sevgi

entry828 galeri91
    25.
  1. 24.
  2. az önce yakın bir arkadaşla üzerine tartıştığımız ancak ikimizin de hakkında farklı düşüncelere sahip olduğu kavramı irdeleyen soru. yine farklı tabii bir şey değişmedi orası ayrı.

    ona göre sevgi sürekli onu taşıyıcı konumda bir varlığı ve onunla daimi bir fiziksel etkileşimi gerektiren, en önemlisi de mutlaka olumlu karşılık görmesi gereken bir şey. "görmesi gerek çünkü ortada çok büyük bir emek var ve pozitif bir his bu" diyor. etki-tepki prensibini örnek veriyor üstüne. düşünemediği şey karşılıksızlık, hesaba katmadığı şey ise zaman ve mekan algısı. kimse kimseyle aynı hayatı yaşamıyor. dolayısıyla sen birini severken birinin de seni sevmesi için benzer süreçlere sebep olacak olay veya olaylar yaşaması gerek. kendiliğindenlik gerek. özellikle fiziki varlığın gerekliliği ve verilen emeğin miktarıyla doğru orantılı karşılık görme zorunluluğu kısmına katılmıyorum. dediğim gibi bu çok bencilce bir sevgi anlayışı. ancak ona göre bencillikten çok olması gereken bu. doğru olan bu. aksi durum ise aptallık ve gereksiz bir hareket. dönüp dolaşıp geldiği yer yine burası oluyor.

    gelelim fiziki varlık kısmına. bir insanın ellerini sevmek ile düşüncelerini sevmek arasında çok büyük bir fark var. saf sevgi soyut olana duyulandır. bu genellikle düşünce/düşünceler veya daha ileri boyutta direkt sevginin kendisine karşı olabilir. örnek vererek açıklamam gerekirse john lennon ile yoko ono arasındaki sevgi tam olarak böyle bir şeydi mesela. john lennon bildiğimiz gibi dünyada sevgi ile anılan bir adamdı. sevgiyi ondan daha iyi özümseyen fazla kişi olmasa gerekti. john ise yoko'ya değil onun fikirlerine aşıktı. bunu anlamayacak insan yok sanırım. yine de anlamamışlar belli ki. çünkü insanların çoğu yoko'nun fiziğine bakıp "neden bu kadınla beraber ki bu adam" diye düşünüyordu. sanırım anlatabiliyorum. saf sevgi en güçlü sevgidir. en güçlü sevgi ise insanın görüntüsüne değil taşıdığı düşüncelere karşı hissedilir. bedenler yok olsa da fikirlere kurşun işlemeyeceği gibi saf sevgiye de işlemez. derin ve baki kalır. mantıkla sorgulamaz. karşılık beklemez. sadece hiç düşünmeden tecrübe eder.

    işin ilginç yanı benim gibi rasyonel ve aşk meşk işlerine uzak bir adam sevgi hakkında bunları düşünürken malum arkadaşın benden daha romantik ve duygusal olması ancak sevginin bahsettiğim yönünü kavrayamaması. açıkçası bu fikirleri ve hatta daha derinini onun düşünmesi gerekirdi. hisli ve bununla ilgili bir sürü kitap okumuş olan o çünkü. bu konuda hala kendisine şaşırıyorum.
    0 ...
  3. 645.
  4. Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: “Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?”

    “Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”

    “Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.

    “işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”

    Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
    0 ...
  5. 644.
  6. Bulması zor kaybetmesi kolaydır. Bu tanıma uyan bir de çakmak var.
    0 ...
  7. 643.
  8. Osho'ya göre Sevgi üç boyuta sahip olabilir. Bir tanesi bağımlılıktır; insanların çoğunluğuna olan şey budur. Koca karısına bağımlıdır, karısı kocasına bağımlıdır; ikisi de birbirini sömürürler, birbirlerine hükmederler, birbirlerine sahip olurlar, birbirlerini birer eşyaya indirgerler. Dünyadaki vakaların yüzde doksan dokuzunda olan şey budur. Bu yüzden cennetin kapılarını açabilecek olan sevgi sadece cehennemin kapılarını açıyor. ikinci olasılık ise iki bağımsız bireyin arasındaki sevgidir. Bu da pek ender gerçekleşen bir şeydir. Ancak bu da mutsuzluk getirir çünkü sürekli bir çatışma vardır. Hiç anlaşma yoktur; her ikisi de öylesine bağımsızdır ki, kimse ödün vermeye yanaşmaz, diğerine uymaz. Şairler, sanatçılar, düşünürler, bilim adamları, en azından zihinlerinde bir çeşit bağımsızlık içerisinde yaşarlar, onlarla yaşamak imkânsızdır; onlar birlikte yaşamak için fazlasıyla tuhaf insanlardır. Diğerine özgürlük verirler ama onların özgürlüğü özgürlükten daha çok kayıtsızlığa benzer, aldırış etmiyorlarmış gibidir, sanki onlar için hiç fark etmiyormuş gibidir. Birbirlerini kendi alanlarının içine terk ederler. ilişki sadece yüzeyde gibidir; birbirlerinin derinine inmekten korkarlar çünkü onlar özgürlüklerine sevgiden daha çok bağlıdırlar ve ödün vermek istemezler. Ve, üçüncü seçenek karşılıklı bağımlılıktır. Bu çok ender olur ama gerçekleştiğinde cennetten bir parça dünyaya düşer. iki kişi ne bağımlı ne de bağımsızdır ancak birbirleriyle son derece uyum içerisindedirler, sanki birbirleri için nefes alırlar, iki bedendeki tek ruhturlar; bu ne zaman olursa sevgi gerçekleşmiştir. Yalnızca bunu sevgi olarak adlandır. Diğer ikisi gerçekte sevgi değildir, onlar sadece anlaşmadır; sosyal, biyolojik, psikolojik... ama anlaşmadır. Üçüncüsüyse ruhsal bir şeydir.

