sevmek

    831.
  1. iş yerinde öyle kel kafamı kazıya kazıya taşların üzerinde otururken yavaş adımlarla bana baka baka küçük bir hanım geçti,küçücük.
    göz kırptım, döndü yoluna devam etti.
    tekrar döndü bende tekrar göz kırptım
    gözünü kaşıya kaşıya bakmaya başladı.kim bu salak der gibi...
    sağ elimle gel işareti yaptım birkaç kere.hiç düşünmeden geldi sol dizime oturuverdi.
    2 yaşında en fazla ismi yağmur imiş.o an dünyada henüz hiç tatmadığım belki de benim cahilliğimden olsa gerek bir koku duydum.bir bebeğin kokusu o an bayılacaktım,ne inanılmaz bir koku.
    sevmek bu olsa gerek.en saf hali ile tanımadığın birisine sarılabilmek kucaklaşabilmek.
    bizler tanış oldukça cırkını çıkarmayı çok iyi biliyoruz.küçük yağmur un bana bakışı kitap adamın ona göz kırpması gibi olmalı sevmek.
    ha birde sanırım çocuk/bebek kokusu...
    •••allah tüm evli kardeşlerimi,isteyenleri çocuk sahibi yapsın•••
    75 ...
  2. 819.
  3. 876.
  4. sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.
    14 ...
  5. 4.
  6. emekmiş.
    emek, vazgeçmeyecek kadar; ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş. *
    15 ...
  7. 851.
  8. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1533825/+

    - bir şey bilmeyen hiç bir şeyi sevmez.

    -hic bir sey yapamayan,hiç bir şeyden anlamaz.

    -hic bir şeyden anlamayan kişi degersizdir.

    -anlayan hem sever,
    hem herşeye karşı uyanık olur,hem de görür.

    -bir şeyde ne kadar bilgi varsa o kadar da sevgi vardır.

    -butun meyvalarin bogurtlenlerle aynı anda olgunlaştığıni sanan kimse,
    Üzümleri hiç tanımıyor demektir.

    +(Paracelsus)

    " Sevmek emek vermektir" demişti, Fromm..

    ( Ya ilk görüşte aşk ) olabilir miydi.

    ilk soru gelmişti aklima.

    Ne augistine cevapladı, ne spinoza,
    .
    Sevmek üç uçlu paradoks' tü aslında..

    Lagan değinmedi, üç kuruşa aşklara,

    Nana ( çamaşırcı kız ) intikamciydi,

    Jung açıklamaları yetersiz kalmıştı,

    Adler zaten çok eksikti,

    Durkheim son noktayı koydu.

    "Aşk, acıtan bir sızmak" di oysa...

    "Şiiren"

    -
    14 ...
  9. 10.
  10. karşılıklıysa dünyanın en güzel, tek taraflıysa dünyanın en kötü şeyi. öyle bir eylemdir ki bu ya zirvedesindir ya da en dipte. *
    14 ...
  11. 549.
  12. sevmek, üstüne ne kitaplar yazılıp, ne sözler söylenmiştir günümüze kadar.
    peki nedir bunu üstün kılan.
    hayata tutunmak mıydı sevgi, işte tam burada hak veriyorum. bizler sevmeye muhtaç insanlarız.
    yaradışımız geriği ona tutunmalı ve ne olursa olsun bir şekilde sevmek zorundaydık ve seviyoruz da..
    mühim olan ne sevdiğiniz değildir, seviyor olmanızdır. bunu başarabilmişseniz bu hayatta bir yeriniz vardır demektir.
    zaten ben merkezimize kurulan "ayrımsallaşma"da tam burada kendini gösterir. bizler severek ayrıştık.

    rengi sevdik, diğer renkten ayrıştık, dini sevdik, diğer dinleri kötüledik, a'yı sevdik, b'yi yerdik.
    diğer bir sürü şeyin altında sevgi olduğu gibi ayrımsallaşmanın altında da sevgi vardır.
    sevmeyen bir insan başka duygularını çalıştıramaz. sevmeyi bilmeyen üzülmeyi tadamaz. mutluluğu, hüznü,
    özlemi bilemez.

    işte bu yüzdendir ki, sevmek, var oluş amacımızdır.
    12 ...
  13. 5.
  14. bir sevmek bin defa ölmek demekmiş..der bir şarkı da.
    13 ...
  15. 19.
  16. Sevmek; uyuşturucu almak gibidir.
    Başlangıçta kendini iyi hissedersin,
    bütünüyle verirsin.

    Ertesi gün, daha fazlasını istersin.
    Henüz zehirlenmemiş,
    o duygudan hoşlanmışsındır
    ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın.
    Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür,
    sonraki üç saat boyunca unutursun.

    Ama yavaş yavaş onun varlığına alışır,
    ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin.
    Böylece onu üç saat düşünür,
    iki dakika unutmaya başlarsın.

    Yakınında değilse,
    bağımlıların uyuşturucu bulamadıkları zaman hissettikleri
    şeyi hissedersin.

    Uyuşturucu bağımlılarının,
    gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman
    hırsızlık yaptıkları gibi,
    kendilerini aşağıladıkları gibi,
    aşk için her şeyi yapmaya sen de hazırsındır...

    *
    13 ...
  17. 3.
  18. kalbinin içini en özelini göstermektir.
    12 ...
© 2026 uludağ sözlük