türkiyedeki suriyelileri kastederek diyorum ki bu adamlar ülkelerinde seçimle iş başına gelmiş bir adamı devirmek için orduda, sivil bürokraside yuvalanmış, isyan başlatmış kimselerdir. sandıkla geleni sandıkla gönderemeyen bu suriyelilere ülkemizdeki demokrasi aşıkları kucak açmışlar fakat kendi ülkemizde aynı işe kalkışanları derdest etmişlerdir. şimdi bu ne lahana bu ne kereviz turşusu diye sorarlar. ama cevap çok. bir tezat da tam karşı cephede yaşanmaktadır ki tüm dünyada yabancıları, sığınmacıları destekleyen ve ülkelerinde kabul görmesi için mücadele veren sol kanadın türkiye ayağında afganlara, ıraklılara ve suriyelilere karşı nefret düzeyinde bir tepki mevcuttur. yani ülkenin neresinden tutsan elinde kalıyor. arap aşığı sağcılar, önüne geleni öteki ilan eden solcular. hep diyorum yine diyorum. iş, aş, haydar baş.
içişleri Bakanlığı, geçen yıl 294 bin 480 Suriyelinin ülkesine döndüğü, 90 düzensiz göçmenin ise deniz yoluyla yasa dışı yollarla göç etmeye çalışırken öldüğü açıkladı.
boşuna beklemeyin gitmeyecekler. göndereceğim diyen siyasetçi de yalan söylüyordur. nasıl göndereceksin tek tek kolundan tutup sınır dışı etmeye kalksan dünyanın ömrü yetmez zaten. toplu olarak operasyonla göndersen batı kapıya dayanır insan hakları rererö yaparak.
Dün amasya, yüzevler mahallesinden geçerken buna denk geldim. Kargo dükkanı açmışlar. Önünde de ma plakalı, kasalı motor vardı. Resimdeki motor benzeri veya aynısından. Kral markaydı. Diyecek bir şey bulamadım.
Başımıza bela bunlar. Yakında yine plaj sezonu açılacak. Bunlar yine kadınları rahatsız edecekler. Her gün şehirde karşımıza çıktıkları yetmezmiş gibi bir de plajlarda görmek zorunda kalıyoruz. Gecen sene birkaçı bir araya gelip sevgilimi rahatsız etmişler.