    #osho
    #sevgi
    3 ...
  9. 642.
  10. sevgi ; özlemektir .sevdiğinin bakışını ,kokusunu ,konuşuşunu, gülüşünü, sevgi; fedakarlıktır .Sevgi muhabbettir ,sıcaklıktır gönülden gönüle kurulan bir bağdır .Seven insan herşeyi göze alır ölümü bile kendinden çok sevdiğini düşünür .insan nasıl ki yaşayabilmek için yeme ve içmeye ihtiyacı varsa sevmeye ve sevilmeyede ihtiyacı vardır yemek içmek bedenin gıdası sevmek sevilmek ruhun gıdasıdır sevgi karşılıklı olursa çok güzeldir hayatın mutlu olmasını sağlar tabi birde karşılıksız sevgi vardır bu ise çok acıdır hele birde karşılıksız olduğunu sonradan öğrenmek acıyı katmerleştirir ama yinede insan sevmekten vazgeçemez canı yansada çünkü ruhun sevmeye ihtiyacı vardır sevgi gösterilmeyen insanlar psikolojik olarak çöküktür hayattan lezzet alamaz bir yudum sevgiye muhtaçtırlar birisi gelse başını okşasa öyle bir yüzleri güler ki sanki bir küp define bulmuş gibi bana göre en temiz, saf sevebilen insanlar sevgi gösterilmeyen insanlardır yani dışlanan insanlardır çünkü en çok sevgiye onlar ihtiyaç duyar acıkmışlardır sevgiye ..sevginin kıymetini bilirler sevmesini bilirler onlar
    1 ...
  11. 641.
  12. gerçek sevgi; kişiyi herhaliyle olduğun gibi kabül edebilmek onun her sıkıntısına katlanabilmek neşesini kendi neşesi gibi hüznünü kendi hüznü gibi görebilmektir maddi veya fiziki durumun birden olumsuz olarak değişince gerçek sevgi meydana çıkar sağlığında yanında olup hastalandığında umursanmıyorsa o sevgi sevgi değildir kısaca sevgi sevdiğinin her sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi görmektir...
    0 ...
  13. 640.
  14. ilerde kızım olursa koyacağım isimdir. annemin ismi olduğundan değil. baba sevgisiz büyüdüğüm için.
    1 ...
  15. 639.
  16. Bir gün gerçekten sevileceğime inanasım gelmiyor. Yani beklentim var ama inancım yok. Hayat denen müessese bunu bana kanıksattı.
    1 ...
  17. 638.
  18. en güzel yara bandı. kendi yaraların için kendini sevmek, hayvanları korumak için bir köpeği sevmek, kainata alışmak için gökyüzünü sevmek...

    “dünya’yı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey”

    Allah iyilerle karşılaştırsın demekten başka ne kalıyor?
    4 ...
  19. 637.
  20. nedense çoğunlukla karşılıksız olandır.
    0 ...
  21. 636.
  22. ilk kez kazandığını görüyordum sevginin. Hilesiz hesapsız bir dönüş olunca ağır korkuyu yenebilmişti.
    0 ...
  23. 635.
  24. başkasını sevdiğini sananlar vardır, onlar ki, kendi nefslerini severler ve sevdiğini söylediği kişilere derler ki, sen beni sev gel beraber beni sevelim...

    ne acıdır ki, sadece kendisini seven insanlar ağır bir buhranın içindedir ve bunun farkında bile değillerdir çoğu zaman.

    (bkz: narsisizm) ve gizli kibire dikkat etmeli!
    15 ...
  25. 634.
  26. yalnızca sınırları zorlanarak aşılmış bir nefretin yenebileceği his.
    0 ...
  27. 633.
  28. 632.
  29. 631.
  30. 630.
  31. dünyanın tartışmasız en saf duygusudur.
    2 ...
  32. 629.
  33. Kilometrelerce uzaklardan bile sadece sözcüklerle bile hissedilip yüreği yakan duygu.
    0 ...
  34. 628.
  35. Karşılığını bulduğu yüreklerde güzel olandır.
    2 ...
  36. 629.
  37. 628.
  38. Sevgi karşılıksız hiç çıkar barındırmayan duygu.Her ne kadar sevdiğiniz insana kızsanız bile bu öfkedir nefret değil.Eğer kalbi kör,sağırsa yapacak bir şey yok.Gemi kalkmıştır artık el sallaması düşer size.şayet sizi seviyorsa ne yapar eder döner.Hiçbir şeyin bahanesi yoktur hayatta.Bir insan bir şeyi yapmak istiyorsa yapar.
    2 ...
  39. 627.
  40. hayata var tarafından bakma, engelleri aşma, çözüm odaklı olma, yoku var etme gücü ve cesareti veren yüce duygu.
    2 ...
  41. 626.
  42. 625.
  43. olmadığında yoksunluğu çeker, olduğunda sanki sonsuza kadar kendiliğinden devam edecekmiş sanarız.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük