olumlu yada olumsuz her eleştiriye karşın adamın bulduğu her olgu gercektir. ne kadar cinsellik içeriklide olsa söylediklerinin bilimde yeri vardır. helal.
dikkatle bakıldığında altı temizlenen 2-3 yaş arası çocukların erekte olduğu görülmüştür. yani freud amcamızın söyledikleri pekte yabana atılacak şeyler değildir ki yeni doğmuş çocukların tek bildikleri yegane şeyin emme refleksi olması da bunu destekler biçimdedir. yani çocukların ilk haz noktalarının ağızları olduğu teoremi çok güçlü tezdir.
sigo, abi rüyamda yağmur yağıyodu nedir benim bu durumlar bi açıkla ya.
+ yağmurda şemsiye açarız, açılmadan önce dik şekildedir. Senin ciddi fetişizm sorunun var. şeklinde analiz yapan kişiliktir.
"Hakimiyetimizin kolay olması için her yerde ahlakı yıkmamız lazımdır. Biraderimiz Freud cinsiyet alakalarını gün yüzüne çıkarmaya devam edecektir.Ta ki gençlerin kafasında mukaddes hiçbir mefhum kalmasın. En büyük arzuları cinsel tatmin olduğu anda ahlak yıkılmış demektir." Bu cümleler siyonist alimlerin protokolü isimli kitaptan alınmıştır...Freud adı geçen bilim insanıdır...
kokain batağına saplandığı söylenen o zamandan sonra da iflah olmadığını düşündüğüm bilim adamı.bazı teorileri yanlış olduğu hissini verse de genel olarak doğru şeyler düşünmüş ve söylemiştir.özellikle "din toplumsal obsesyonlarımız , obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir" lafı çok hoşuma gitmektedir.
id, ego ve superego arasındaki farklılıkları ve birbiriyle olan ilişkilerini fevkalade anlaşılır, gerçeğe yakın bir şekilde anlatmış, tanımlamış filozof. Jung ile yaptığı çalışmaları ise öğrenilmesi ve anlaşılması gereken niteliklerdedir.
(bkz: neurosis)
(bkz: persona)
(bkz: anima)
(bkz: animus)
kimilerine göre psikolojinin babasıdır, kimilerine göre ise fikirleri ve ekolü hiçbir şey ifade etmez.
bütün freud karşıtlarına rağmen, psikoseksüel gelişim basamakları , id-ego-süperego, bilinç-bilinçaltı kavramlarında bence tartışılmaması gereken doğrular vardır. tartışılması gereken en önemli husus, her şeyin temelinde cinsellik ve saldırganlık dürtüleri olup olmadığıdır.
"ilk karşılaşmada freud genellikle kandırıcıdır; öylesine açık seçiktir ki, doğru demeniz gerekir. ama sonra başlarsınız düşünmeye, freudçu simgesel çağrışımlar, bilinç, bilinç-dışı, bilinç-öncesi katları tümden yanlış ise, bunların yanlışlığını tanıtlamak olanağı var mıdır? eğer bu sorunun yanıtı 'hayır' ise, simge oluşumu ve özgür çağrışım üstüne olan psiko-analitik tanıtlar, parlak bir konuşmadan başka nedir diye sormak zorunda kalırsınız kendinize."
babası, abisi olan şahsiyet. yani abisiyle anasının cinsel ilşkisi sonucu dünyaya gelmiş, ama anlayamadığım nedenlerden dolayı bilim adamı olmuş herif.
teorilerini Viyananın klinikte yatan üst sınıf kişileriyle yaptığından dolayı eleştiri almıştır. eleştirmenlere göre freud alt sınıftaki kişilerle çalışmış olsaydı farklılaşmış davranım bozuklarıyla karşılaşacak ve dolayısıyla teorileri de farklı yöne kayacaktır.
ayrıca hipnoz ettiği her kadın hastasının uyandıktan sonra ona aşık olduklarını söylemeleri üzerine bu yöntemi kullanmayı bırakmıştır.
yüzyılın başında kaleme aldığı Düşlerin Yorumu'yla bilinçdışının yükünün, şakalar ve edim hatalarıyla olduğu kadar rüyalar yoluyla da dışa vurulduğunu, gizemlerle dolu bu alt metnin hermenötik bir okuma gerektirdiğini
-kısacası, öznenin ve bilincin kendi evinde efendi olmadığını- göstermişti. Son dönem çalışmalarında özellikle kültür ve siyasetin iç dinamiklerine odaklanan Freud, 1930 yılında kaleme aldığı ve Türkçe'ye Uygarlığın Huzursuzluğu olarak çevrilen Das Unbehagen in der Kultur' da ise öznenin saldırgan dürtülerinin uygarlık ve kültür tarafından ve onlar adına bastırılışının yol açtığı çatışmaları ele almıştı. (kaynak: cogito/49.sayı)
özellikle kişisel gelişim, bilinçaltı, rüyaların yorumları gibi konularda kendisinden çok etkilenmişimdir , haydar dümen formatına kesinlikle sokulmamalıdır. *
freud'a göre rüyalar 3 aşamada bizi ele verir:
-önemsiz detaylar.
-bilinçaltı rüyaları (olumsuz).
-doyurulmamış ihtiyaçlar.