yokluğu düşünülmeyen. o her defasında çekip gitmek istese de kolundan bacağından tutulan.uğruna gururundan milyon kere vazgeçtiğin, kendini baştan tekrar tekrar inşa ettiğin, tam bu sefer oldu derken bir moloz yığınını andıran harabeye döndüğün bunların farkında olup hala köpek gibi sevdiğin kişidir.
evlenme hayalleri kurarken bitti cümlesini sarfeden kişidir.
bitirebilen bir ilişkiyi bir hayatı bir yaşanmışlığı bir insanı bitirebilme yetisine sahip olan ve bunu hak olarak elinde tutan insandır.
bütün yaptıklarına rağmen sevmekten asla vazgeçmediğin vazgeçemediğin uğruna defalarca ölümü göze aldığın, ölmekten değil onsuz olmaktan korktuğun için yapamadığın şeyin sebebidir.
korku tüneline binmekten korktuğu halde ısrarlarına dayanamayan ve elinden tutup seninle korku tüneline binen büyük büyük çığlıklar atan ve o attığı çığlıklarda senin için ne yaptığını farkında olmadan anlatan insandır.
kokusu en güzel koku, sesi en güzel ses olandır.
bir sabah uyandığında karşında uyurken bulmak istediğindir.
giydiği en çok yakışan, hastalandığında ödünü kopartan insandır.
başkalarının araya girmesiyle kaybetme korkusunu iliklerinde hissettiğin ve o başkalarına türlü yaratıcılıklarla türlü işkenceler yapmak istediğin, hırsını almak için bile bile canını acıtmak istediğin uğrunda gözünü budaktan sakınmadığın kişidir.
o seviyor diye bir dizinin başlangıç bitiş saatlerini kontrol ettiğin bir maçın skorlarını takip ettiğin bir şarkıyı o dinledi diye onlarca kez dinlemenin sebebidir.
sanrıdır, alışkanlıktır. hem seversin hem nefret edersin garip böyle. dengesiz olursun sonra niye ayarın bozuk der? hayır o kadar ara vermişim ki bu işlere tripsiz yada acısız olacak sandım. unutmuşum ben tamamen. acıtıyor her şekilde sende onu acıtıyorsun karşılıklı böyle kördüğüm olmak. alttan al, sabır çek filan bir yere kadar oluyor. bazen kuyruğuna basmak gerekiyor aklı başına gelsin diye. ama yinede merhametli olan kahrını çekebilen işte. bazen tebrik ediyorum iyi dayanıyorsun bana diye. bazende incitmemi istercesine kışkırtıyor manyak karı öldürmeyen şey güçlendirir hesabı. ama yinede sevilendir yani mutlu etmesinide üzmesinide çok iyi bilir. severmi dövermi anlamam bile ne seninle ne sensiz yani.
Ama Bungee-Jumping yaparken birileri görsün istersin; seyirci varsa yapılır. Ağlarken yalnız da ağlayabilirsiniz, ama mutluluk yalnız yaşanmaz... insan mutluluğunu paylaşacak birisini arar
* " ...
sensizliğe yenilmek
sana yenilmekten zor olsa da
ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
seni içimden terk ediyorum
şimdi
içimde öldürecek bir anı bile bulamayan
iki yarım kaldık
tamamlayamadık bizi
elinden tutamadık yanlızlığımın
saçlarımı da uzaklarına gömdün
içimin mavisi senin okyanusundandı
al! geri veriyorum.
kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
sana bensizliği terkediyorum
"yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın"
demiştin
aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?
ne tuhaf değil mi?
içimi acıtan da sendin
acımı dindirecek olan da
"ya öldür beni" dedim
ya da "git" benden
içi bulanık bir sevdanın ucunda
seni kaybettim.
aldırmadın aldırmalarıma
bir gecede yakıp yârini
şafaklara sattın ihanetini
küllerime basanlar bile utandı yaptığından.
işte soluk bir ömrün son nefesi
siz açken ve açıktayken, yemek yapmak için soğuk ve ıssız gecelerde yağmurun ve rüzgarın altında titreye titreye domates doğrarken, sizden benim için şunu şunu yap diyen zalim kişidir.
ne olursa olsun, sevgilidir. sevilir. hele ki o sevgili; hayatı anlamlandıran, varlığında hayata tutunmayı sağlayan, yokluğunda ise hayatı bomboş bir çöl gibi bırakansa, o sevgili için can bile verilir. ss
lanet olsun ki, kötü bir durum, sevgili mevzusu..
her şeyi anlamaya endekslenmiş bir hayatım oldu benim, bu da herkese anlayışlı olmaya çalışmayı sağlıyor, sevdiğiniz insana terapist mi olucaksnız, anlayıp duruyorum onu, oysa sevgili bunu kaldırmaz, bu nasıl bir körlük, geri dönüşü yok, normal sevgili olabilmek ne güzel olurdu, en nefret ettiğim şey olan belirsiz olma durumuna yakalanıyorum, bu yüzden asabiyetimden kaçamıyorum bu konuda.