hoca falan değildir. çatır çatır para harcayıp ölmüş batiste'ı, ölmüş andersen'i takıma getirmiş, takımda bas bas bağıran sert uzun eksikliğini görmemiştir. ligde ve euroleague'de oynanan rahat kazandığımız maçlarda bile belli olan bu eksiğe karşı hiç bir önlem almadığı gibi o bölgedeki en verimli oyuncu olan ilkan'a süre vermemeyi kendine görev edinmiştir. ben euroleague'de oynanan ve emir'in muhteşem bireysel performansıyla kazandığımız khimki maçında bu sorunu görmüş olup, maçı izlerken bunu gören 50 yıllık basketbol izleyicisi babamın hocayı eleştirmesine temkinli yaklaştım, dedim ki düzelecek, o da görecek, iyi hocadır.
ama artık yetti. bugün oynanan (bkz: 4 ocak 2013 fenerbahçe montepaschi siena maçı) gösterdi ki bu hoca ya basketbol ile ilgili hiç bir şey bilmiyor ya da türkiye'ye sadece parasını alıp tatil yapma amacıyla gelmiş. bir maç düşününkibojan bogdanoviç geldiğinden beri belki de ilk kez bu kadar kendini bulmuş bir şekilde oynadı, ha keza sato, savunmada ve hücumda mükemmel, emir desen almış başını gidiyor, andersen içerden yardırıyor, barış az oynayıp katkı veriyor, ilkan her zamanki gibi oyunda kaldığı 0.023 saniyede mükemmel işler başarmış; ve bu maçı kaybediyoruz ve rakip barcelona değil siena???!?!?! siena mükemmel bir dönüş yaşamış öne geçmiş, mola yok, 11 saniye kala geldi mola inanabiliyo musunuz!
sözün özü fenerbahçe'nin başına gelen en kötü ikinci şeydir.
an itibari ile görevinden ayrılan montepaschi siena efsanesini yaratan koçtur. türkiye'de kanımız uyuşmadı be simone. ama bu senin kötü bir koç olduğu göstermez. yeni kariyerinde başarılar.
kesinlikle kötü bir antrenör olmamasına rağmen fenerbahçe ülker'le kan uyuşmazlığı yaşadığı bir gerçektir. bunda, italya dışında ilk kez takım çalıştırmasının da etkisi büyüktür. ayrıca fenerbahçe ülker'in her sene savunma takımı kurma hedefiyle yola çıkıp sadece oyunun hücum tarafını iyi oynayan oyuncuları takıma doldurması da sorgulanmalıdır.