zenginlik, kalite gibi bir takım şeylerin göstergesi. 15 yaşında ugg çizme giymiş fabrika ürünü kızlarımızın uğrak mekanı. ayrıca ne kadar zengin olunursa olunsun basit bir kahveye 7 lira veriliyorsa bu mallığa delalettir.
manhattan daki şubelerinde bardakların üzerine her defasında ismimi doğru yazamadıkları için spell etmemi isteyen ve benim artık spell etmemin yerine david ve marco gibi nickname kullandığım kahveci dükkanı.
hiçbir zaman içine girmediğim, nasıl mobilyalar kullandıklarını bile bilmediğim bir amerikan şirketidir. sözlükten dolayı tek bildiğim kahveyi fahiş fiyatla sattıkları konusudur.
en güzel kahve evde yaptığın kahvedir. bi arkadaşınla oturup bi yerde kahve içmek de güzeldir. ama o kahvenin 5 euro, ya da 10 ytl olmasına gerek yoktur. 1,5 euro´ya da çok güzel kahve içebilirsin. zaten o, kafeterya da içtiğin bi kahveye vereceğin normal fiyattır. çok sükse bi yerdeysen, mesela paris´te etolle charles de gaulle´da falan- hani l´arc de triumph civarı- oraların hatırına kahveye sabah mis gibi croissant´la birlikte bi 3 euro falan verilir - o tadı starbucks hiçbir zaman veremez- ama tek bi normal kahveye 5 euro parayı aklı başında hiç kimse vermez. en iyi kahvenin yarım kilosu - yarım kilo kahveyi resmen tek başınaysan her sabah iki büyükçe bardak kahve içmek şartıyla- bir ay içersin. bir ay...acayip kahve tüketen birisiysen bu süre düşsün düşsün 3 haftaya düşsün. ama tek bir adam kahveyi aşırı koyu yapmadığı sürece yarım kilo kahveyi öyle iki haftada falan tüketemez.
o yüzden çok fuzuli bi kahvehanedir bu starbucks... kahvehanenin elli çeşidi dünyada egemen olan bir sürü kültüre yüzyıllardır girmişken öyle "reklamla dizayn edilmiş" şirketlerin fazla esamasi okunmaz. git italy da falan herhangi bi kafeterya´da normal bi espresso iç, çok daha mantıklı bi iş yapmış olursun. venedik gibi bi yerde bile vereceğin para en fazla 1,5 euro´dur. üstelik de hem venedik´tesindir, üstelik kahve de "gerçek" italyan usulü "eşek osurtan" cinstendir.
"starbucks" fikrine hiçbir zaman ısınamadım. hiçbir zaman.
ne kadar kompleksli insanlarsiniz ulan. sizine arkadasim insanlarin aldigi, harcadigi paranin fayda-maliyet analizini yapiyorsunuz. begenen gider icer, begenmeyende gitmez. ayrica bir kahveciyi statu sembolu yapan zihniyetinize sokayim. bok gibi nescafe ucu bir aradanin yok sattigi ulkede, filtre kahve icmemis olan zihniyetin starbucks'i elestirmesi normaldir ama gidenlerin zeka seviyesiyle ugrasmak gercekten aptalliktir.
birde 90'li yillarin sonu mantalitesiyle her boku israil'e baglayan bir kitle hala bu ulkede yasiyor ya ona daha cok sasiriyorum. kulladigin ithal hicbir seyi kullanma o zaman... sanki japonlar gibi, rasyonel, okuyan, ulkesini seven bilincli bir milletmisiz gibi davranmayin , klavye karsisina gecince bol keseden salliyorsunuz.
Gereksiz kahveci zımbırtısıdır.. 2 liralık kahveye adı afilli hale getirilip menuye yazıldı diye 3 katı para ödemektir.. mis gibi Türk kahvesi varken gereksizdir.
