kişinin iman merkezi inanmadığına saygı göstermemek ise; bunun karşılığı diğerinin inancına göre hakaretamiz söylem ve/veya tutumdur. yani inanmamak peşinden saygı duymamayı ve bu bağlamda masumiyeti "eleştiri" kelimesi ile yüklenmiş kaçış yaftası gelir. "sadece eleştirdim" dediğinde bahse konu mal, aslında ona göre eleştiri olanın bir diğerince inanca saygısızlık mesabesinde olduğunu anlamaz. bu anlamama gerizekalılıktır işte. ve ardından aynı yöntemle onun değer verdiklerine değersizlik yükleyecek söylemler vuku bulduğunda "hepimiz insanız" nakaratı dile pelesenk olur.
çelişkidir, "benim değerlerim dokunulmaz" bağnazlığıdır. anasına avradına küfür edince delirir, değer verileni eleştirdim dediğinde "hade len! düpedüz küfür ettin" denir. oysa, küfür de başlı başına niyet belirtir ağır bir eleştiri yöntemidir. (masumiyet nasıl da heba ediliyor gördünüz mü a dostlar?)
toplumu güven erozyonuna sürükleyip başkalarının duygularına önem vermeyen, yalnızca kendi keyfini düşünen ve egosunu şişiren bireylerin çoğalmasıyla beraber erozyona uğrayandır.
Saygının yokluğu, açıkça yapılan bir hakarete nazaran daha az saldırgan olsa da, aynı derecede yaralayıcı bir hal alabilir. Örneğin, karşıdaki insana hakaret edilmiyordur ama bir insan olarak varlığı da tanınmıyordur.
kimi zaman kıymetini tamamen unuttuğumuz, gösterilmesi gereken kişilere göstermediğimiz ve görmemiz gereken kişilerden de göremediğimiz kutsal öğretimizdir.
gösteremediklerimizi pek umursamadığımız, sinirimizi, kızgınlığımızı öfkemizi bahane sunduğumuz,
göremediklerimizde de pek çok üzüldüğümüz, bizim bahanelerimizi onların bize sunması durumunda "ben senin büyüğünüm, abinim, ablanım, annenim, babanım" gibi tavırlara cevap verdiğimiz, karşımızdaki kişilerin ihtiyacı olduğunu düşünmediğimiz ama bizim ne kadar çok ihtiyacımızın olduğunu anladığımız kutsal (!) öğreti.
hayatta kurulan her ilişkinin temelidir.önce insanın kendi kendisine duyması şarttır.sonra zaten gerisi gelir.ve unutulmamalıdır ki saygının olmadığı yerde huzur ve mutlulukta olmaz.ya da daha doğrusu insan mutlu olamaz.
insanlar birbirlerini sevmese de, toplumsal ilişkilerin düzenlenmesi ve korunması mahiyetinde her insanın doğuştan her insana karşı sahip olması gereken duygudur.
fakat şöyle tanımlayanlar da vardır pek tabi;
(bkz: #1507803)
para gibidir..
çalışarak kazanılır..
ancak manevi yönde gücü yüksektir..
maddiyatta paraya bakılırsa maneviyatta saygınlığa bakılır..
kaybı kolay kazanımı zor olandır.