Adınızı söylemeden, kahve içemediğiniz yer.
Adınız yazılı bardaklarla, ortalıkta gezinip, masa aramaktan hoşlanmadığım yer.
Mecbur kalmadıkça gitmediğim, gittiğimde de, o günün moduna göre isim verip, kahve içtiğim cafe...
Abdürrezzak deyip, kahve içmişliğim vardır. Evet...
filtre kahvesini tercih ettiğim, espresso bazlı hiçbir içeceğine 9-10 lira vermeyeceğim, dünya üzerinde markalaşma adına manifestolar yayımlaması gereken kahve sektörünün mekdanılsı.
bir düğmeye basıp espresso shot alamazsınız efendim! ayrıca sütü 200 derecede haşlayıp iyi kahve yapıyoruz diyemezsiniz!
ucuz mekan. en pahalı kahve 15 lira. buna kapitalizm diyen varsa net fakirdir. bir türk kahvesinin 30 lira olduğu yer var gelip buna laf yapıyonuz amk.
dışarıda bir fincana 7-8 lira vermektense burada 600 ml bardağa 10-12 tl vermek daha mantıklı geliyor bana. tıklım tıklım olan şubelerini saymazsak, tek başına oturmayı seven biri olarak kahve içip kitap falan okumak için en rahat yerlerden biri. aynı şekilde bu sistemde çalışan diğer kahveciler için de geçerli, caribou da benim bebeğim.* karışanın edenin olmadan rahat rahat oturuyorsun işte ne güzel.
Short boy mis gibi demlenmiş kahveyi 4.75 tl'ye satmaktadırlar. Bu fiyata bu kalitede kahve içebileceğin mekan yoktur, dahası akşama kadar oturup bedava interneti sömür, bir kişide gelip birşey söylemez. Bu nedenle starbucks candır.
ilk Starbucks mağazası 1971 yılında öğretmen olan Jerry Baldwin, tarih öğretmeni Gordon Bowker ile yazar olan Zev Siegel tarafından Pike Place Market adıyla bilinen yerde açıldı.
konya'daki şubelerinin hepsi de ramazan ayında tıkır tıkır işleyen kahveler zinciri. buradan şehrin ne kadar kozmopolitleştiği hakkında bilgi edinebilirsiniz.
kule site şubesinde çalışan sarışına bayıldığımı da belirtmek isterim.
evde 2 liraya hazırlayacağı kahveye 15 lira para bayılan berkecanların, melislerin ve pelinsuların taptığı süper ötesi mekan. en fazla fikret közde döner kadar elittir.
burayı zengin mekanı olarak gören kitle ne kadar cahilse,burayı tanrısallaştıran kitle de o kadar cahildir..starbucks denilen yer son derece ortalama fiyatları olan(hatta filtre kahve falan baya ucuz) sıradan bir yerdir..gelen kitlenin çoğunluğu özenti evet,hatta birçoğu anasının karnından espressoyla doğmuş gibi davranıyo komik bişekilde..şimdi oraya giden mide bulandırıcı kitleden bağımsız düşünürsek,mekanın konsepti,havası fena değil hakkaten..üstünüze başınıza bakıp almamazlık etmiyolar,bmw anahtarlığı olmayanı kovmuyolar korkmayın,ayrıca latte heryerde 8 10 lira bandında,ne pahalılığı,ne zenginliği amk..girin görün bi seferlik de olsa tabulaştırmayın,çomar olmayın
ama buraya tapan,buraya bok atanlara kahve kültürü konusunda ders vermeye kalkan sevgili espresso uzmanı çomarlar,buranın espressosunun kalitesi caribou'dan hatta 1 2 türk zincirinden yüksek değil..bak valla değil,popülist olmayın bu kadar,kulaktan dolma davranmayın,sürüye uymayın,kendi ağız tadınızla karar verin..ha denediğiniz 2 yerden biri burasıysa da ahkam kesmeyin,benim gibiler götüyle gülüyo çünkü size..ayrıca size bişey diyim mi? gloria jean's in aromalı kahveleri buranın kahveleriyle kıyaslanmaz bile..
son olarak 6 liraya bi mekanda 3 saat masa işgal eden,internet cafe olarak kullanan adam da rahatsız eden garson kadar çomardır,ucuzdur net..bi mekanda bu artı olarak görülmemeli bence..gelen kitlenin ne kadar elit olduğunu buradan da anlıyoruz görüldüğü gibi
ayrıca olay kahve kalitesi ve kültürüyse,3.dalga kahve akımı diye aratın bi google'da,sonra da bi tadın..şu tartışmaların alayı boş beleş aslında..yakında ölecek olan bi başlık altında tartışıyoruz sadece