psikoanalitik kuram'ın kurucusu yahudi kökenli avusturyalı nörolog. freud'a göre kişilik üç ana sistemden oluşur.
id: id, yeni doğan çocukta olan kişiliğin en ilkel kısmıdır; daha sonra ego ve süperego idden gelişir. id, temel biyolojik itkilerden (dürtülerden) oluşur: yeme, içme, artıkları atma acıdan kaçma ve cinsel haz elde etme ihtiyaçları. freud, saldırganlığın da temel bir biyolojik dürtü olduğunu söylüyor.
ego: küçük çocuk gerçekliğin taleplerini dikkate almayı öğrendikçe, kişiliğin yeni kısmı olan ego gelişir. ego gerçeklik ilkesine itaat eder. uygun çevresel koşullar bulanana dek itkilerin tatmini geciktirilmelidir. örneğin, ego gerçek dünyayı göz önünde bulundurarak koşullar uygun olana dek cinsel itkilerin tatminini geciktirir. ego, idin talepleri, dünya gerçekliği ve süper egonun talepleri arasında aracılık yapar .
süperego: kişiliğin üçüncü kısmı olan süperego, çocuğa anne-baba ve başkaları tarafından öğretildiği şekliyle toplumun ahlak kuralları ve değerlerinin içselleştirilmiş temsilidir. temel olarak bireyin vicdanıdır. süperego bir hareketin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verir. id haz arar, ego gerçekliği test eder, süperego ise mükemmeliyeti arar.
1938'de Almanya'nın Avusturya'ya girmesiyle birlikte Nazi faşizmi daha da yükselişe geçtiği zaman, Freud'un yakın çevresi Freud'a ülkeyi terk etmesi gerektiği yönünde telkinlerde bulunurlar sürekli. Fakat freud doğduğu toprakları terk etmeye pek niyetli değildir, bunu bir firar olarak hissettiği için. Freud'u ikna etme girişiminde bulunanlardan biri olan ve psikanalitik hareketin öncülerinden ernest jones, titanik'in ikinci kaptanının, muhabirlerin kaptana gemiyi hangi koşullarda terk ettiği sorusunun sorulduğu hikayeyi aktarır. ve kaptan muhabirlere şu cevabı verir: "ben onu terk etmedim, beni terk eden oydu!". Jones bu hikaye ile Freud'u ülkeyi terk etmesi gerektiğine ikna eder.
Avusturyalı otoriteler freud ve ailesine ülkeden çıkış izni verdiklerinde, Freud'u kötü muamele görmediği yönünde bir belge imzalatmaya zorlar. Ve bu belgeyi mühürlerken de belgeye iğneleyici ve alaycı bir yorum ekler freud:
"gestapo'yu herkese yürekten tavsiye edebilirim."
Doktoruma göre kendisinin doğruları kadar yanlışlarının da olduğu ve bundan ötürü onu okurken tamamen içselleştirmemem gerektiğini söylediği zat ı muhterem.
Yaratılışın planında “insanoğlu mutlu olacaktır” diye bir kaide yoktur der freud ve ekler “insanlar mutluluk diye bir şeyin varlılğına inandıklarından bu yana mutsuzlar.”
Psikolojinin babalarından olarak kabul edilen felsefik insan. Kimi çevrelere göre sapık olarak tabir ediliyor cinsellik üzerine farklı düşünceleri olduğu için.
boş ve sapkın fikirleriyle bir dönem fırtına estirse de artık davranışçılara koltuğu kaptırmıştır. bugün kimse gidip çocuk anasını istiyor, yok penisi yok diye kadınlar çok öfkeli gibi saçma şeyleri konuşmuyor.
Psikanaliz kuramını ilk bulan ve bunu uygulayan kişidir. Psikanaliz kesinlikle başarısız bir yöntem olarak bulunmuş hastayı daha kötü hale getirmiştir ve günümüzde kullanılmayan bi yöntem olmuştur. Bu kadar ünlü, psikolojinin babalarından sayılabilecek birinin bu derece başarısız ve tehlikeli bi yöntemi bulmuş ve kullanmış olması ne olursa olsun bende hayranlık uyandırmıyor.
'Tüm kalbimle şuna inanmaktan kendimi alamıyorum: Birkaç istisna dışında, sevgili insan kardeşlerim beş para etmez, değersiz varlıklardır.' sözünün sahibi aşmış filozof.
babası dostoyevskidir. rüya tabiri yapacak kadar alcalmiş, zaman zaman ticari kaygısı bilimin önüne geçmiştir. ancak yine de "her şey sex hulooooğ'' mottosuyla yazdıkları icgudulerimizle yüzlestirmistir bizi. caner taslaman ın sifatlarina rakip olabilecek yahudi kırmasıdır.
hakkında hiç bir fikriniz olmasa bile adını cümle içinde geçirin.ne kadar havalı olacağınızı görüceksiniz.ama illa bi bilgim olsun diyosanız şu cümleleri kurmuştur kendisi:
""hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez."
"
"bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi sizsinizdir"