-eski fakültemde ideolojisini anlamak mümkün olmayan bir siyaset bilimcinin an itibarıyla başa kim geçsin sorularının ardından kendinin verdiği cevaptır "Sezai Karakoç", Kimine göre haklıdır kimine göre haksız. Fakat gerçekler ve istatistikler var ki Haklı olma olasılığı %75 gözüküyor.
balkon şiiri ile sembolizmin dibine vurmuş şair. yok abi bu şiiri tam anlamak için ancak sezai karakoç'un kendisi olmak lazım. ama kendimizce devşirdiklerimiz de yetmiyor değil. güzel şiirlerin sahibidir yeniden tanımlayalım.
kendisini 2 gün önce fatih'te, partisinin yer aldığı eski bir binanın ufak salonunda dizilmiş sandalyelere oturup dinledim. tanzimattan başlayan türkçülük, batıcılık ve islamcılık akımlarına değindi.
o efsane, o mucize adama 2 metre kadar yakındım.
anlattıkları vasat, sıradandı. ve bu da aslında edebi dehasının başka göstergesiydi... büyükler yakından hep böyle olurmuş...
Bizi hala şaşırtmaya devam eden şair-mütefekkir. 20.04.2013 tarihinde Ankara'da Saray Kültür Merkezinde yaptığı konuşması dinlenmeye değerdir. Meğer Sezai Karakoç 19 yıl önce 'akil adamlar'ı önermiş hükumete. Mektup ve konuşma için (bkz: http://yucedirilis.org.tr/)
mona roza şiirini yazdığı muazzez hanım için söylediği "ben onu o şiirle ölümsüzleştirdim ama o beni öldürdü" sözüyle gözümde bir kez daha büyümüş şairimizdir.
19'unda yazdığı mona rosa şiiriyle ünlü şairdir, gönül adamıdır.
mona rosa şiiri hakkında çeşitli efsaneler vardır.
--spoiler--
sen geldin benim deli köşemde durdun
bulutlar geldi üstünde durdu
merhametin ta kendisiydi gözlerin
merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
bulutlar geldi altında durduk *
--spoiler--
durup dururken derin düşüncelere, hayallere daldırmış, beni benden almıştır.
şu an hayatta olan en büyük şair olabilir. olabilir diyorum çünkü yaşayan diğer tüm şairler aklıma gelmiyor şu anda bir ara ölçüp tartıp daha net bir karara varabilirim.
"bir yağmur bilirim bir de kaldırım.
biri damla damla alnıma düşer,
diğerinde durup göğe bakarım.
ne şehir ne deniz kokan gemiler,
bir yağmur bilirim bir de kaldırım."
ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı
günlere geldim bunu bana öğretmediniz
hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
ama yine de eşsiz zulümler için halka yalvardığı
ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
bunu bana söylemediniz
insanlar havada uçtu ama yerde öldüler
bunu bana öğretmediniz
kardeşim ibrahim bana mermer putları
nasıl devireceğimi öğretmişti
ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
ama siz kağıttaki ve kelimelerdekini
ve sözlerdekini nasıl sileceğimi öğretmediniz..