sağlam yazardır. tufaya getirir her şekilde. sözlüğün eskilerindendir, formatla yaşıt olduğu iddia edilir.
sesi ve ruhu; tiyatro, radyo vb iletişim kanallarıyla evinize ulaşabilir. alaturka severler kendisini saygıyla anar.
kendisini deliler gibi sevmekteyiz efendim özü sözü bir, yüreğinin saflığını kelimelere dökebilen, derin anlamlar taşıyan şiirleriyle, okuduğu şiirlerle bizleri alıp tee ötelere götüren ve sanatsal anlamda da kaabiliyet patlaması yaşayan şahsiyet.
daha ne denir ki halimelere gelesice, sepetinde iki tane de bira sallanasıca. *
kendisi herseye gülebilen, yanindakilere de moral depolayabilen nadir insanlardan. Yasama bu kadar bagli, bu kadar tutkulu insan oldugunu tahmin etmenin bile mümkünati yoktur.
Herseyi icinde yasar. Hüzünlerini tek kaldigi zamanlari kendi kendisine paylasir bu kisi. Mutlulugunu mu? O mutlulugunu, düsmanlari ile beraber paylasacak kadar cömert bir insandir.
Kendisi her sene oldugu gibi yaslanmaktadir. Bu sene nedense fazladan bir beyaz tel saca sahip olmadigi halde, kendisine önümüzdeki gelecek 40 sene kadar ömründe, o bizlerle paylasmis oldugu mutlulugun faizlerini kat kat alabilmesini; ayrica hayirli kismetlerinin cikmasini diledigim, Adam Rodriguez´in eline su dökebilecek tek yazardir.
hakkinda bir durum degerlendirmesi yapinca; modlar tarafindan hakaretci ve polemikci damgasi yememe neden olan yazar*. saka bir yana, dedigi laflardan biriyle tasi gedigine koymustur. (bkz: tasi gedigine koymak)
pm den acıtıgı bir başlık ve benım altına gırdıgım entry hakkında tartısma yasarken kurudugumuz dıyaloglarla hakkında ıyı ıntıba edınıdıgım 4. nesıl yazar.
sanırım saygı cercevesınde karsıt fıkırlerın tartısılması konusunda yazarlarımza ders verecek nıtelıkte mesajlasmamız oldu.
Zirvelerin unutulmaz karakteri, yaptıgı tiplemelerle herkesi gülmekten kırıp geçirmesiyle meşhurdur. En son Ankara zirvesine katılamadıgım için halime, recep ivedik ve daha sayamayacagım birçok tiplemesini bana özel yapmak zorunda kalan tiyatrocu arkadaşım. Ev arkadaşım kendisi... Bu arada tavukla fanta içilmez.
siirlerin prensi, espirilerin sovalyesi, sohbetlerin en aziz pederi, en sevgili müridim, yüce ve kutsal insandir kendileri.
sonunda caylakliktan kurtulup, dergaha geldigi icin kendisini tekrar bagrima basmaktan gurur duydugumu belirterek. lan hala gülüyorum demek istiyorum.
13 eylül ankara iftar zirvesi'ne gelmiştim, iftar başlamadan lavaboya doğru ilerliyordum ki üzerinde noche yazan gömleğiyle birlikte karşımda belirdi. 'hayırdır abi?' dedim. durumu anlattı, yazar kardeşlerimize ufak bir şaka yapalım dedi. 'anlaşıldı tamamdır' dedim ve kediye kafa atan mücahit fare'nin tam karşısına oturdum. şamatanın nerde döneceği belliydi çünkü. neyse iftarlar açıldı ve saipsiz garson kıyafetiyle masamızda belirdi. fanta istediğimizde 'niye efendim tavukla fanta mı içilir?' diye kızıyor, su soğuk değil değiştirir misiniz dediğimizde suyu kafasına dikip 'yok yok bu iyi sen devam et' diyordu. saipsiz'i tanımayanlar da şaşkınlıkla birbirlerine bakıyorlar ve ne oluyoruz yahu diyorlardı... neyse velhasılı kelam kimilerine çıkışarak, kimilerine 'sen çok tatlısın bak' * diyerek bize güzel bir zirve yaşatmıştır. iftarlar açıldıktan sonra kısa süreli de olsa muhabbet ettik ama gözlemlediğim her zamanki saipsiz'e nazaran biraz durgun olduğuydu. vardır bi bildiği diyoruz ve gönlüne, yüreğine sağlık diyerek bir kez daha alkışlıyoruz kendisini. iyi ki varsın...