Atom numarası 11,atom ağırlığı 22,990,yoğunluğu 0.971 olan,97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında,doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan,beyaz, parlak,mum gibi yumuşak bir element(simgesi Na).
Besin tüketiminde sınırlamaları belirleyen düzenleme kurumu Washington DC’deki Tıp Enstitüsü (Institute of Medicine, IOM), günde 2.500 mg’dan fazla sodyum tüketilmemesini tavsiye ediyor. Bu miktar bir çay kaşığı tuza eş değer. Nedeni ise, sodyumun vücut tarafından dolaşım sisteminde ekstra sıvı tutulmasına yol açabilmesi. Ekstra sıvı tutulması, bazı kişilerin, özellikle yüksek tansiyonu olanların ya da ailesinde yüksek tansiyon hastaları bulunanların kalbini etkileyebiliyor. Ancak ortalama bir vücut, sodyumu herhangi bir olumsuz etkisi olmadan metabolize etme becerisine sahip; çünkü normalde vücut kendini dengelemek için fazla gelen sodyumu dışarı atıyor.
Sağlıklı bir sporcunun sodyum alımına dikkat etmesi gereken tek durum, bir yarışma ya da fotoğraf çekiminden önce su tüketimini azalttığı dönemdir. Diğer zamanlarda tipik bir yüksek protein ve düşük karbonhidrat diyeti yeterli olacaktır. Öte yandan düşük sodyumlu bir beslenmenin dezavantajları da bulunmaktadır. Örneğin bedeniniz bu düşük seviyelere zamanla uyum sağlayacak ve normal bir diyetteki kadar su tutacaktır. Bu da ihtiyacınız olduğunda su ağırlığını düşürmenizi daha çok zorlaştırır. ikincisi, Amerikan Tıp Dergisi’nde (American Journal of Medicine) yayınlanan bir araştırmaya göre, günde IOM’un önerdiği 2.500 mg’den az sodyum tüketen kişilerin, kardiyovasküler hastalıklardan ölme riski, diğerlerine göre %3 daha fazladır. Bonfilenize tuz ekerken aklınızda olsun.
suyla patlama reaksiyonu veren 1a grubu 3.periyotta bulunan bir alkali metaldir.dogal hallerinin korunması için cözeltilerde saklanması gerekir.acık havada tepkimeye girerler.
türkiye'de katısı üretilemeyen, tonla para verip garbdan aldığımız metal. üretimi çok da zor olmasa da masraflı sayılabilir. bildiğimiz nacl(sodyum klorit) tuzunu katı halde yaklaşık 780-800 satigrata ısıtıyoruz. nacl bu sıcaklıkta erir. sıvı faza geçen tuzu neon, argon veya azot gibi inert bir gazın atmosferinde hidroliz ediyoruz. hidroliz sonucu katı sodyumumuz elektrotta toplanıyor. klor gazı açığa çıkıyor. fakat inert gaz atmosferi olmazsa sodyum havayla temas edecek ve oksitlenecektir. zaten en büyük masraf da tahminen bu inert gaz atmosferidir. buna rağmen, çok mu zor bu tesislerden bir tane açmak?