşturulmuştur. geç oldu ama eyi oldu. şimdi bi şeye benzer belki...
    2 ...
  19. 61.
  20. sonuna kadar desteklediğim, güzel bir projedir. boş konulara bol bol yazan yazarları bir nebze güzel şeyler yazmaya itebilir. sözlüğe hareket getirebilir. bazı eksiklikler vardır kabul ama ortaya konulmuş yeni bir şeyi hemen yıkıcı bir şekilde eleştirmek doğru olmaz.

    bazı arkadaşlar daha önce moderatörler tarafından ortaya koyulmaya çalışıldığını daha sonra topun experimental e atıldığını söylüyor. tamamen yıkıcı olmak adına söylenen bir söz olduğunu biliyorum ama doğru olduğunu varsaysak bile bunun ne gibi bir zararı olacak onu bilemedim. ayrıca öykülerin bir kişi tarafından beğenilip beğenilmemesi de antidemokratik bir uygulamadır ama bunu zaten yazarın kendisi de belirtmiştir. aynı şekilde zamanla bu durumun ortadan kalkacağını da belirtmiştir. yani oturması zaman alacak bu projenin. burası kesin. bir de fikrin arak olduğu konusuna değinmek istiyorum. sözlüğü ilk başta küçük düşürebilir. insanlar alaya alabilirler bu durumu. ama önemli olan ortaya konulacak ürün. eğer ortaya güzel bir ürün çıkarsa, söykü ses getirecek bir projeye dönüşürse arak olduğunu kimse kafaya takmaz. lafını bile etmez. anca üç beş kişiden çatlak sesler çıkar o kadar.

    kısacası başlangıç için fena ilerlemeyen, zamanla daha da iyi olacağına, ses getireceğine inandığım bir projedir. tabi ki biz yazarların katkısıyla. umarım kısa süreli olmaz.
    7 ...
  21. 62.
  22. öncelikle uludağ sözlük öykü dergisi söykü hayırlı olsun.
    "her işte bir hayır vardır."
    ülkenin birinde bir gün kral ve çok sevdiği arkadaşıyla ava gitmişler. arkadaşı yanlışlıkla tüfeği kralın eline ateşleyince kralın baş parmağı kopmuş. kral parmağı kopunca arkadaşını zindana atmış ve kral yine bir gün ava çıkmış. yamyamlar kralı almış yemek götürmüşler. ancak yamyamların bir huyu varmış. baş parmağı olmayan birini yemezlermiş. kralın baş parmağı olmadığını görünce kralı serbest bırakmışlar. kral hemen zindana gelerek arkadaşına sarılmış ve "sen benim hayatımı kurtartın." demiş. arkadaşı şankınlık içinde "ama nasıl olur?" diye sorunca kral tek tek başından geçenleri anlatmış ve eklemiş: "sen benim parmağıma ateş etmeseydin şimdi yaşamıyor olurdum." arkadaşı krala "sen de benim hayatımı kurtardın." deyince kral şaşırmış. arkadaşı devam etmiş: "sen beni zindana kapatmasaydın şimdi ava beraber gitmiş olacaktık değil mi?" kral "evet" diye yanıt vermiş. arkadaşı: "iyi ya işte beraber gitseydik yamyamlar seni bırakıp beni yiyeceklerdi." diyerek her işte bir hayır olduğunu ispatlamış.
    4 ...
  23. 63.
  24. 64.
  25. okuyarak zaman kaybetmeye değmeyecek vasat ötesi dergi, gram zeka kırıntırısı barındırmıyor.
    4 ...
  26. 65.
  27. en kısa zamanda birinci sayı tarafımca okunacaktır.

    ama daha okumadan, öyküler beğenilir beğenilmez o ayrı, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. umarım okunacak çok öykü geçer elimize.

    umarım zamanla bende katkılarda bulunabilirim.

    başta experimental olmak üzere hepinizi tebrik ederim.
    2 ...
  28. 66.
  29. kesinlikle güzel bir oluşumdur. emeği geçen herkes takdir edilesidir.
    5 ...
  30. 67.
  31. gayet başarılı bulduğum dergi. çok fazla öykü var. şimdilik bir kaç öyküye vakit ayırdım. diğerlerine de vakti gelince ayırmayı planlıyorum. tasarım ve derginin pdf şeklinin kullanışını da beğendim diyebilirim.
    3 ...
  32. 68.
  33. akıcı ve güldüren harika söykülerdir. *
    3 ...
  34. 69.
  35. kinix'ın kesinlikle yazması gereken dergidir.
    1 ...
  36. 70.
  37. download versiyonu olup olmadığı merak edilendir. yoksa flash okumaktan gözlerimiz çökecek. *
    2 ...
  38. 71.
  39. 72.
  40. Öyküleri henüz okumadım ama tasarım olarak gerçekten mükemmel olmuş. Fırsat bulup da ben de dahil olamadığım için hayıflandım resmen. Emeği geçen herkesi tebrik ederim...
    2 ...
  41. 73.
  42. 74.
  43. vakit kaybı, kendimizi bir bok zannedelim eklentisi. ekşisözlüğün yanında deve bokunda at sineği kadar kalan eylemimsi. *
    2 ...
  44. 75.
© 2025 uludağ sözlük