son muhabbet kralı programı ile beraber kendisi hakkında olumsuz kelam edenlerin çoğunun "sözlük formatına aykırı" entry girmeleri sebebi ile "3-5 gün" çaylaklık geçirmelerinde payı olduğunu düşündüğüm domates eziği.
format mı? o konuya girmiyorum, zira birazdan "10 veya 15 gün" süreyle sürecek çaylaklık sezonum başlayacak ihtimâl ki.
8taşlı oldugunu ögrendigim an kan beynime sıçradı kendi kendime " tanrım olamaz bu kadar zeki ve yakışıklı hatta seksi bir adam nasıl olurda 8taşlı olur " dedim. her programını izliyorum çılgınlar gibi hatta bazen iyice sapıtıp konuştugu anları kaydediyorum. ama bitti artık 8taşlı bir insanı ben örnek alamam.
aşırı fanatik diyolar hakkında. bilmiyorum dogru mu ama ekranda gördügüm kadarıyla hiç öyle birine benzemiyor. ne bileyim 8taş başlıgını sansürlemekte ne demek bende inada bindirrim sürekli 8taş başlıgı açarım.
(bkz: #11695074) şaka sanmayın.
hani şey vardır. a huyunuzu saklarsınız, karşıdaki anlamasın diye a huyunuz varmış gibi yaparsınız ironi ile, çünkü a huyunuzun olmadığını düşündürmek istersiniz karşıdakine.
işte bu da böyle...
facebook'tan özel mesaj atıp, 15 mayısta yapılacak olan yürüyüşe destek vermemi isteyen moderatör/yazar. cevap olarak ''yine ne yaptın kerata hehheh'' yazcaktım da yüreğim el vermedi. *
sözlüğü gayet iyi temsil eden moderatör. orda konu internet sansürüydü tutupta sözlükler arası çatışmaya girecek hali yoktu. yeterince ve düzeyli konustu, olması gerektiği gibi. yalnızca şu konuda hem fikirim, saçlardaki jöleyi birazcık azaltsak mı ne. *
başlığa sabaha karşıda entry girmiştim, salça yı ne eleştirinlerin ne de destekleyenlerin buraya yorum yazarken kişisel gıcıklık ya da bahse konu kişinin moderatör olması sebebiyle bir yalakalık maksadıyla entry girdiğini düşünmüyorum kaldı ki bende ilk entry mi girerken eleştiride bulundum fakat son yazılan entry lerde sürekli eleştiride bulunanlar için kaba söylemler olması açıkcası beni rahatsız etti, dün ilk defa sözlük yöneticilerini bir arada gördük, sözlükleri takip eden/etmeyen veyahut bu sözlükcüler de ne ayak gibi merakı olanlar için sansür tartışması dışında bana göre orada sözlükleri temsil eden kişiler bulundukları sözlüklerin bir nevi yansıması oldular ve her nedense haklarında fikir sahibi olduğum tüm sözlükler tavırlarıyla, konuşmalarıyla beni yanıltmazken (örneğin ekşi nin ağırlığı-rahatlığı, inci nin ezikliği sürekli bir kendini ispat havası vs.) uludag sözlük'ün ışığı bana göre yeterince yansımadı ve haliyle cılız kaldı. bunu tamamen salça ya bağlamıyorum elbette belki de yeterince hazırlanmadan kendisini sahnede buldu ya da onun yerine sözlüğü temsil edebilecek daha iyi birisi yoktu, kim bilir? velhasıl benim sitem dolu önceki mesajımın nedeni ülkenin en büyük 2. sözlüğünün sinerjisini programda yeterince göremememden olsa gerek.
bence olması gerektiği gibiydi. sedat kapanoğlu çok rahat ccol takıldı ama ağzını açtığında ağzından dökülen kelimelere bunu yansıtamadı. serkan inci ye denilebilicek bir yorum bile yok çıkardığınız milletvekilinin nasıl bir insan olduğunu düşünüp hayal etmek söylediklerini dinlemekten daha çekici geldi bana. kötü sözlük temsilcisinin ismini hatırlayamadım ama o da salça kadar iyiydi. en nihayetinde tartışılan konuyla alakalı açıklamalar yaptılar tabi diksiyon açısından daha iyi olması daha güzel olurdu ama saçmalamamasıda yeteri kadar iyiydi bence.
