sanat

entry404 galeri103
    77.
  1. bilinçaltının dışa vurumudur.
    2 ...
  2. 76.
  3. sanat, yaratıcının yarattığı insana, bahşettiği yaratma gücüdür.
    3 ...
  4. 75.
  5. üretilen ürünü çoğaltıp üzerinden para kazanmaya başladığınız anda zanaate dönüşen kavram.

    korsan eser satın almak / emeğe saygı tartışmalarını bu minvalde değerlendirmek gerekir. zira senin ürettiğin eser ancak para ile takas edilebilecek kadar değerliyse senin için kusura bakmazsan ben ona mal muamelesi yapmak durumundayım. bu senin de istediğin şey değil mi zaten? korsan eser satın almak hırsızlıktır derken de bunu kast ediyorsun. e o zaman arkadaşım nasıl sen ürettiğin eseri çoğaltıp satınca o bir mal haline dönüştü, korsan eser üretip satan adam da alır çoğaltır o malı kendisi de satmaya başlar pekala. e ama fikri mülkiyet dediğinizi duyar gibiyim. o sizin fikri mülkiyet dediğiniz şey asıl hırsızlıktır işte. fikrin, zihnin, iradenin mülkiyeti mi olur? her şeyi satın aldınız fikirlerimiz mi kaldı şu kapitalist düzende?

    diyeceğim o ki sen ürettiğin üründen para kazanmaya çalıştığın anda artık sanatçı olma vasfını kaybetmişsindir. zanaatçı olmuşsundur artık. eğer ki diyorsan ben şu kadar bu kadar emekle bu işi yaptım bunun karşılığı da bu kadar bir meblağ ediyor. o zaman yaptığın eseri prodüktörüne, yayımcına o meblağdan satarsın. işin ticaret kısmıyla da onlar uğraşır.

    yok ben hem sanat yaparım hem çoğaltıp satarım diyemezsin yani. sanat denen olgunun tanımına aykırı olur bu. kendinle çelişirsin. neden? çünkü sanat biriciktir, çünkü sanat fayda amacı gütmez. sen hem fayda amacı güdüyorsun, hem sanat eserini çoğaltmaya kalkıyorsun. eğer hala sanatçıyım ben diye geziyorsan, kusura bakma arkadaşım sen daha sanatı tanımlamaktan aciz durumdasın demektir.

    emek mevcut düzende alınıp satılabilen, belirli bir ederi olan bir kavramsa sen de ürettiğin zanaat eseri'ni işin tüccarlarına o meblağdan satmak zorundasın. eğer ürettiğin eserinin ederi gerçekten buysa ürünün satın alınacak ve çoğaltılacaktır. yayımcın ya da prodüktörün bu işten kâr edecektir, ticari yaşamına devam edecektir. yok korsan üretim oldu, yok fikir hırsızlığı oldu diye ağlamanın bir lüzumu yoktur. eğer senin ürettiğin eser günümüz serbest piyasasında senin emeğinin karşılığını vermiyorsa o ya da bu şekilde, o zaman artık üretmezsin. kimse de senin emeğini çalmamış olur. zira ortada çalınan bir emek yoktur, ederi ve maliyeti belli olan bir malı tüketiciye etmeyecek bir fiyattan kakalayan bir zihniyet vardır karşımızda.

    dikkat ettiyseniz son dönemde orijinal albüm fiyatları çok düştü ülkemizde. bunun en önemli sebebi de korsan olarak gösteriliyor. eskiden 15-20 liradan satılan albümler şimdi 5 liradan 7 liradan satılıyor. gayet de dönüyor kapitalist çarklarınız. tüketiciyi, asıl emekçiyi sömürmeden de emeğiniz karşılığını alabiliyosunuz demek ki.

    ki bu karşılık bence yine de hak ettiğinizden çok yüksek de olsa, biraz daha adama dönmeye başladı kapitalist zihinli zanaat tüccarları. emek hırsızlığı emek hırsızlığı diye ağlamaya devam edecek olanlara ise tek sorum olacak, bir albümün materyal maliyeti ve emek ederi sizce milyon dolarları hak ediyor mu? inşaatta sabah altı akşam 9 çalışan ahmet usta'nın verdiği emeği ve karşılığında alığı meblağı bir hesaplayın önce. sonra da elinizi vicdanınıza koyun. verdiğiniz "eser" de siz milyon dolarlık bir emek harcadınız mı ki, korsan ürün almak emek hırsızlığı olacak? cipler, villalar almak birbirinin tekrarı güfteler, besteler, romanlar yazmakla, iki defa stüdyoya gidip kayıt yapmakla alınacak kadar ucuzsa bu ülkede, ahmet usta'nın her gece evine götüremediği ekmek neden bu kadar pahalı ben onu merak ediyorum.

    müzikten, edebiyattan bir ticaret kolu gibi söz eden zihinleriniz ceplerinizi doldurmaya gelince "ama yaratıcılık çok değerlidir" demeyi biliyor. öyle değil efendiler, orası öyle değil. yaratıcılık paha biçilemez bir yetenektir. ama pahayı biçen sizsiniz. madem işi ticarete döktünüz o zaman kimseden sanatçı muamelesi beklemeyeceksiniz. kâr zarar hesaplarınız tutmuyorsa piyasadan çekilirsiniz. bu kadar açık.

