kendi dilini yaratmış bir sanatçımızdır. türkçeyi telaffuzu gayet başarılıdır.
nasip ossun en güsel aşşaan bise bise şeklinde söylediği, çok düşündüren, düşünürken ağlatan parçaları vardır. *
ismi akılda olmayan bir ödül gecesinde wc'de 2009'da dayak yemiş ve kavgayı ayırmaya çalıştığını söyleyen fakat çoğu kişice Ahmet Kaya'ya saygısızlığının karşılığını alan gereksiz bir şarkıcıdır.aynı zamanda gözü mor şekilde palyaçolara benzemiştir.
bir tatil zamani ve tatile giden sekiz saatlik yolda, zamanin birinde kendisini duydugumda sevgi pitircigi oluverdim. halbuki serdar sarkilari yuzeysel, her gece eller havada yasayan insanlar icindi, bu kadar genelleme bos olamazdi. allahtan yanimdaki insan sevgilimdi ve ayni tepkileri verebiliyorduk onu duydugumuzda.
kendisine donecek olursak, karakteri beni ilgilendirmez. istedigi kadinla gezebilir, kumar oynayabilir falan filan. fakat bu adamin tum sarkilari birbirinin aynisi degil. bunu ovmek icin soylemiyorum zira sarki sozlerinden anlam cikarmak zor. ondan tekrarlanmiyor. mesela istese de "bebegim askima kastin mi var", "melek misin gumus sogut dali mi", "iki kalp bi evde humanist olsun" gibi sozleri tekrar edemez. ondan kazaniyor kendisi, sarkilari hep ayni gibi geliyor fakat degil. ustelik "hayaaat beni neden yoruyosuaaan" gibi bi anlayis, tek sorunu ayakkabisinin sikmasi ya da yeni cikan cantayi tukenmeden alamamasi gibi seyler olan insanlarin repligi. resmen oyle arkadasim baska aciklamasi mi var?
basa doncek olursak, kendisini duyunca sevinme sebebim radyonun uzun sure calismamasiydi. ne sandiydin?
beste makinesi. yazdığı şarkıları ister kendi söylesin, ister başkası seslendirsin hit oluyor. sevmeyen sevmez tabi ki onu anlarım ama, yapılan "ay hep aynı müzik" eleştirilerini anlamıyorum. adamın belli ki bir tarzı var. farklı farklı abuk sabuk şarkılar yapsa mutlu olacak mısınız?
televolelerin yıllardır ısrarla burnumuzun dibine soktuğu faşist, kumarbaz, asker kaçağı, anlamsız şarkı yapıp bu şarkıları gayet kötü söyleyen çekik gözlü şarkıcı-besteci.
küçükken televizyonda her dakika bir çekik gözlü adam görüyordum. sünnet kıyafetine benzer bi absürt giyen, uzun saçlarıyla da gayet antipatik bulduğum bu adam cıbıl cıbıl hatunlarla çıkar, bir kızcağızın göbeğinden zeytini alıp yine ona yedirirdi. bu psikolojiye sahip olmamda çok etkisi olduğunu düşünüyorum.
yıllar sonra bu adam şu sözlerle çıkar karşıma bir tatil gününde:
hayat beni neden yoruyosssuuuun?
şu denize girsem, açılsam açılsam, boğulur muyum?
en yakın arkadaşım yanımda bu adamın şarkılarını söylüyor. hayaat bana neden bunları çektiriyosssun haa hayaaaat?
bu kadar hoplayıp zıplamasına ragmen her verdiği röportajda ''bacağım üç senedir çok fena ağrıyor, gezmediğim doktor kalmadı'' demesine anlam veremediğim sanatçı. ağrır tabii, otur iki dakika. yahu dedeme yazık. servetinin yarısını doktorlara harcadı, bize bir şey kalmadı lan. ayıp.