pek sevilmeyen fakat aslında hal ve hareketleriyle çok sempatik bulduğum kanatlı haşere.
boka konup akabinde bize veyahut yemeğimize konunca haliyle kızabiliyoruz; bu çok doğal. pis hayvan deyip, elimizin tersiyle ya kovuyoruz ya da amel defterini kapatmaya çalışıyoruz.
fakat şöyle bir durum var ki, konduğu pisliklerden dolayı ayakları mikrop yuvası olsa da, kişisel temizliğine ziyadesiyle önem veriyor bu haytalar. kedi gibi, sürekli kendini temizliyorlar. masada avare gezinen bir sineğe dikkatle bakın, bu dediğime hak vereceksiniz.
mesela ayaklarını sırasıyla önlü ve arkalı olarak birbirine mütemadiyen sürterek temizlik yaparlar. bu da yetmez, ön ayaklarıyla kaşını gözünü, kafasının etrafını temizlerler. ve hatta bu da yetmez, gövdesine paralel olarak gerdirdiği kanadının altını arka ayaklarıyla kastıra kastıra çitilerler. hal böyleyken, "pis hayvan!" deyip, ötelememek gerek. inanın kendine bir sinek kadar bakım yapmayan nice insan var.
yarım porsiyon, çelimsiz ve 1:40 boylarında bir herifti sinek... minyon, köse ve kabadayı(!) 1 tokatlık canı vardı oysa, bilinirdi....
koca semtten küçükten büyüğüne herkesin idare ettiği denyo modellerden...
bir kaç ay ''kanser olmuş bu ''söylemi herkesin dilindeydi.
herkes bu çocuk ölür böyle giderse dedikoduları arasında kanserden ölmesini beklerken, yüz kızartıcı suça bulaşan torun sahibi patronu elbet birilerinin hedefine girecekti! girdi de...
sinek kör kurşunun hedefi oldu. kimi vardı bilmiyorum ama, karda kışta memleketine yollandı cenazesi.
taktibi 10-12 sene...
rahmetle...