    "hayat beni neden yoruyosuaan" diye villalarınızın yalıtımlı duvarlarına haykırın biraz da, kafamız sikildi lan yeminle.
    2 ...
  6. 74.
  7. üniversite sınavının türkçe testinde en çok işlenen konulardan biri olmakla beraber, en sonunda hayatı sanat olur çıkar insanın..
    ben bir sene boyunca türkçe sorularından çıkardığım sanatsal gerçekleri siz dostlarımla paylaşmaktan onur duyuyorum;

    sanat para için yapılmaz,
    sanat başkalarının çizgisinde sürdürülebilir ama örnek alma şeklinde,
    özgün olmayan sanatçı kalıcı olamaz,
    kendi toprağından bir şeyler katmayan sanatçı evrensel olamaz, (burada hep yaşar kemal örnek verilir)
    eserlerinde kendini tekrar edenden bırak sanatçıyı sözlükçü bile olmaz,
    sanatçı eserlerinde kendini fazla hissettirmemelidir,
    sanatçı dili akıcı kullanmazsa paragraflarda arkasından çok laf edilir,

    bu dünyada sözü geçen sağlam kişiler kesinlikle eleştirmenler..
    eleştirmen dedin mi, akan sular durur, ses etmeyeceksin, adam laf sokar tamam, ama o eleştirmen, yoksa sanatını ilerletemezsin be arkadaşım, yoksa kim sallar onları,

    sen de onların objektif olmasını bekleyeceksin, eleştirmenlerin eşe dosta kıyak yapması büyük ayıptır. zaten yapabilecekleri tek kusurlu hareket de budur, özel hayatı bilemeyiz yani,
    hepsine rağmen eleştirmenler çok delikanlı adamlardır harbiden bir gün çay içmek isterim bir eleştirmenle,

    evet, şimdi sıra size geldi genç yazarlar..

    genç yazarların yolu uzundur, öyle kolay kolay yazar olunmaz,
    öncelikle edebiyat dünyasını takip edeceksin, hatta bir edebiyat dergisi de alabilirsin,
    kimse almıyor yahu memlekette bari genç yazarlar alsın..

    genç yazarlar bir çok şeyin farkında değil bir kere,
    önce adam olmak lazım, tamam yazar olabilirsin ama birçoğunuz eleştirmenleri sallamıyor dostum, her hafta sizlerle ilgili sıkıntılar sorularda karşımıza geliyor,
    yazıktır, önemli yazarları siklememezlik yapmayın, okuyun kitaplarını,
    hatta korsan filan alıyorsunuzdur siz allah bilir kadıköy den,
    aman diyeyim,
    bütün türkçe hocaları üzerinize eğiliyor besbelli.. siz önemlisiniz..

    sanat dünyasında dertler bitmez, daha bir sürü mevzu var ne diyeyim, sanat dünyasında sinema insanlarının kaprisleri, şiir çevirmenlerinin kendini başbakan sanması falan filan inter milan vesselam..
    3 ...
  8. 73.
  9. Bir ülkenin ne kadar geliştiğini gösteren iş. Sanat kısaca herşeydir. Sanatsız bir toplum yok olmaya yüz tutmuştur. Tarih sanatlarla doludur.

    Müzik, resim, sinema, tiyatro, kitap vs. olmadan insanın hali nice olurdu?

    Sanat gelişmişliğin göstergesi, yaşamın kalitesedir. Herşeydir...
    1 ...
  10. 72.
  11. para için yapılmaması gereken iştir. sen sanat için, seni beğenenler için iyi bir iş yaparsın o para eder başka ama 'ben bundan para kazanayım' düşüncesiyle yapmaman gerekir. zira para için yapıldığında da sanattan uzak bir şey olmaktadır. günümüzde bolca örneğini görüyoruz.
    1 ...
  12. 71.
  13. insanlar yuzyillar boyu sanat uzerine tartismislar, sanat uzerine tartismayi tartismislar hatta... bir tanim yapmak, budur demek oldukca zor bu konu hakkinda, cok oznel...

    ben kendimce soyle tanimliyorum: insani salt insan olmaktan dolayi mutlu eden, ait oldugu 6 milyarlik toplulugun icinden boyle seyler cikmasindan oturu kendiyle gurur duymasini saglayan etkinlikler butunu.
    1 ...
  14. 70.
  15. muhayyilenin, cazibenin, estetiğin ve ahengin olmadığı yerde sanat yoktur. goethe'nin faust'undan alıntıdır.
    (bkz: mephisto)
    1 ...
  16. 69.
  17. 68.
  18. önüne modern eklendiğinde kendisinden tiksindiğim kavramdır.

