Bir başlayan pişmandır bir de başlamayan bu kötü alışkanlık maddesine. Sigara en kötü zehirlerden biridir yavaş yavaş vucudu bitirir. Bence fiyatı daha pahalı olsun ya da kökten çözüm yasaklansın daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir toplum için olması gerekir. Sigaraya ulaşamazsak bırakma eğilimi de artar. Herkes bu illetten kurtulmak istiyor ama başaranların oranı çok azdır.
Sigara hayat gibidir desem yanlış söylemiş olmam sanırım.
Sigara da tıpkı hayat gibi bazen acı bazen tatlı gelir. Hastayken içeceginiz bir sigara size dünyanın en lanet şeyi gibi gelebilir. Ama güzel bir yemekten sonra içilecek bir sigara, size dünyanın en güzel nimeti olarak da gelebilir.
Yine tıpkı yaşamlarımız gibi sigaranın da iyisi kötüsü var. Bir medleyle bir parliament aynı mı mesela ? Iki insanın zengin veya fakir, iyi veya kötü, mutlu ya da mutsuz olması gibi.
Bazen hayatın sevinci bazense kederi gibidir. Güzel birşey olur keyfini ikiye katlamak için bir tane yakarsın, kötü birşey olur kederinden bu defa da yakarsın bir tane de. Hem iyi zamanda hem kötü zamanda yoldaşlık eden bir arkadaş gibidir bu anlarda.
Hatta yazımın bu bölümüne gelirken şuna karar verdim. Sigara hayatın ta kendisidir. Çünkü;
ikisi de yavaş yavaş ve acı acı öldürür, En iyi dostunmuş gibi haince bir şekilde.
sabaha karşı sokaklar bomboşken balkonda gizlice içileniyle, yemekten sonra içileni pek bi makbuldür. bide depresif anlarda ilk dostunuzdur. bide müzikle iyi gideni vardır..
"sen sen ol, başlama. biz içiyoruz da bir bok mu oluyor amına koyim!" klişesinin konu aldığıdır. "o zaman ne diye içiyorsun?" diye sorardım içimden. şimdi aynı soruyu kendime soruyorum, içimden. *