suzanne, leonard cohen'in 1967'de çıkan ilk albümü songs of leonard cohen'in ilk parçasıdır . ilk olarak cohen'in 1966 tarihli "parasites of heaven" adlı şiir koleksiyonunda yayımlanmıştır.
[verse 1] suzanne seni nehrin kenarındaki evine
götürüyor teknelerin geçişini duyabilirsin
geceyi onun yanında geçirebilirsin.
ve onun yarı deli olduğunu biliyorsun,
ama işte bu yüzden orada olmak istiyorsun.
ve size çin'den gelen çay ve portakal ikram ediyor .
tam da ona ona verecek sevgin olmadığını söylemek üzereyken...
sonra seni kendi frekansına çekiyor
ve nehrin cevabına izin veriyor
: sen her zaman onun sevgilisiydin.
[nakarat]
ve onunla birlikte seyahat etmek istiyorsun
ve gözleri kapalı seyahat etmek istiyorsun
ve onun sana güveneceğini biliyorsun,
çünkü zihninle onun kusursuz bedenine dokundun.
[2. dize]
ve isa bir denizciydi
suyun üzerinde yürürken
ve uzun süre yalnız ahşap kulesinden izledi.
ve sadece boğulmakta olanların onu görebileceğinden emin olduğunda
" deniz onları özgür bırakıncaya kadar bütün insanlar denizci olacak" dedi.
ama kendisi zaten yıkılmıştı,
gökyüzü açılmadan çok önce
, terk edilmiş, neredeyse insani bir haldeydi.
o, senin bilgeliğinin altında bir taş gibi battı.
[nakarat]
ve onunla birlikte seyahat etmek istiyorsun
ve körü körüne seyahat etmek istiyorsun
ve belki ona güveneceğini düşünüyorsun
çünkü o, mükemmel bedenine zihniyle dokundu
[3. bölüm]
şimdi suzanne elini tutuyor
ve sizi nehre götürüyor.
üzerinde paçavralar ve tüyler var.
kurtuluş ordusu gişelerinden
ve güneş bal gibi yağıyor
limanın leydisi adına
ve size çöplerin ve çiçeklerin arasında nereye bakmanız gerektiğini gösteriyor.
deniz yosunlarının arasında kahramanlar var,
sabahın çocukları var.
aşka doğru yöneliyorlar
ve sonsuza dek o yöne doğru yönelecekler.
suzanne aynayı tutarken
[nakarat]
ve onunla birlikte seyahat etmek istiyorsun
ve gözleri kapalı seyahat etmek istiyorsun
ve ona güvenebileceğini biliyorsun,
çünkü o, zihniyle kusursuz bedenine dokundu.
SUZANNE, leonard cohen'in bir ressamın bulutları anlatabilmesi gibi, her şeyi, en ufak bir duygu parçasını, en kırılganını anlattığı şarkısıdır. Bugün sabah erkenden kapımı çaldı. "günaydın bay cohen, hoşgeldiniz" dedim. ben, dedim: bu aralar çok ölü hissediyorum, bu yorucu haftalar beni her duygudan olduğu gibi müzikten de yoksun bıraktı. hemen elimden tuttu, suzanne. beni nehirdeki yerine götürdü. ama nehri göremedim, çünkü kör değildim. o'nunla yolculuk yapabilmek için, kör olmanız gerek, bilirsiniz. çünkü suzanne biraz çatlaktır. ama o'na güvenebilirsiniz. geceyi onun barakasında geçirmeyi düşünüyorum. ilginç bir deneyim olacak bu. gözlerimiz kapalı iken göreceğiz; gözlerimiz açıkken uyuyacağız.
Enfes bir romantizm şarkısı...dinlenildiğinde,dünyanın öbür ucundaki adamı çağırırsın, 'gel,birlikte gün batımını izleyip bu şarkıda dans edelim 'diye.
Kanımca Nick Cave'in coverladığı hali daha güzel olan parçadır. Bilmiyorum belki de Nick Cave'e olan hayranlığım Cohen'e olan hayranlığımdan çok daha fazla olduğu için böyle diyorumdur.
Bununla beraber herhalde bu parçayı seven her erkek veya bayan bu parça eşliğinde bu parçanın hissettirdiği duygulara en az kendisi kadar değer veren sevgilisiyle birlikte dinlemek ister.
Lakin zor be, cohen veya nick cave hayranı bir kız-erkek bulacaksın, onun önce güzelliğini, sonra hal ve tavırlarını seveceksin, sonrasında da şairin suzanne'e hisettiği duyguların en azından 10da 1 ini hissedeceksin de ölme eşşeğim ölme.
ayrıca lars von trier (bkz: breaking the waves) filminde kullanmıştır bu müziği. bu yönüyle hem film tarafından yüceltilmiş, hem de filmi yüceltmiş enfes bir parça.
Suzanne takes you down to her place near the river
You can hear the boats go by
You can spend the night beside her
And you know that she's half crazy
But that's why you want to be there
And she feeds you tea and oranges
That come all the way from China
And just when you mean to tell her
That you have no love to give her
Then she gets you on her wavelength
And she lets the river answer
That you've always been her lover
And you want to travel with her
And you want to travel blind
And you know that she will trust you
For you've touched her perfect body with your mind.
And Jesus was a sailor
When he walked upon the water
And he spent a long time watching
From his lonely wooden tower
And when he knew for certain
Only drowning men could see him
He said "All men will be sailors then
Until the sea shall free them"
But he himself was broken
Long before the sky would open
Forsaken, almost human
He sank beneath your wisdom like a stone
And you want to travel with him
And you want to travel blind
And you think maybe you'll trust him
For he's touched your perfect body with his mind.
Now Suzanne takes your hand
And she leads you to the river
She is wearing rags and feathers
From Salvation Army counters
And the sun pours down like honey
On our lady of the harbour
And she shows you where to look
Among the garbage and the flowers
There are heroes in the seaweed
There are children in the morning
They are leaning out for love
And they will lean that way forever
While Suzanne holds the mirror
And you want to travel with her
And you want to travel blind
And you know that you can trust her
For she's touched your perfect body with her mind.