    aşk mı, aşkın bi şeyleri bi şeyleri gibi adı aklımda kalmayan ama galerinin her köşesi kabusum olan bir sergiye gittim a yazarcığım. kadın cinsel organı üstüne dökülmüş kırmızı boyaya hadi bu sığ benliğimle bile biraz anlam verebilirken sanatçının galeri açılışında siyah çarşafla kendini kırbaçlaması, bir ilkokul çocuğu maketinin arkasında şeyh'in tekinin olmasını ben aşk sergisi ile bağdaştıramadım. ama gadanalım dersin ki aşk sapıklıktır, senin de aşktan bihaber olduğu sürmanşetten yayarım. evet yaparım bunu.

    dans edemeyen bir insan olarak da modern dansa biraz anlam verebiliyorum. yıldız tilbe'yi eleştirdiklerinde de üzülüyorum.

    geriye kalan modernleri anlatmaya mecalim kalmadı. iptidaiyim ben. üstüme gelmeyin.
    2 ...
  19. 67.
  20. Sanat, tıpkı dünya gibi.... başına buyruktur, ve insanın dünyayı kavrayışı durmaksızın değişirken dünyanın her zaman aynı kalması gibi... Sanatın da insanların geçici kavramlarından bağımsız kalması gerekir. böylece Sanat özellikle ahlaktan bağımsız kalmalıdır. çünkü ahlak, dünya üzerinde ne zaman yeni bir din çıkıp eskisini bir yana itse, sürekli olarak değişir. - Heinrich Heine -
    1 ...
  21. 66.
  22. 65.
  23. ''anladım işi,sanat allah'ı aramakmış
    marifet bu;gerisi çelik çomakmış...''(nfk)
    2 ...
  24. 64.
  25. toplum için mi yapılmalı? sanat için mi yapılmalı? sorunsalını doğuran olgu.

    (bkz: sanat, sanat içindir)
    (bkz: sanat, toplum içindir)
    1 ...
  26. 63.
  27. göze ve ruha hitap etmediği sürece bir hiç olan olgu.

    kısaca özetlemek gerekirse, ajdar'ın ürettiği şey gürültüdür. ama sezen aksu veya mozart'ın ürettiği şey bir sanattır.
    1 ...
  28. 62.
  29. sanat klozetin ta kendisidir. sanatçı meramını döker. yaşadığı sıkıntıyı dışa vurur. içi doluluk sanatkar olma yolunda katedilmesi gereken en önemli yoldur. biriktirmeden ortaya konulacak bir şey elde edilemez. bu birikim sıkıntı vermeye başladığında sanatın doğumu gerçekleşmeye başlar. sanatkarı klozete gitmeye zorlar.

    sifon paylaşımdır. ortama ferahlık verir. sıkıntı giderilir.

    kendi çapında sanat yaptığını iddia edenler ise tabi ki sifonu çekemeyenler ve pisliğin kokusuyla muhatap olmak zorunda kalanlardır.
    2 ...
  30. 61.
  31. seveni, icraatçisi değil aynı zamanda pazarlayıcısı da olabilen insanların makul olduğu evren
    1 ...
  32. 60.
  33. "sıkıntı sürecinde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyettir."

    - leo tolstoy
    3 ...
  34. 60.
  35. insan mantığının gördüğümüz ya da hissettiğimiz şeylere karşı mantıklı açılımlar bulamamasından kaynaklanan düşünce aktarım yolu. o yüzden sanatın içinde mantık ve dolayısıyla kesinlik aranamaz, sanat yoruma ve çelişkilere açıktır. bilim gibi aktarım yolları kesindir ve mantıkla çalışır, ama sanat özgürdür. bir milyon insan varsa bir milyon çeşit sanat anlayışı, beğenisi vardır.
    2 ...
  36. 59.
  37. 58.
  38. bir şeye bakarsın, bir bok anlamazsın hemen arkasından "haaaaaa" dersin, işte bu sanattır.
    2 ...
  39. 57.
  40. göstermelik batı anlayışını eleştiren, sanatın yerel küllerden yapılmış bir testiden akan su olması gerektiğini savunan faruk nafiz çamlıbel şiiri

    Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
    Bizim diyarımızda bin bir baharı saklar!
    Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek
    incinir düz caddede dağda gezen ayaklar

    Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda
    Gezersin kırk asırlık mabedin içini
    Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
    Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

    Sen raksına dalarken için titrer derinden
    Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin
    Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden
    Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin

    Fırtınayı andıran orkestra sesleri
    Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
    Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
    Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

    Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
    Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,
    Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
    Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...

    `Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
    Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz
    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
    Sana uğurlar olsun... ayrılıyor yolumuz`
    2 ...
  41. 56.
  42. poponu sallayıp göğsünü göstermek kesinlikle değildir.
    2 ...
  43. 56.
  44. faruk nafiz çamlıbel'in en sevdiğim şiirlerinden biridir.sanatı sadece batı'da arayanlara tokat gibi bir cevaptır bu şiir.
    sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
    yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,
    biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
    görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...
    2 ...
  45. 55.
  46. sanat nefes almakdır.muzık,resim,tiyatro vs.sadece bir nefesdir...
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük