iş yerinde öyle kel kafamı kazıya kazıya taşların üzerinde otururken yavaş adımlarla bana baka baka küçük bir hanım geçti,küçücük.
göz kırptım, döndü yoluna devam etti.
tekrar döndü bende tekrar göz kırptım
gözünü kaşıya kaşıya bakmaya başladı.kim bu salak der gibi...
sağ elimle gel işareti yaptım birkaç kere.hiç düşünmeden geldi sol dizime oturuverdi.
2 yaşında en fazla ismi yağmur imiş.o an dünyada henüz hiç tatmadığım belki de benim cahilliğimden olsa gerek bir koku duydum.bir bebeğin kokusu o an bayılacaktım,ne inanılmaz bir koku.
sevmek bu olsa gerek.en saf hali ile tanımadığın birisine sarılabilmek kucaklaşabilmek.
bizler tanış oldukça cırkını çıkarmayı çok iyi biliyoruz.küçük yağmur un bana bakışı kitap adamın ona göz kırpması gibi olmalı sevmek.
ha birde sanırım çocuk/bebek kokusu...
•••allah tüm evli kardeşlerimi,isteyenleri çocuk sahibi yapsın•••
sevmek, üstüne ne kitaplar yazılıp, ne sözler söylenmiştir günümüze kadar.
peki nedir bunu üstün kılan.
hayata tutunmak mıydı sevgi, işte tam burada hak veriyorum. bizler sevmeye muhtaç insanlarız.
yaradışımız geriği ona tutunmalı ve ne olursa olsun bir şekilde sevmek zorundaydık ve seviyoruz da..
mühim olan ne sevdiğiniz değildir, seviyor olmanızdır. bunu başarabilmişseniz bu hayatta bir yeriniz vardır demektir.
zaten ben merkezimize kurulan "ayrımsallaşma"da tam burada kendini gösterir. bizler severek ayrıştık.
rengi sevdik, diğer renkten ayrıştık, dini sevdik, diğer dinleri kötüledik, a'yı sevdik, b'yi yerdik.
diğer bir sürü şeyin altında sevgi olduğu gibi ayrımsallaşmanın altında da sevgi vardır.
sevmeyen bir insan başka duygularını çalıştıramaz. sevmeyi bilmeyen üzülmeyi tadamaz. mutluluğu, hüznü,
özlemi bilemez.
işte bu yüzdendir ki, sevmek, var oluş amacımızdır.
Sevmek; uyuşturucu almak gibidir.
Başlangıçta kendini iyi hissedersin,
bütünüyle verirsin.
Ertesi gün, daha fazlasını istersin.
Henüz zehirlenmemiş,
o duygudan hoşlanmışsındır
ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın.
Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür,
sonraki üç saat boyunca unutursun.
Ama yavaş yavaş onun varlığına alışır,
ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin.
Böylece onu üç saat düşünür,
iki dakika unutmaya başlarsın.
Yakınında değilse,
bağımlıların uyuşturucu bulamadıkları zaman hissettikleri
şeyi hissedersin.
Uyuşturucu bağımlılarının,
gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman
hırsızlık yaptıkları gibi,
kendilerini aşağıladıkları gibi,
aşk için her şeyi yapmaya sen de hazırsındır...