nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar https://galeri.uludagsozluk.com/r/1166541/+
yavaş yavaş yaklaşmakta olandır. artık geceler hafiften üşütür oldu. yavaş yavaş kapşonlular ortaya çıkıyor. yağmurlar da başladı mı tamamdır.
mesela bugün karşıdaki ağacın yavaş yavaş yaprak döktüğünü gördüm. ağaçların soyunmaya başladığı; bizim giyinmeye başladığımız dönem. en sevdiğim mevsim.
oturup, uzun uzun düşünülmüş sözlere sahip olduğu o kadar belli ki. zaten ados’u seviyordum, nedense buna her rastladığımda hep aynı hevesle dinliyorum.
sonbahar, eylüldür, rüzgardır, kış'a geçiyorum bak ha ona göre, mesajıdır. ama an itibariyle çoğu yerde, bildiğin temmuz sıcağının olması da ayrı bir şeydir. zaten son zamanlarda, mevsim normallerinin hep farklı bir durumunda; ya altında, ya üstünde haber çıkmasına alışır hale geldik. mevsimler bile böyleyse, ki hep diyorum ben; normal biri olmak, normal olmak lüks artık.
yapraklarını sindire sindire döken bir insan misali göz bebekleri sararmaya yakın kışa doğru. ne soğuktur, ne sıcaktır bölen huzurunu.
bir rüzgâr gelir değer ansızın sararmış yapraklara...
Yarın intihar ettim, bu benim en özgür iradeli kararımdı.
Dün ise aşık olacağım, bu ise gül yüzümü en berbat gülümseten gök gürültüsü olacak midemde.
Çünkü üstüne yağmur yağacak, tüm şehri, tüm beni, tüm seni ve tüm yamalak hisleri yıkayacak.
Çünkü bir otuz güne kalmaz, en sevdiğim mevsim başlayacak.