bir sabah uyanıyorsunuz, kordon'a yürüyorsunuz; vapurlar satılmış.. denizi çalmış biri.. saat kulesi etrafındaki güvercinler kaçıvermiş.. eve dönüyorsunuz, eliniz gidiyor radyoya. ses yok, müziği de alıp gitmiş biri. konuşmak istiyorsunuz, sesiniz çıkmıyor, sesinizi de alıp gitmiş alçak.. halinize ağlamak istiyorsunuz, "bu kadar mı acizim" diye dövünmek istiyorsunuz.. ağlayışlarınızı, hüzünlerinizi de çalmış biri.. nefes almaya çalışıyorsunuz, nefesleriniz de çalınmış.. gülüşleriniz de.. öpücükleriniz de.. bütün güzelliklerinizin hakkını devralmış, "istediğim zaman veririm" diyor biri.
çok seviyorsunuz.. bunalıyor.
seviyorsunuz, az geliyor..
tekrar çok sevmeyi deniyorsunuz, sıkılıp soğuyor..
doymuyor, mutlu olmuyor..
"istersem ruhunu da alırım, şık bir intihar girişimine ikna ederim seni.. kalbin de benim.."
diyor..
kim?!
"biri" işte canım.. evcilik arkadaşınız. beraber oynadığınız filmin aktörü/aktristi. o olmazsa bitecek ya film, katlanıyorsunuz..
atıyor sonra en şuh kahkahasını..
"korkma" diyor, "bu kadar da kötü değilim.. istersem mutlu ederim. ama dedim ya istersem.."
inadına gerçeklik karşıtı muhtıralar veriyor.. inadına kopartıyor bu dünyadan.. hep mızıkçılığı o yapmayacak ya, bu sefer siz sıkılıyorsunuz.. "pes!" diyorsunuz.. asıyor suratını, "ama aşığız ya hani biz? katlanamıyorsan "şu kadarcık" bir acıya, yeterince aşık değilsin demek ki?!" diyor.
zeytinyağı var ya, aynı onun gibi üste çıkıyor.. nasıl oluyorsa başarıyor da adi..
...
artistliğe de gelemiyor öyle.. seveceksin, hep seveceksin.. durmadan seveceksin.. bir nefeslik mola ver. bitti mi? evet, tekrar, yeniden, tükenmeden seveceksin.. seveceksin, ilk kez atlı karınca görüyormuş gibi.. arada da böyle saçmalayacaksın..
fedakarlıklara girişeceksin,
ben kalktım, ayakta durup yorulma; sen otur yerime.
verme ceketini, titriyorsam üşüdüğümden değil.
elimi de tutma, çok soğuk elim.. üşütmesin seni.
...
"seni seviyorum" diyeceksin..
inanmayacak, dudakların patlayana kadar tekrarlayacaksın..
daha önce yaşanmayan bir huzur. daha önce hissedilmemiş bir tat, daha önce işitilmemiş bir melodi.. daha önce öpülmemiş dudaklar, daha önce koklanmamış bir ten.. bütün duyuları doyuma ulaştıran tek varlık..
...
...
...
öncesi yok, sonraki yaşamı tümüyle etkileyen bir nevi milat.
"bir insanla tanışmayı yaşamın başlangıcı kabul etmek nasıl bi mantıktır?" demeyin, sadece ilişkiye başlanılan insan değildir sevgili.. ilk nefes alış mesela, ilk defa nefes alırken gerçekten nefes aldığını hissetmesi insanın.. bu yüzden özel belki. her zaman yapmakta olunan şeyleri ilk'leştiren, güzelleştiren..
kullanılan zaman zarflarının mütemadiyen başında yer alır o..
"o'ndan önce, o'nla birlikteyken, o'ndan sonra.."
o'ndan sonra'lı zamanlara geçmemek için dua edilir.. o'nsuzken hiç bir insan evladının yaşayamayacağı huzursuzluklar yaşanır çünkü. karamsar olur insan. en basitinden radyodaki dinleyici isteklerinin bile sevilmeyen şarkılar olduğunu düşünüp üzer insan kendini.
planlar yapılır o'nunla beraber.. saçma, salakça, ama içinde o'nun geçtiği planlar..
"sokak kedisi çiftliği kuralım"
masallara alternatif sonlar yaratılır, kişiler katılır..
"pamuk prenses senmişsin mesela, prens de ben. ama prens prensesi öpünce bitmesin masal.. söz ver.."
her şey bambaşka düşünülür, her şeyi bambaşka düşündürür..
"şu an kahvesini yudumlarken düşünüyor mesela beni.. hatta uzunca bir müddet düşünmüş, ondan soğumuş kahvesi.."
gecenin bir yarısında "sesini özledim" diye arayandır, ya da rüyamda seni gördüm diye. üstünü sıkı sıkı ört diye mesaj atar olmadı.. hayatının her evresine dahil olduğunuzu itinayla hissettirir..
sabahları ayrı bi mutsuz, ayrı bi suratsız uyanan insana bambaşka mutluluklar yaşatır. aynı okuldaysanız, okula gidişlerde sevinme sebebidir.
yeri her zaman ayrı olan , bütün insanlardan ayrı tutulan kişi. ama değer ama değmez. varlığı huzur verir. en iyi dost olur veya hayatınızda eksik birşeyler varsa hemen dolduruverir. tarafınızdan hep sevilir , saklanır. ama değer ama değmez!
en cok ihtiyac duydugunuzda size bir sandvic bile yapmayan insan. "yoksun ki artik?" derseniz hepten kaybedebileceginiz, "yanimdasin" deseniz kendinizi kandiracaginiz varlik, yasam sebebi, olum sebebi...
sevgiliyi sike sürülecek bir şey olarak algılayanlar genelde bazı yanılgılara düşer. gerçi sevgilim değil, eşim diyen bir zihniyetin içinde büyüyoruz normal. ana var baba var. helva yok.
teninin sıcaklığını hissettiğinde, gözleri gözlerine dokunduğunda tanrının sana cenneti armağan ettiğini düşündüren, sesi huzur, kokusu hayat olan olmazsa olmaz varlık.
Bir insan düşünün.
Boynuna sarıldığınızda kokularınızın karıştığı, nefes alıp verişlerini dinlediğiniz ve sizi en çok mutlu kılan zamanların hep onun yanındayken geçtiği.
Size dört mevsim ilkbaharları yaşatan bir varlık.
Sadece onunla olabileceğiniz değil de onsuz olamayacağınız birisi.
Sevgilidir, can yoldaşıdır, nefestir.
Bir bakışı ile yaşarken cenneti bir kızışı ile ölmeden cehennemi tattırabilen tek zat-ı muhteremdir.