Yıldız tilbe gençler intihar etmesin diye çok beste yırttım demiş. Sen neden yırtmadın abla bu nasıl şarkı. Bazen 2 yıllık nefreti 5 dakikalık şarkı özleme çeviriyor işte.
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan dizeleriyle bana olgunlaşmanın en sevimli tarifini yapmış. yeri gelir binlerce kelimeyle anlatacağınızı tek satırda söyleyi verir. minik serçe.
sanatçıdır ve sanatına laf edilecek insan değildir... ne var ki kişiliği beş para etmez. anayasa referandumu sırasında söylediklerini unutmadık, unutmayacağız...
hoş tutumunun neden öyle olduğunu da tahmin etmiyor değilim. tahminim doğruysa bile haklı bahane olmaz ama yine de fikrimi söyleyeyim: akp'nin kendisiyle ters düşenlere neler yaptığı herkesin malumudur. eh, kokain filan gibi açıkları olanlar da kendilerini kollamak için böyle laflar edebilirler tabi ki...
eskimeyen 'sanatçı'dır. şarap misali. şarkılarının bir tanesi dahi albüm boş kalmasın kafasıyla yazılmamış, üstüne hepsini bam teline dokunacak şekilde seslendiren, en yürekli sanatçı.
çok acı çekmiş, çok ağlamış, çok aşık olmuş, çok aldatılmış gibi bu kadın. o kadar 'çok' olmuş ki her şey dayanamayıp bizimle paylaşmış, sesini duyunca anlattıklarını dinleyince umutsuzca ağlayasım gelir.
üzgünsen, üzülmek istiyorsan, canın yanmışta söylemiyorsan 'sezen dinliyorum dersin bazen.
öyle.
Efendim,yaklaşık bir yıl önce geçirdiğim feci bunalımdan beni harikulade şarkılarıyla kurtaran,bu nedenle minnettar olduğum şarkıcıdır. Normalde TSM dinlerim,ama o kadar bunalmıştım ki biraz farklılık olsun deyip Sezen dinledim,bir baktım TSM'yi unutmuşum.
Sonraları ne oldu diyenlere?Zeki Müren'den kim vazgeçebilir?
iyiki senin zamaninda yasadim dedigim sanatcidir. iyiki varsin. bir hayatimi senin parcalarindan olusturabiliyorum. daha ne olsun. sazlarim vardi, irmaklarim vardi, cakil taslarim vardi benim, ama sen baskasin.
dün açıkhava'da sezen'li yıllar'daydık. şu bir gerçek ki sezen aksu şarkıları bu coğrafyada yaşayan herkesin bir yerine dokunuyor, dokunacak. ucundan kıyısından bilmediğin şarkısı yok mesela. en az birinde ağlayıp, birinde göbek atılmıştır şarkılarının.
amma velakin dünkü sahne performansının ardından üzülerek söylemeliyim ki, sezen bitmiş. ritimleri kaçırıp, şarkılara doğru yerlerinde girememesi, sözlerini yanlış söylemesi, çoğu yerde sesinin cidden yetmemesi vs. bir ara şarkıları dinlerken n'olmuş bu kadına yahu diye düşünürken buldum kendimi.
sezen'li yıllar için konuşursak; fikir güzel, sahne şovları ve dansçılar iyi, orkestra harika fakat sezen şarkı söylemeye başlayınca film kopuyor. keşke vokalleri çıkıp söylese dedim artık konsantre olamamaktan.
sezen aksu ve şarkılarıyla ilgili bir sürü şey yazılıp çizilmiştir malumunuz. kendisi de kabul eder ki sezen aksu'yu sezen aksu yapan insanların başında uzayp heparı, aysel gürel ve onno tunç vardır. şimdi diyorum ki ya başka biri söylesin şarkılarını ya da eski kayıtlardan dinlensin. çünkü belliki artık cidden söyleyemiyor minik serçe.
en basitinden dün konser sonrası taksiye bindik ve radyoda geri dön'ün eski kaydı çalıyordu. bu dinlediğimiz kadınla konserdeki kadın aynı kişi miydi diye sorduk birbirimize. yıllar içinde ses elbette deforme olur buna bir lafım yok ancak sezen'in sesindeki ve performansındaki sıkıntı doğal deformeden çok daha fazlası bence.
son olarak bir ara hatalar yaptığını ama ona rağmen seyircinin onu bırakmadığını, dostlar arasında böyle şeylerin olabileceğini söyledi. bir ara çok kızmıştım sezen'e. şimdiyse nötrüm. sezen aksu şarkıları hayatımın vazgeçilmez bir parçası olduğundan bir anne çocuğunu nasıl inkar edemezse, ben de kendisinin hayatımdaki yerini yok sayamayacağım. her duygumda bir şarkısının izi mutlaka vardır.
işte bu yüzden, bunca sözün ardından yine de iyi ki doğdun sezen! diyorum.