dün geceki muhabbet kralına katılan bütün sözlük temsilcileri gayet düzgün, efendi, lafı gevelemeyen doğru insanlar olduğu gördüm. benim en çok çekindiğim konu, program başlamadan önce, "ulan uludağ sözlükten şimdi çıkar liselinin teki temsilci olarak gider abuk subuk konuşur rezil eder" diye çok korktmuştum. ama beni utandırdığı için teşekkür ediyorum salca'ya. gerçekten kendine ve sözlüğe yakışır üslübla konuştu, dinledi vs.
yaşı küçükmüş, çocukmuş falan vs geçin bunları efendim.
büyükleri de görüyoruz...
valla kim ne derse desin gayet güzeldi. salca edepliydi arkadaşlar. serkan inci gibi kendine yediremediği durumlardan dolayı ekşi sözlüğe ve diğerlerine saldırsaydı 'helaaal' derdiniz eminim. olay o değil işte. diyorsunuz ki 'yok bizi savunamadı yok etmedi cart curt' biz burada kendimizi savunduracak ne yapıyoruz allah aşkına? adamlar diyor ki biz örgütlenerek milletvekili çıkardık. bizim sözlüğe baktıgımda 5 10 yazardan başka (ben bile dahil değilim aralarına) herkes sidik yarıştırmakla meşgul.
var mı adam gibi şuraya kin beslemeden gelen?
önce silkelenip kendimize bakmamız lazım. şunu söylemeliyim ki diğer sözlüklerin kendisi iyi modları işe yaramaz.
bizim sözlük ahalisinin durumu tam tersi. kusura bakmasın kimse.
uludağ sözlük adına katılmış ve iyi temsil etmiş biridir. sonuçta oraya show amaçlı çıkmadı herkesin duyarlı olması gereken bir konuda sözlüklerin birleşmesi kapsamında muhabbet kralına katılmıştır. salca'yı tanır mıyım? tanımam. ama her yapılan işe de bok atmamak lazım gençler.
üşenmedim bütün eleştirileri okudum. valla adam güzel konuştu. her gün kamera karşısına çıkan sizi gidi burjuvalar eleştirmekte haklısınız.
hiç yoktan bazı muhaliflerden daha iyi kelime kullandığuı bi kesin. konu internet sansürü ve bence sözlüğüde yeterince temsil etti.
diksiyonuna oturuşuna bakışlarına hiç bir lafım yok. yanlız saçına çok jöle sürmüşsün be fönlü olsaydı iyiydi. *
kendisini tanımam etmem, hatta programı izlerken elimde bilgisayar olmadığı için ''kim acaba bu mod'' dedim. pasif kaldığına katılıyorum ancak 'aynaya bakmadan' fazla gereksiz eleştirildiğini düşünüyorum.
serkan inci'nin ''ben erol büyükburç'um, bana söz verin. benim de sözlüğüm var, ben saksı değilim. ölsün ekşi'' çıkışından sonra, okan bayülgen sazı eline alıp sözlüklerin karakterlerinden bahsetti. orda temsilcisi olmamasına rağmen itü sözlük'ü beğendiğini, ekşi sözlük'ü sağlam ve kalın yapıda gördüğünü, inci sözlük'ün çıkışlarını çok beğendiğini söyledi. peki kağıt üzerinde ekşi'den sonra en büyük olarak görünen uludağ sözlük? adı bile geçmiyor. çünkü burada sol frame'e baktığında gördüğün şey 'ateist mi sikmiş dinci mi? ülkücü mü siker solcu mu?''
hakkını yemeyeyim, iyi yazarlar, okunası başlıklar da var ancak bunlar yukarda bahsettiğim saçmalıkların altında kalıyor. sedat kapanoğlu orda cool şekilde oturup kasılabiliyorsa, serkan inci 'bozbaykuşlar, ahmet abi' diyebiliyorsa ellerinde kozlar olduğu içindir.
salca'yı eleştirelim, sözlüğü yeterince savunmadığını düşünelim tamam ama, konu orda sansürdü ve gerektiği kadar konuştu bence. 40 yaşında, sözlük olayını başlatmış sedat kapanoğlu ya da erol büyükburççuluk oynayan serkan inci kadar konuşmasını bekleyemezsiniz herhalde. kötü sözlük yöneticisi serkan doğan da üç aşağı beş yukarı salca kadar konuştu. sözlük sidik yarışı konusuna gelirsek; hangi sözlüğü, neyini savunacak?
aynası iştir kişinin lafa bakılmaz diye gayet güzel bir sözümüz var. biz bi aynaya bakalım, her gün girilen binlerce girinin en azından 20/1'i kaliteli olsun, o zaman salca değil, oraya ben çıksam da gerektiği kadar savunulur sözlük.