necip fazıl'ın has öğrencilerindendi. ortaya koyduğu külliyat, islâmcılar için çok mühimdir. okumayanlar etrafta ''islâmcıyım'' diye gezmesin. ince ince işlemiş, ruhuna inkişaf eden hikmeti vücuda getirmiş bir adamdır mirzabeyoğlu.
zaten ibda-c'nin marjinalleşmesi de, o içeri girdikten sonra başlar.
"suçsuzsa gereksiz yere içerde kaldığı için hükümet suçlu, suçluysa az bile" tarzında düşünebilen geri zekalıları, aptalları kendini bilmezleri olayı hiç bilmese de hükümete veya mirzabeyoğlu'na çamur atma fırsatı bulduğunu sanan ağır cahil, kendini kurnaz sanan protez beyinlerin üzerinden uyanıklık yapmaya çalıştığı şahsiyet.
hadi lan ordan! burdan ekmek yok size. şerefsiz herifler, ülkenin yargısı bi kaç ay önce hükümeti devirmek üzereydi. yok arkadaş fındık kadar beyniniz yok.
not: ayrıca hapisten çıktıktan sonra annesi hakkında söyledikleri hepimizi üzen insan. isyan etmiyor, kızmıyor, sakin kalabiliyor. tam 16 yıl sonra.
galiba suçsuzmuş, 28 şubat mağduruymuş.. necip fazıl ile teşriki mesaisi varmış.. bir de bu adamı necip fazıl'ın talebesi gibi göstermeye çalışıyorlar.. en çok buna şüphe ile yaklaşıyorum.
Yıllarca zulme uğrayan dava adamı.Salih mirzabeyoğlu bu ülkenin bir mütefekkiridir.Bugüne kadar işkencenin her türlüsüne maruz kalmıştır.Şimdi dışarda diye dert olmuş insanlara.
Şükür ki kavuştu özgürlüğüne.
intihar etmeyi denediğini bile dürüstçe itiraf edemeyen, intihar girişimini "telegram işkencesi" gibi abuk gerekçelerle açıklamaya çalışan raporlu akıl hastası "kumandan"dır...
kumandanı böyle olanların, burnunun hep bokta olmasına şaşmamak lazım...
mütefekkir olmanın hakkını veren,
marifet?! azrail'e tebessüm...diyen "marifetname" isimli başucu eserin müellifi...
"Boş"görüye "hoş"görü hakikatı incitir deyip boş konuşup yazmamaya itina eden bir hakikatperver.
iyi insan,
güzel insan,
müslüman,
kumandan...
akıl hastasıdır. girilen entry'lere bakarsak kendisine benzerlerin ilgisini çekmektedir. söz konusu zavallılar bunun bir "mütefekkir" olduğunu söylüyorlar. bir kişinin "mütefekkir" olduğunu söylüyorsan eserlerini okumuş olmalısın ve o eserlerden bir kaç fikir örneği vermelisin ki biz de kişinin fikir sahibi olduğunu anlayalım. fakat ne görüyoruz? bir araba boş laf!... oysa ki şahsın eserleri ortada. mesela olmayan aklınca ideal devlet modelini anlattığı "Başyücelik Devleti" adlı eseri(!).
söz konusu eserinde(!) ideal devlet diye ayrıcalıklı sınıfların güdümünde, en faşistinden sapık bir kara ütopya yönetimi tahayyül eder. aslında fikir kendisine de ait değildir. zamanında bir manken söylediği için yeri yerinden oynatan "benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi olacak?" sözünün gerçek sahibi necip fazıl nam akıl hastasının hezeyanlarından ilham almıştır. ne ki yönetimde "yüceler" ve tabi bir de "baş yüce" olacak! "büyük birader" hesabı!... dağdaki çobanın lafı mı olur!...
sorsanız kemalistler halkı aşağılar ama bunlar pek bir halkçıdır!...
Felsefi bilgi birikimi oldukça yüksek olan bir mütefekkirdir. Şeriat yanlısı bir insandır. Gençlik yılllarında bir aksiyon adamıydı. Hatta Necip Fazıl bir sohbetinde kendisi hakkında Salih de devrim yapacak Demiş. Lakin şuan yaşı ve hapis hayatı sebebiyle aksiyonerlikten uzak bir görüntü çizmektedir. Üslubu biraz Cemil Meriç gibidir. Sanki bir Fildişi kulesi vardır. Belki Cemil Meriç'in yanında yetişmiş olsa şuan Dünya'nın sayılı fikir adamlarından olabilirdi.
