şimdi 20'li yaşlarda olanlar için biliyorum pek birşey ifade etmiyor. ama 80'ler de çocuk, 90'lar da genç olanlar için o bir efsane. düşünsenize bu kadar muhafazakar bir toplumda bir kadın çıkıyor ''namus'' şarkısıyla ahlak anlayışımıza nanik yapıyor, bir bakıyorsunuz en naif haliyle sevdiceğe '' gitme'' diyor. evleniyor, boşanıyor, eski aşklarıyla görüşüyor, sevdiği adamı( onno tunç) nasıl silahla kovaladığını anlatıyor.
kadın yaşıyor.
yaşı ilerliyor. sesi detone oluyor( fazıl say haklı) bu sefer ünlü şairlerin bestelerini seslendiriyor. eskidendi çok eskiden... deyip bizi yere çarpıyor. sahnede gözüne damla damlatıp '' hayran olduğunuz insanların ne olduğunu görün'' diyor, kardelen projesini yürütüyor, üretiyor, koşuyor.
işte bu yüzden sezen aksu ben ve birçok kişi için sadece bir şarkıcı değil. hata yapan, aşık olan, acı çeken, toplumsal duyarlılığı olan gerçek bir insan.
Öyle her zaman dinlenmemesi gereken kadın. Az önce kahkahalar atarken iki dakika sonra kalbinizde sızıyla bir köşeye çekilmiş bulabilirsiniz kendinizi. Ha bir de aşk acısı çekmediği halde çekiyormuş gibi hissettirir insana. Sesi güzel, kendi güzel, ruhu güzel kadın.
uzak diyarlarda dinlemenin ayri bir tadi vardir kendisini, hic unutmam yurtdisindaki ilk aylarimda kulagimda walkman bu sehri onunla kesfetmistim. son dönemde yerden yere vuranlarin bile, icten ice sevdigidir. belki dünyanin en güzel sesine sahip degildir ama en duygulu sesi ona aittir. iyi ki varsin!
Bu ülke icin coook ama cok fazla olan bir sanatci. Sirf kendileri gibi düsünülmüyor diye yerden yere vurulan, babasinin müdür oldugu okul nedeniyle sorgulanan, hayatin siyah ve beyazdan ibaret olmadigini baska renklerin de oldugunu söyleyen, her seyi kökten reddetmeyecegini söyledigi icin bir partiyle adi özlestirilme pahasina inandiklarini söylemekten vazgecmeyen minik sercemiz. Simdi bel alti vurup sesini sorgulayanlar inaniyorum ki kendi siyasi görüslerini destekler aciklamada bulunsaydi bu kadin, dünyanin en güzel seslisi diye nitelerlerdi. Iste burasi Türkiye Sezen in bir parcasinda da söyledigi gibi: "Ya bizdensin ya da onlardan, Hadi bu köprüyü geç bakalım, Ya dostsun ya da düşman, Hadi sıfatını seç bakalım..." Besteleri baskalarindan araklayacak ve bu yillardir ortaya cikmayacak öyle mi? Gözden düsen bir kadin nasil olurda üst üste bir kac gece verdigi konserde ve diger konserlerinde merdiven bosluklarini bile doldurur? Kaldi ki dolduramasa bile ben cikipta 40 yili bir cirpida cöpe atmam, atamam. O kadin kac kusagin ask acilarina, yalnizliklarina, umutsuzluklarina care olmadi mi? Ondan sirf kendi kisisel tatminkarligina ulasamaman nedeniyle nefret eden arkadas: eminim en sevdigin 10 sarki icinde 2-3 Sezen sarkisi mevcuttur. Sonuc olarak, seni cok özleyecegim Sezen! Sen hayata, biz sana tesekkür ederiz her sey icin!