dün gece çetin altan'dan öğrendiğimize göre dünya'da 123 adet fabrikası olan alet. fabrikada üretilen her malın seri numarası olduğuna göre, takip edilemeyecek silah diye bir şey yok. bu silahların ülkelerin kaderini belirleyebildiğini düşünürsek, ülkelerin de gerek gizli servisleri gerekse diplomasi aracılığıyla silahları takip edeceğini düşünmek çok da saçma olmaz.
kısacası, kongo'daki bir çetenin elindeki 30 silahın bile nerede üretildiği, kongo'ya nasıl ulaştığı ve o ulaşım sırasında kimlere para kazandırdığı bellidir. hani gizemli örgütlere, masonlara, illuminatilere filan çok meraklıyız ya, hani her olayın arkasında çok gizli-süper güçlü örgütler arıyoruz ya, hah işte o iş nanay. dünya'nın anasını 123 şirket ve bu şirketlerin -hadi olsun olsun da- 2000 ortağı belliyor. yanisi, filistin'de, srebrenica'da, kuzey ırak'ta bir kişi bile ölse, dünya üzerindeki pek çok insan, onu öldüren silahı kimin ürettiğini, kimin sattığını biliyor. hiçbir şey gizli kapaklı değil.
afiyet olsun.
insanların doğadaki tehlikelere karşı kendini savunmak için icat ettiği; sonra birbirine karşı acımasızca kullanmaya başladığı; teknoloji ilerledikçe farklı çeşitlerle karşımıza çıkan bir araçtır. bilinen ilk silahlar taş ve sopadır. bumerang'ın bir silah olarak da kullanılabileceği gerçeği ise ilginçtir.
kesinlikle canlılar üzerinde kullanılmaması gereken,sadece herhangi bir tehlikede uyarı amaçlı kullanılması lazım gelen madde.havalı olanlarına meraklılar atış poligonu alıp bahçelerinde giderebilirler heveslerini.