kağıt üzerinde müthiş olmasına rağmen hayatın gerçekleri karşısında pasif kalandır. her ne kadar herkes eşit olsun, devlet adil davransın istesek de hayatın bizzat kendisi adaletsiz olduğu için hayalden öteye gidemeyen.
Politik ve ekonomik bir doktrin. istihsalin, değişim ve dağıtımın, halkın, kontrolüyle yapılmasını esas tutar. Bu doktrine göre, emeklerinin karşılığını almak, istidatlarını geliştirmek için herkese eşit fırsatlar verilmek gerekir. Yine sosyalizme göre, servet kaynakları eşdeğer bir bölüme uygulanacak şekilde düzenlenmelidir.
Kapitalizmin tersidir.Anlamı "toplumculuk"tur.Diktatörlüktür ama çoğunluk olan sınıfın diktatörlüğüdür.Bu yüzden demokrasiden daha demokratiktir.Birçok 3.dünya ülkesini kalkındırmış bir ideolojidir.
muhtemelen mukemmel sekilde isleyecegi gunleri ne bizlerin ne de ilerde cocuklarimizin gorebilecegi fakat sonuna kadar savundugumuz ve savunacagimiz hayali bile guzel olan izmlerin en guzellerindendir.
insanligin, onbinlerce yillik tarihi boyunca gelistirdigi en buyuk icatlardan, fikir akimlarindan biridir. somuru olmasin, kulun kula kullugu kalksin, insanlar renkleri, dinleri, sifatlariyla degil sadece ve sadece insan olduklarindan dolayi esit muamele gorsun demektir. sosyalizm olmemistir, olemez de. olen sosyalizmin ucuz ucuncu dunya pratikleri ve kotu maocu kopyalaridir. bu dunya dondukce insanlarin cogu emegini satip yasamaya calistikca; kisacasi siniflar var oldukca sosyalizm bizim icin umut, ezenler, somurenler icin kabus olarak var olmaya devam edecektir.
bireyi ve bireysel ozgurlugu merkez alan bir hukuk sistemine sahip olmayan
azgelismis toplumların utopyası ya da avuntusu.
bugun batı dunyasında yasayan insanlar "kapitalizm" den sikayet etmiyorlar.
senin "kapitalizm" dedigine onlar "ozgur dunya" diyor zaten.
turkiye de hırsızlıgın-yolsuzlugun-adaletsizligin sorumlusu "kapitalizm" degil.
sadece ve sadece hukuksuzluk.
bireyin-birey kulturunun olmaması,birey merkezli bir hukukun olmaması.
dahası insanların bunun farkında olmayacak kadar cahil olmaları.
bazen karlı havada sıcacık bir çay gibidir bazende bir çocuğun ''abi topu atarmısında ki duyduğun mutluluk''
hani hepiniz hatırlarsınız ''akbaba ile küçük afrikalı çocuğun resmini'' ve eminim herkes o çocuğa acımıştır, fotoğrafı çektikten sonra olay yerinden çekip giden fotoğrafcıya da kızmıştır belki. peki o çocuk hatta onun gibi yüzbinlerce çocuk niçin o haldeler? aptal olup beyinlerini kullanamadıkları için mi? tembel olup çalışmayı sevmedikleri için mi? hayır, hiçbiri değil. o çocuğun o şekilde olmazsa burjuva ağaları para içinde yüzemez. dünyada herkese yetecek kadar yiyecek üretiliyor, herkese yetecek şekilde kaynakta var ama bu nimetlerden çok az bir kısım yeterince hatta fazlasıyla beslenirken hatta daha da fazlası depolarda çürütülürken 3.dünya ülkeleri açlık içinde yaşıyor. şu an ki düzen içinde bunun önüne geçilmesi imkansız. tarihteki sosyalist toplumlardaki eşitliğe bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.
Baykal'ın bile anlamını bilmediği, Sosyalit Enternasyonal'in dahi sosyalist kabul etmediği CHP'yi üyelikten çıkarmak istediği, çok yakın bir zamanda tarih olacak sistem.
sosyalizm olsaydı küresel ısınma, çevre kirliliği olmazdı, doğal dengeler bozulmazdı demek saçmadır. hem kapitalizm hem de sosyalizm ağır sanayiyi gerekli görür ve küçük-büyük bütün sanayi faaliyetleri doğaya zarar verir. yalnız doğanın bir tahammül sınırı vardır. insanlar bu sınırı aşmamalıdırlar. (bkz: tembelliğe övgü)
tarihten anlaşıldığı kadarıyla insanlığa biraz bol gelmiştir.ama küba nın üstünde güzel duruyor.
ayrıca nasyonal sosyalizm adından anlaşıldığı gibi sosyalizm değildir.nasyonal sosyalizmdir.faşizm in alman topraklarında vücüt bulmuş hali nasyonal sosyalizm olarak adlandırılır.sosyalizmle uzaktan yakından alakası bile yoktur.
