dün geceki programı izlemedim... anladığım kadarıyla pasif kalmış... e zaten sözlüke de pasif bir moderatör; kabul edelim ki, bir moonlight ya da zall kadar çalışkan değil.
gayet efendice kendini ifade etmeye çalışan temsilcimiz. hayır yani ne beklendiğini de anlamış değilim. okan'ın programına çok baba herifler de çıkıyor, fırsat buldukça da konuşuyor insanlar. ayrıca sözlüğün kalitesi oranında uludağı temsil ediyor bu kişi. ha kendisi kalitesiz mi? tabi ki hayır. şahsi kanaatim gereksiz konuşmadığı için de takdire şayan davranışta bulundu. bunun yanında bulunduğumuz bu mecranın da hali malumunuz. kaldı ki ekşi ve inci nin gölgesinde kalması da normal. ayrıca o inci nin elemanı gibi davransaydı o zaman salça arkadaşı yerden yere vurmakta hiç tereddüt etmezdim.
bu kadar eleştirilmesine zerre anlam veremediğim adam. yani ne yapacaktı merak ediyorum?
ayrıca program uzayın sırları ile ilgili falan da değildi! ne lan bu!
en son 3 sene önce bir zirvede gördüğüm, uzun süredir yolumuzun kesişmediği, iyi niyetinden şüphe duymadığım moderatör. zirveye gelince moderatör havaları takınmaz, moonlight sonata ile birlikte en diyalog sahibi, beyefendi yöneticilerdendir.
çok önemli not: şimdi ' yalaka ' gibi saçma ithamlar iletmeyi düşünenler, her iki moderatörü de tanıyorum, ikisi ile de görüşme ve sohbet etme şansım oldu, bunu bilsin. iyi insanlardır.
iki ucu boklu değnek. Oraya çıkıp konuşmadı ama biz konuştuk, konuşsaydı yine konuşacaktık. Kendini ön plana atıyorsan, seçilmişliği kabulleniyorsan, tüm bu yazılanları da kabulleneceksin. Çok düzgün konuşsaydı yine giyimine kuşamına takanlar olacaktı, tipine takanlar olacaktı, liseli alert diyenler olacaktı. Böylesi agresif bir kitleyi temsil edemedi. Buradaki çoğu insan düşüncesini yazarak, çok sert bir şekilde dile getiren insanlar, dolayısıyla oraya çıkan kişinin de en azından yazdıkları kadar agresif olması beklenen bir şeydi. Olmadı diye memnuniyetsizliğimizi içimize mi gömelim? Hangimiz boktan bir entrye sırf "emeğe saygı" diyerek pozitif oy veriyoruz ki? Salca dün gecenin en kötü entrysiydi. Bu nedenle olumsuz yorumlar aldı ve almaya devam ediyor. Öyle sanıyorum ki hazırlıksız yakalanan bir durumdu bu, yani elimizde sadece salca var, o zaman o gitsin gibi bir durum. Buna inanmak daha rahatlatıcı mesela. Sözlüğün en karizmatik adamı o ise, vay halimize.
ne diye bu kadar eleştirildiğini anlayamadığım insan. şimdi yalaka falan diyecek götlere 4 yıldır bu sözlükte yazdığımı, defalarca çaylak edildiğimi, moderatör olma, moderasyonun gözüne girme gibi bir düşüncem olmadığını söylemek istiyorum.
yani izlemedim doğru düzgün konuşmalarını ancak sikip, atmışız resmen. konuşamamış, toymuş, götmüş, eli sağa kalkmış, saçı böyleymiş.
keşke anket yapsaydı programa çıkmadan. giyeceği t-shirt, saç modeli, konuşma tarzı, mimikleri diye. sözlük olarak belirleyip yollayaydık adamı.
altı üstü bir program lan. sözlüğü rezil etmiş demiş birileri de... olum kafanız mı güzel? yani bu sözlük kalite anlamında bu kadar dibe batmış ve rezil olmuyorken, salca oraya çıkınca mı rezil oluyor?
anlayacağınız insandır. moderatör olması onu harika birisi yapmıyor. o yüzden burada taşak geçen adamların hangisi çıkıp orada alt üst edebilecekti ortalığı?
son olarakta 21 kasım 2009 uludağ sözlük disko kralı faciası ile ilgili bir şeyler yazılmış. o başlıkta "10 tl'lik müzik cdsini taksit ile almaya çalışan yazar" kişisine iteleyenler, salca'ya neden itelemiyormuş. nasıl bir bağlantı lan ?
saat 2'ye kadar izlediğim programda "bu toy kim la" diye takip ettiğim ama bir türlü konuşmayınca "heytere bee" diye yarıda bıraktığım programın katılımcısı. ayrıca böyle sikko tanımların sebeplerinden birisi oluyor kendisi.
daha konuşkan, ortama hakim, söz hakkı almasını bilen, daha oturaklı biri olsaydı daha iyi olurdu sanırım. bizimki ortamda sönük kaldı. çocuk diye kimse iplemedi ya.
program sonlarına doğru uykuya yenik düştüğümden bir ara, klavye delikanlılığından ve insanların çoğunun protestoya gelmeyeceğinden bahsetiğini duydum sadece. anladığım kadarı ile sonrasında açılmış. biri bunun videosunu falan paylaşsın bari de görelim, ne demiş ne dememiş...
OLması gerektiği gibi, konuşması gereken yerlerde konuşmuş, susması gereken yerlerde susmuştur.. Diğer sözlükçüler gibi her b.ka atlamamış, sinir bozmamış, dinlemeyi bilmiştir..
sonuçta sürekli programlara çıkan, söyleşilere katılan birisi değil..
bizim gibi, sıradan bir insan..
kameraların önünde heyecanlanması, konuşamaması, aralarda saçmalaması gayet normal...
Yalnız koltukta tedirgin oturuşlarına, kameraya kaçamak/sinirli bakışlar fırlatmasına, yüzündeki şaşkın, çocuksu ifadesini kontrol etmeye dikkat etse ve sürekli 'yani' kelimesini kullanmasa çok daha iyi olacak sanırım..
Bu arada babaannemle talip oluyoruz kendisine..
Yarın çiçeğimizi, çikolatamızı kapıp, istemeye geliyoruz.. *
--spoiler--
B: iyi çocukmuş aslında.. Eli, yüzü düzgün maşallah.. Pek de mazlum, ağırbaşlı, efendi..
Arkadaşın mıydı bu senin? Sevgilisi mevgilisi var mı bunun?
s: ?!!
--spoiler--
konuştuğu kısmı ne yazık ki kaçırdığım yazar. Saat dört sularına denk gelmiş ben koltukta sızmışım. Konuşmadı eleştirileine de katılmıyorum. Gözlemlediğim kadarıyla lafını bilipte söyleyen efendi biri. Adam konuşur konuşmasına da ne konuşsun? Mevzu belli, duruş belli. Orada konuşan tabiri caizse iki yırtık vardı. Biri ssg, diğeri inci. ikisi de konuyla ilgili konuşmak yerine sidik yarışına girdiler. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla kendi sözlüklerinin reklamını yapmaya çalıştılar.
programa, uludağ sözlüğün temsil edilmesi için değil rezil edilmesi için gönderildiğine inanıyorum kendisinin. konuları takip edip muhabbete katılabilme özelliği olan ve beş kelimesinden ikisi yani olmayan biri kalmadı mı sözlük yönetiminde acaba ?