Bildiğin kahvehane..Tek farkı yine bildiğin kahveyi üstüne on para koyup satar,afilli isimler takar,a bir de sandalyeden başka psatel renk koltuklar da cam kenarına koyar..
içeride bir kaç prototip hep değişik pozlarda oturur.
tip 1: önündeki notebok da nette dolanır
tip 2: gazete okur
tip 3: ders notlarını karıştırır
tip 4: sevgilisini bekler
tip 5: sevgili olan 2'li tip
tip 6: bir arkadaş grubu pozundaki 3-4 kişilikli tip
bunlar orada sanırım para alan çalışan tiplerdir yoksa nasıl olabilir ki hep aynı tipler her zaman aynı yerlerinde oturur....
bu adamların türkiye'deki tüketim alışkanlıklarını araştırma komisyonunu(birimin adı bu olmayabilir) kutlamak gerek.
harbiden adamlar iyi iş çıkarmışlar.
bi kahveye 50 lirayı verebilecek insanlar da vardır elbet. amma adamlar n'abmış 10 lira demişler , 10 liradan yerleştirelim.
tabii ki 10 lira ülke nüfusunun %85 i için çok pahalı bi kahve için. içme o zaman diyor adam sana, yok, sen tutturmuşsun yok abi tikkinin götünden neyi eksik benim götümün.
e illaki giricekse götüne bırak ağlamayı da tadını çıkar.
mekanlar müdavimleri için dostlar tarafından açılır.
hayatım boyunca hiç gitmediğim kahve içilen yer olduğunu bildiğim mekandır. az ileride çöpten ekmek karıştıran insanların olduğu bir dünyada 10 lira 15 lira her neyse bir kahveye vermek düşündürücüdür. popüler kültürün bütün yalakalarını her geçtiğimde fark ettiğim yerdir. sanki orada olmak bir ayrıcalıkmış gibi davranmak ellerde ıphone telefonlarla suratlarda kasvet yada ukala sırıtmalar. ben oraların değil çay ocaklarının adamıyım ne yapayım.
Ekleme yapma mecburiyeti : oraların adamı değilim arkadaşım sana diyorum huu yani o ortamın kasvetine kendini beğenmişliğine uyuzum. hem benim kıyafetim kaldırmaz orayı nike yok convers yok bildiğin kundura, kumaş pantolon, gömlek-kazak birde oltu taşı tesbihim var. sokarım starınıza da baksınıza da. burjuva kahvecileri.
arkadas ne kadar safsiniz, ne kadar garip insanlarsiniz lan...
tutturmussunuz bir starbucks diye, kahveci uzerinden kapitalizm, esitlik, ozgurluk, siyonizm elestirisi yapiyorsunuz. bilgi dagarciginiz bu kadar mi zayif lan sizin?
neymis efendim kahve on liraymis. bir kere elestirdiginiz sey bile gercek degil, zahmet edip internetten kahve fiyati nedir diye bakmamissiniz bile. ayrica satilan kahvelerin hepsinin imported ya da sizin anlayacaginiz dilden soyleyeyim ithal edilmis oldugunu dusunurseniz, ve diger masraflarida hesaba katarsaniz satilan fiyat normaldir. yok efendim ben kahve seven bir adam degilim diyorsan anlarim, gidip boktan nescafe, cafe crown icecegim diyorsan onu da anlarim ama gidenlere gerizekali muamelesi yaparsan ya da marka uzerinden sig ve aptalca kapitalizm elestirisi yaparsan sana gotumle gulerim.
adi ustunde serbest pisaya ekonomisi, istedigin yere gidersin istemedigin yere gitmezsin. yaptiginiz sey birisinin sizi "ulan ne salaksin gidip boktan nescafe iciyorsun ya da ne fakirsin kahveye bile 5 lira veremiyorsun" demesi kadar sacma, aptalca.
pahalılık konusunda bir şey diyemem, herkesin bütçesi farklıdır, bana göre pahalı değildir, kahveleri güzeldir, sakince arkadaşlarınızla muhabbet edebileceğiniz, kahve içeceğiniz bir mekandır. burayı memleket meselesi haline getirecek tartışma anlamsızdır. oraya giden herkes hava olsun diye gidenlerden değildir. ha öyleleri var mıdır? vardır. ama genele konuşmak saçmadır. gidemeyenleri de aşağılamak seni yükseltmez, anca karakterin ortaya çıkar. sonuçta giden gider, gitmeyen gitmez, bu kadar basit.