uzun süre konuşmuş, meramını anlatmaya çalışmış, çabalamış ve tüm cevapları da vermiş bir insanın davranışıysa endişelenmek gerekir. anlatmaktan vazgeçmiştir. bu, sustuğu insandan da vazgeçtiği anlamına gelir. önemsemiyordur artık. sessiz kaldığı kişi, bu kez gerçekten kaybetmiştir.
ulusça en iyi yaptığımız eylemdir. işimizi, aşımızı, paramızı aldılar bir üzerinde yaşadığımız toprak kaldı sonunda onada göz diktiler. ve biz hala sessiz kalmaya devam ediyoruz.
eskiden altın olan sükut hali. şimdi bakır kadar değeri yoktur. bunun nedeni, insanların eskiden biri susuyorsa "vardır bir bildiği, bildiği de altın kadar değerlidir ve tenekelerin takasına altını dahil etme gafletinde bulunmaz" düşüncesinin, yerini "susuyorsa korkmuştur"a bırakmasındandır.
susma sustukça sıra sana gelecekle bir ilgisi yok bunun. bu başka bir şey. zaman ayar zamanı, kılçık atma zamanı, zaman tuş etme ve altın kemeri kapma zamanı. kendisi düşünemediğinden az biraz düşünebilen birinin söylemlerinin arkasındaki sitcom şakşacıları da sayıca fazlalaştı ya, ondandır bir de.
cehalet insanı çirkefleştirir. suskunluğum asaletimdendir. her lafa verecek cevabım var. lakin bir lafa bakarım, laf mı diye... bir de söyleyene bakarım adam mı diye... mevlana
sessizlik çaresizligin anahtarıdır bunun için çogu mevzularda üste çıkmak için sisli bir gecenin aydınlık sabahı beklenir.
onca zamanın karalama defteri
yüzlerin donuk sinmiş bakakaldığı
sonrasız bir keramet aklının
şahidiyim zamanda
kurabildiğin birkaç kırık cümle
zihnindeki bir kaç yitik
anlamsız hece
şarkısız bir öykü bu
tutsak olmuş mekana ki
ne fayda?
şimdi tutkulu
bulanık hayaller sarıyor
mevsimsiz günler aynaları gösteriyor
diyebildiğim yerde
rivayetler bekliyor!
para üstünü elli kuruş eksik gönderen dolmuşcuya ses çıkartamamakdır, paketinden sigara eksildiğini fark eden babanın sorularından kaçmak için oda değiştirmekdir.
birileri özgürlük mücadelesinde can verirken, anılarına ihanet edenler karşısında üç maymunu oynamaktır. kapı komşun ötekileştirilirken dur diyememektir.
öfkelenememektir, duygusuzlaşmak, odunlaşmak demektir.
geri gelmeyen elli kuruş kadar önemsiz değildir vatan.