niye sildin ki yazdıklarını. onlar senden bir parçaydı bana iyi olsa da kötü olsa da. duygu travnması yaşıyorum. 3 gündür uyuyamıyorum her gece kabuslarla uyanıyorum. yemek yiyemiyorum. insanlar avutmaya çalışıyo, zaman diyolar geçirir. sen zamandan bağımsız varsın ki kalbimde onlar bunu bilmiyor. face'e dokunmadım bile ne birini ekledim ne de engellileri. alkolik olucam ben galiba.
en çok iki şeyden korktum; sevgilmemekten ve ölümden.
en çok iki şey diledim; sevilmek ve ölmemek, en azından senden önce.
galiba ben sevmeyi bilmiyorum yada biliyorum ama sevdirmeyi beceremiyorum yada sadece sen sevmedin. o kadar şey yaşandı ki söylendi ki, söyledin ki tam olarak hangisine inanicam bilmiyorum.
ama inandığım birşey var bana bakarken ki gülümsemen ve içtenliğin gerçekti, gözlerin de ki ışık beni kendine çeken gerçekti. hani bana neden diye sormuştun ya? o ışık yüzündendi. onun dışında ki sözlerin sinirin de gerçekti ama. o kadar çok duygu karmaşası var ki.
eğer benim yüzümden yazmıyorsan buraya merak etme artık.
abim tarafından son derece ezik bir kızın kendine güveni gelsin diye ona parayla tutulandır. çocuk kızdan biraz kültür edinmesini isteyip, abimden parasını da alamayınca bırakmış kızı tüh. sözlükte beni bulup bana habire mesaj atınca güliyim mi bu mala, ağliyim mi bilemedim.
ağzına da siçiim, paranı da vermiyim
uğrunda aşk acısı yaşanan kişidir.. aşk acısı yaşaamyan yoktur galiba.. sonra aslında allah var denip ermişliğe bir adım atılır veya en azından derece atlanmıştır..
mesela yunus emre, taktuk emre nin kızına yaşadığı aşkla iyice yanmıştır..
onunla mutsuz olmak için bile can attığınız,
yatmadan önce tüm hayallerinizin başrollerini paylaştığınız,
sevmenin ayarını kaçırdığımızda bile, ne yapsam da daha çok sevsem dediğiniz,
tüm şarkılarda az biraz onu bulduğunuz, onu bulamasanız da aradığınız,
yanında 1 saat daha fazla kalmak için her an can attığınız,
bir gün uzak düşersek sayılı da olsa o günler nasıl geçecek giye aylar, yıllar öncesinde düşündüğünüz,
onu görmediğiniz her gün, her sohbetinize adını eklediğiniz,
her telefonda o dur diye koştuğunuz,
sizin tatil olan günleriniz de çalışıyorsa vicdan yaptığınız,
her derdinizi anlattığınızda onu üzmemek adına pişman olduğunuz,
ama ilk düştüğünüzde yine ona koştuğunuz,
en rahat uykularınızı kollarında uyuduğunuz,
onunla yeterince yaşayamamış olmak en büyük korkunuz,
kaybetmeyi hayal etmediğiniz,
yol arkadaşınız,
can yoldaşınız,
anne-babanız, kardeşiniz,
hayatta en sevdiğiniz şeylerin karışımı bir iksir bulduğunuz,
ömrünüz...
Onsuz yapılan her eylemin tad almaması. Kankilerini sevmezsin artık. Hayatın tozpembe halini alması. Onu geçmişiyle de kötüyken de sevmek. sınırsızca sarılıp sarmalama istediği. Benim gibi sıkılgan bir kişiliğin hiç sıkılmadan onu dinlemesi ve onu mutlu görebilmek için fedakarlığın boyutlarını sınırlaması. Sana duyduğum şefkat nedir? malının mülkünün mesleğinin parasının te.... umrumda değil ilk kez.
Başım dönüyor kayboluyorum sende farkına varmadan adın yazılmış kalbime.
sevgili, evine gideceksiniz diye (sevdiğinizi bildiği için) muz, süt, çikolata, alan ve evinde giydiğiniz kıyafetleri kalorifer peteğinin üzerine ısınsın da giydiğinde sıcak olsun diye asan insandır. *