hem çok kolay hem de çok zor bir eylemdir. önüne gelene kendini kaptıran birisi olarak aynı hızda soğuyabiliyorum da. ancak sevmek çok ayrı bir olay. sevmek için zaman gerekir. bir şeyler yaşamak gerekir.
ne gerek var!
önce gözlerin aklına gelecek gece gece sigara yaktıracak,
sonra düşünerek hülyalara dalacaksın,
iki güzel el tutacağız diye kendimizden olacağız sonra,
üşürse ceket uzat işin yoksa bir de,
ne gerek var!
uyuyamadığı gecelerde zaten beni de uyku tutmaz kendiliğinden,
kokusunu alacağım diye sinemalara mı gideyim!
gönlü hoş olacak diye şiirler mi yazayım bir de?!
üşüdüğünde sonraları, çorap bile giydirirsin,
düşersin oğlum yere,
ne gerek var!
ailesi bir şey diyecek olur sonra, önünde kalkan olursun,
senin ailen bir şey diyecek olur, "siz de durun" der , el olursun,
arkada aldığın, aşığı olduğun kadın da sırtından bıçağı vurunca,
gururu imdat demeyen yer olursun,
söyleseniz,
böyle sevmeye,
bu devirde,
ne gerek var!
iyi ki vardır. Bu his olmazsa olmaz yaşam için.
Hiçbir sebebi yoktur, içten gelir. Çözümlemesi yoktur, sadece olur.
Ama tükenebilir de dikkat etmek lazım.
Severizz.
Malım ben asla akıllanmam.
Ayrıca bakıyorum da yok benim sevebileceğim üst insan daha yaratılmadı falan tipleri türemiş yine he gülüm he. Bir sen varsın bir de Allah zaten.
duygularda ki, kalplerde ki, gözlerin gördüklerinde ki yoğunluktur. ne diyordu şarkıda, "her gün seni düşünür her an seni yaşarım, seni sevmekten değil kaybetmekten korkarım".
işte sen her gece düşlerime düşünce,
Yerlebir yelkovan yerlebir akrep.
Gündüzler yokki zaten oyunlar bir bilmece.
Ne düşteyim ne gerçekte,
Sevmek böyledir işte.
“Sevmek, özünde varolan büyük bağlanmaya karşı, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür.” Diyor şükrü erbaş.
son kulvara 2 boy önde giren meriç rakiplerinin sosyal medyadaki duyarlı bir iletilerini fark etmeyerek bir boy geriye düşerken, çınar istanbul seçimindeki mantıklı ve analitik düşüncesini belli eden manalı alt yazısıyla instagramda paylaştığı ekrem imamoğlu fotoğrafıyla zirveye oturmuştur. sevmek mi o da nedir?