Başyücelik devleti kitabı ise bir ütopya örneğidir. Nasıl ki Platon devlet Kitabı'ndan dolayı faşistlikle suçlanamıyorsa bu adam da suçlanamaz. bir kere ütopyası Yüzünden bir insanı faşizan ilan etmek ütopya mefhumunun mantığına aykırıdır.
hedef ne kadar ütopik olursa inanı o kadar çok olur misali.
dünyada herkesin tek ortak bir fikirde birleşmesine imkan var mı ? her saniye bir bebek doğuyor, çağ değişiyor, insanlar değişiyor. hangi birine anlatacaksın, yetişeceksin ? bütün dinler çürüyüp gidiyor. Son çırpınışlarını, son saçmalıklarını yaşıyorlar.
raporlu akıl hastasıdır. intihar etmeye kalkmak gibi islam'a aykırı bir girişimde bulunduğu halde yaptığını "telegram işkencesi" gibi abuk, şizofrenlere özgü tezlerle izah etmeye çalışmış, kendisi gibi olanları da inandırmıştır dediklerine... "baş yücelik devleti" adlı, necip fazıl sahtekarının görüşlerinden esinlenerek yazdığı kitap okunmalıdır kafayı ne kadar sıyırdığının anlaşılması için...
Sözüm ona ibda c örgütünün lideri yani islami büyük doğu akincilar cephesi örgüt deyince zihinlerde iticilik yaratiyor özellikle maksatli ve bilinçli algi operasyonu yani.
Hic bir terör eylemi gerceklestirmemis,polis ,asker,bürokrat ,siyasi aktör ,ya da siradan bir insan öldürmemiş,baskiyla kimseye zorla birşey yaptirmamis olduğu halde terörist ilan edilmişti devlet tarafından. Ürettiği sadece fikir di islami fikirleriyle sisteme karsi geliyor , sistemin iç yüzünü mantik çerçevesinde alasagi ediyordu. Bu da doğal olarak'sistem' in isine gelmiyordu çünkü temsil ettiği düşünce global dünya ya aykiriydi , kapitalizm e , siyonizm e ,komünizme aykiriydi bu yüzden tehlikeli görüldü tecrit edildi.
Yıllarca f tipi cezaevlerinde intihara teşvik edildi fakat yilmadi , benimsediği ideoloji yilmayi kusmeyi ,umudu kesmeyi reddediyordu çünkü sabri telkin ediyordu.
Hakkında hicbir elle tutulur delil olmamasına rağmen 15 yildan fazla cezaevinde yatti onca israra rağmen fikirlerini kiraya verip taseronluk yapmayi tercih etmedi eğer etseydi Hollanda da Belçika da yahut Amerika da paşalar gibi hayat sürer bir tuşla ülkede çok etkili eylemler yonetebilirdi ama onun maddeyle değildi isi mana idi tek aradigi, ve biliyordu ki bunun bedelini ödeyecekti çünkü bu ilahi imtihanin bir parcasiydi.
Ne yazikki onun ugradigi bu zulme yillarca ülke kayitsiz kaldi , ne de olsa dinci bir yobaz di ne olursa olsundu, çünkü konu müslüman sa insan haklari , fikir özgürlüğü, savunma hakki falan devreye girmiyordu. Herkes gözünü kulagini agzini kapatmisti bu konuda.
Onunla karsit görüşte olup kanli eylemlerle ülkeyi kan gölüne çeviren ideolojik liderler, yillarca ne hikmetse yakalanamayip avrupalarda zevk-i sefa sürüp taseronluk yaparken o sessiz sedasiz mutavazi hücresinde sadece fikirleriyle insanlara birşeyler anlatmaya calisiyordu.
Sucu iradesiydi allah dan başka kimseye eyvallahi olmamasiydi ve düşünceleri uğruna yillarca çile çekmeyi göze aldi .
Fikirlerini begenirsiniz begenmezssiniz ama bu erdemi görmezden gelirseniz, ne insan hakkindan ne fikir özgürlüğünden ne de adaletten bahsedemezsiniz çünkü bu hic inandirici olmaz , madem adalet ideolojiye gore hareket ediyor bu hayatta herkes kendi penceresinden bakiyor birgün mutlak adalet tecelli ettiğinde kimse haksizlik diye isyan etmemeli , yaygara koparmamali.