yine ayrıca komünizm de ahlak, aile, din gibi kavramları reddetmez. komünizmin reddettiği şey aile ilişkilerinin sömürü amacı olarak kullanılması, sadece kendini düşünmeye yönelik ahlaksal yapı ve dinin bir çıkar aracı olarak kullanılmasıdır.komünizmnin aileyi, dini reddettiğine yönelik eleştiriler bizzat marx tarafından güzel bir şekilde cevaplanmıştır.isteyen açıp okuyabilir.iki saatinizi almaz.cahil durumuna da düşmezsiniz entry girerken...
herkesin omuz omuza, sırt sırta bir yolda yürüdüğünü düşünün. yol boyunca kimse düşmez çünkü arada insanların düşeceği kadar büyük boşluklar yoktur. tam düşecekken birisinin omzuna yaslanırsın. dolayısıyla düşenlerin üstüne basarak yükselemezsin de... ama unutulan bi nokta vardır, o sıkışıklıkta insanlar birbirlerinin ayaklarına o kadar çok basarlar ki artık topluluk yürüyemez hale gelir ve ilerleme durur.
bence insanoğlu hiçbir zaman sosyalizmdeki kadar özgürlüğü ve kardeşliği hak etmedi ve hak etmeyecek de. çünkü insanoğlu nankördür ve şartları kendi çıkarları için kullanmayı çok sever.
Milletin iktisadi yasantisini duzenlerken onun butun fertlerinin mumkun oldugu kadar refahtan faydalanmasini saglamaya calisan bir sistemdir. Komunizm ile ozellikle de ulkemizde sikca karistirilmaktadir. Fakat aralarindaki farklar siyah ve beyaz gibi cok keskindir. Komunizm millet, ahlak, aile, din, mulkiyet gibi millet icin hayati onem tasiyan mefhumlari reddettigi halde sosyalizm bunlarin varligini kabul eder ve korur. anahatlariyla marksizm'in sadece iktisadi yonlerine ehemmiyet veren bir ideolojidir diyebiliriz.
adolf hitler'in partisi olan alman nasyonal sosyalist partisi'de isminden anlasilacagi uzre sosyalist bir partiydi. Fakat milliyetci oldugu icin sagci olarak sayilmisti. Netekim alman fuhrer'inin partisi iktidari elegecirdikten sonraki uygulamalari ile milletin toplum ve birey olarak yukselmesi amacini guttugunu ispat etmistir.
gercekten uygulandığında insanlığı mükemmelleştirecek olan sistemdir. sermayenin kamuya en hızlı döndüğü,her bireyin çalıştığı oranda kazandığı;fabrika, toprak gibi üretim araçların kamuya ait olduğu yardımlaşma-dayanışma sistemi de diyebiliriz ve bu sebeble artı değerin(kar) en faydalı olarak topyekün topluma sağlanması sistemidir. sosyalizm özellikle sömürü düzenine, kapitalizme karşı bir tehdittir. insanın bencillik ve gericilikten kurtulmasını sağlayacak olan bu sistem büyük kapıtalist-emperyalist devlet ve dünya azınlığındaki 'zengin' kesim tarfından 'öcü' diye nitelendirilir.
sosyalizme inananlar, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kamu mülkiyetine geçmesi ile tüm sorunların çözümleneceğini iddia etmiyorlar. sosyalizm, ne şeytanları meleğe dönüştürecek, ne de cenneti yeryüzüne indirecektir. iddia edilen şey, sosyalizmin kapitalizmin büyük kötülüklerine çare bulacağı, sömürüyü, sefaleti, güvensizliği, savaşı ortadan kaldıracağı ve insanlar için daha büyük bir refah ve mutluluğun kapılarını açacağıdır.
sosyalizm, kapitalizmin yırtıklarınını yamanarak düzeltilmesi değildir. sosyalizm, devrimci bir değişme, toplumun büsbütün farklı bir çizgide yeniden kurulması demektir.
bireysel kar için bireysel çaba yerine, ortaklaşa yarar için ortaklaşa çaba olacaktır.
kumaş, para kazanmak için değil, insanlara giysi sağlamak için yapılacaktır, bütün öteki mallar da öyle.
kullanım için yapılacak planlı üretimin, herkese, her zaman iş sağlayacağı bilinmesi ile, insnaların içindeki ekonomik depresyon, işsizlik, yoksulluk ve güvensizlik duygusu kaybolacak, bunun yerini beşikten mezara kadar ekonomik güvenlik duygusu alacaktır.
kar peşinde koşanların, fazla mallarını satabilecek ve fazla sermayelerini yatırabilecek dış pazar avcılığından doğan emperyaslit savaşlar son bulacaktır, çünkü artık ne fazla mal ne de fazla sermaye olacak, ne de gözünü kar hırsı bürmüş sermayeciler. gerçi ben "dış" kelimesine tamamen karşıyım zaten. dünyada ülkelerden değil de tek bir ülkeden bahsetmek gerktiğine inanıyorum. tıpkı john lennon'un dediği gibi.