gren'in şahane şarkısı. alıp başka diyarlara götürür. gözlerinizi nemlendirir. sözleri ise;
Rüzgarda savrulan bir damla yas en uzaklarda
Kaybolsam ardindan gün dursa sen dogsan
Elimden, dilimden, gözümden sakindigim sen
Geçmisten hüzünlerden ayrilsam, yeniden dogsam
Elimden, dilimden, gözümden sakindigim sen
Elimden, dilimden, gözümden sakindigim sen
Hayalimden, özlemlerden
Elimden, dilimden, gözümden sakindigim sen
Elimden, dilimden, gözümden sakindigim sen
ve gözlerin gelir aklıma
ve sözlerin
gidişin gitmiyor gözümün önünden
ve izleri derin
ilk değilsin bu senin de bildiğin
ve yine biliyorsun
sen son sevdiğim
şimdi uzaklardasın
ben çamlar arasında bir hastane odasında
ciğerimde bir ince hastalık
içimde kapanmak bilmeyen bir yara
ve sanki elimde inadına bir sigara
biliyorum dönmeyeceksin
hatta arkana bile bakmazsın
gün gelir belki bir yuva kurarsın
oğlun olsa benim adımı koyar mısın
gittin
dağ gibi sevdamı devirip ardında
gittin
allahaısmarladık bile demedin
sazlar çalınır çamlıcanın bahçelerinde
o şarkıyı bir daha hiç söylemedim
şimdi elimde bir bardak çay
ve dudağımda buruk bir tebessüm
kendi kendimi üzmemeye söz verdim
ve ben seni hayatımın bir musalla taşına en yakın yerinde sevdim
ısrar etmedin kendine beni sev diye
beyaz bulutlar gibi sırtını rüzgarlara verip gittin
bense durdum ve bekledim
ve ben seni hayatımın bir musalla taşına en yakın yerinde sevdim..
Aşkını gözlerinle, dün, kalbime işledin,
Bir sanatkâr,eliyle oyar gibi mermeri.
Rüzgâr yüzü görmeyen ufkumda genişledin
Bir fırtına halinde koptuğun günden beri.
Daha fani olaydı kurtulurdu zarardan,
Aşkım ki farkı yoktur bir dağ başında kardan.
Gururuma basarak üstüne çıkanlardan
Dönmeyen bir sen varsın geri.
Nasıl taşta çeliğin izi kalırsa derin,
Üstüne satır satır öyle nakşoldu yerin.
Üzülme, senden sonra kalbime girenlerin
Yalnız senin aksindir orda görecekleri...
2
Her geçen gün bir aşkın gevşetirken bağını,
Her geçen yıl aşkıma yeni bir hız bıraktı.
Onda bulmuş gibi hayatın kaynağını,
Bu ateşle yanmasa kalnim vurmayacaktı...
Kalbim vahşi bir kuştu, kendi yurdunda sultan,
Ona gurur vermişti güneşten emdiği kan.
Daha dün bir çığ gibi inerken dağlarından
Bugün karşında sakin bir su halinde aktı.
Hangi ruh duydu seni benim kadar derinden?
Hangi gönülde yandın böyle bir yangınla sen?
Ya benim gözlerimdir seni bambaşka gören
Ya hepsinin gözleri, sana, görmeden baktı...
sen maviydin ben kırmızı. ikimizde ayrı uçlardaydık. yaklaştık önce ellerimiz değdi birbirine. renk değiştirince korktuk, çekildik köşemize. ne sen maviliğinden vazgeçmek istiyordun ne de ben kırmızılığımdan. bir an ellerimize baktık, pırıl pırıl bir mor vardı. koştuk sarıldık sımsıkı ve karıştık mor olduk. ne sen maviydin ne de ben kırmızı artık. bambaşka bir renktik sadece bize ait olan. ne sen kalmıştı ne de ben biz olmuştuk beraberce.
Rüzgarda savrulan bir damla yaş en uzaklarda
Kaybolsam ardından gün dursa sen doğsan
Elimden, dilimden, gözümdeeeen sakındığım sen
Geçmişten hüzünlerden ayrılsaaam, yeniden doğsam
Elimden, dilimden, gözümdeeeen sakındığım sen
Elimden, dilimden, gözümdeeeen sakındığım sen
Hayaaaliimdeeen, özlemleeeeerdeeeen
Elimden, dilimden, gözümdeeeen sakındığım sen
Elimden, dilimden, gözümdeeeen sakındığım sen
üç harfe sığan bir duygusun.
kendini bilmez davranışlarımsın.
yalanlarımsın, gizli yanımsın.
kuyumun dibi, zevkimin zirvesi...
her şeysin sen,
bana dair her şey...