Koluma girip beni bir arabanın camına doğru çekip
" biz de yakışıyormuşuz ya " demişti. Üzerinden geçen onca zamana rağmen ne aklımdan bu görüntü silindi ne de sesi.
bunu bayağı word' te benim silinerek geçiş efektli fotoğrafım üzerine yapıştırıp kız kıza çıktığım gezinin afedersiniz icine s. çmıştı. yok yeni kitaplar bilmem ne. sana mı soracam lan ben ne yapacağımı? istedigim gibi severim, acımı da çekerim. ukala! şimdi bir çocuğu var. allah bağışlasın:
bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. hani ağzınla kuş tutsan “bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. iyi
halin cezanda indirim sağlamaz.
sen, “ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu
yapmadın” diye cevap verecektir. ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
“peki o ne yaptı” deme. herkes kendinden sorumludur
aşkta. sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
hayatı ıskalama lüksün yok senin. onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.
her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “acılara tutunarak”
yaşamayı öğreneli çok oldu. hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.yine içeceksin rakını balığın yanında.
üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası….
sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. elbet bitecek güneşe hasret günler. ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…
edit : ben evlendikten 5 ay sonra da beni tebrik etti. Allah ıslah etsin.
topunuz yalancı aq, daha geçen gün poyraz ve karayel de vardı bi tanesi o havalı cümlelerden biri.
amık ergenleri.
demişti sevgilim yani.
(bkz: formatı sikmek isteyip sikememek.)
beni güzel hatirla demişti. ara sira şiirler okurduk birbirimize ilk başlardan beri.bunu da şiir defterinde görünce söylemişti.o zamanlar aşiktik tabi.
neyse güzellikleriyle hatirimda tutmayi tercih ediyorum onu eminim o da öyledir.
6 mayıs 2012: merhaba şule, ali ben.
2 mayıs 2015: şule, ali ben. hayatından ellerimi çektim tamamen emin olabilirsin. bu saatten sonra sen de bizden ellerini çek.
bence insan hayatında bir kez, tüm hayallerini yıkan insanın yüzüne bakıp ''bu muydun sen?'' diye sorabilmeli.
Yavaş yavaş Unutmaya başladığım yığınla sözlerdir.
Bir yandan "unutuyorum ve kurtuluyorum şu geçmişin esaretinden" derken bir yandan da kıyamazsın anılara, silmek istemezsin, "boşuna mı o kadar sene yaşadık?" Diye sorgularsın olanları kendi kendine.
belki de "bu başlığa bir söz de ben yazabilseydim keşke" diye hüzünlenirsin bir an.
önden kopçalı sütyenle ilk tanışmamdı, alışmışım arkadadır diye iki elim arkada zorluyorum açıl artık diye inat ediyor bir türlü açılmıyor bende kendimden geçmişim zaten atık sert vuruyorum yırtılsın diye falan kız dayanamadı acıya ki öpüşmeyi bıraktı ve bana baktı dedi ki: " napıyon gerizekalı önden kopçalı bu!" dedi.
unutamıyorum büşra seni ne zaman sütyen görsem aklıma geliyorsun.
Unuttum. Uzun zaman geçti ne de olsa. Tek tük kalıntılar var sadece. Kediciğim demeyi çok seviyordu. Ben biraz kızıyordum tabi. Allah cezanızı vermesin nereden hatırlattınız depresyona mı sokacaksınız yine?