Ah sigara ah. Kimi zaman dumanını içime çektikten sonra derdimi üflerim, kimi zaman dertleri seninle içime çekerim. Hiç bir şey yapmadan yorarsın beni. Dumanın bana tatlı gelir, tütünün adeta içimi yakar da yinede gülümsetir ciğerlerimi. Yazarların altıncı parmağısın ya belki de bundandır seni bırakamamam. Kötü kokarsın ve üstümü senin kokun kaplar ya, ben yine de bırakamam seni. Cebimdeki paralarımı bir bir tüketirsin. Bazen günde yirmi kere arkadaşlık edersin bana bazen yapayalnız bırakırsın. Bazen küseriz seninle aylarca görüşmediğimiz de oldu bilirsin, ama en kötü anımda sen geldin yanıma. Sen bir fahişeSin sigara. Paramla tattığım zevksin. Herkes gibi bende o hatayı yaptım. Seni sevdim. Biliyorum öldüreceksin beni. Ama boş verdim, uzun kalmayı düşünmüyorum burda. Bir kaç işim var sadece. Onları halledip gidicem merak etme. Vay sigara vah...
ilk içilen sigaralar çok güzeldir, ilk nefes alırsın dumanı içine çekemezsin, çekmeye çalışırsın boğazın yanar ama bir iki denemeden sonra içine çekince yüzün güler öyledir ilk 2-3 paket, sonra tabi alışınca hiç bir zaman o kadar keyif alamazsın.
sigara içmek kanamayı azaltır. yani hastalık semptom vermez. bu yüzden hastanın hekime gitme süresi uzar. gittiğinde ise çoğu zaman iş işten geçmiştir.
bir başlasam, ortalıkta formaliteden içenleri yıkacak derecede dert ile içinde kaybola kaybola, kendimi kedere daha fazla boğa boğa içeceğim, iyice anlamayacağım insanları, iyice hayatın kahpeliğinden gem vuracağım
korkuyorum işte bundan
uzak kalıyorum
yoksa bir başlasam
yaklaşık 3 ay önce başladığım, iş çıkışı çok güzel kafa dağıtan, arkaya psychedlic rock ve elde mat siyah zippoyla bir anda beni dünyasına çeken duygusal tütün.