kamera karşısındaki doğallığı ile beni benden alan belgeselci. gece rast geldiğim isveç belgeselinde orta lüks bir mekanda somon balığını yerken bıçağa elini sürmeden çatal ile balığı parçalara ayırıp yemeğe öyle başlaması örneklerden sadece biri. programı da okul tanıtma kısımları hariç bence gayet başarılıdır. cemmat bağlantısı dışında yaşantısı beni imrendirir.
An itibariyle kendisini samanyolu tv de new york u tanıtırken görmekteyiz. Valla insan şöyle ne varmış diye bi bakıyor ama sonra bırakamıyor bir daha. Kaliteli bir programcı.
beğenmediği bir şeyi yayında beğenmediğini ifade edebilen, stv de yayınlanan ayna belgeselinin sunucusu.
örnek:
-bakalım dondurmalı siyah çayın tadı nasılmış?... (ekşiyen bir surat) tayvanlılar bunu çok seviyor ama biz kendi siyah çayımızı tercih ederiz sayın seyirciler.
en azından bir lokma alıp "hımmm" diye saçma sapan sesler çıkarmıyor.
daha önce de yazdık gerçi, ama bir dünya ülkeye gitti, insan hiç dekolteli, mini etekli kız görmez mi? o kadar kumsalda hiç bikinili, mayolu kadın kadraja girmez mi? girmiyor demek. tüm dünya müslüman olmuş meğerse...
şaka bir yana bu adam 100 program yapıyorsa 95'i arap ve müslüman ülkeleri kapsıyor. araya işte çeşit olsun diye norveç, isveç falan sıkıştırıyorlar.
rusya'ya gidiyor misal, arkadaş sanırsın ki rusya kremlin sarayından ibaret. başka bir bok yok. e hani rus kızları, hani votka? yok tabi...
tayland'a gider, sanırsın tayland'ın tamamı müslüman. oysa sadece yüzde 5'i müslümandır, tabi saim orhan ve cemaat farklı yönleri ele alıp öyle sunmaktadır.
hadi geçtim bunları...
hani küba'da apış arasında puro saran bakireler?
hani rio karnavalı?
hani ibiza kumsalları? cannes plajları? amerika ve kanada'daki college fuck festler hani?
yok mu bunların hiçbiri?
yok tabi...
e sen böyle belgesel yaparsan göstereceğn tek şey bedevi çadırı olur azizim...
Ülke belgeselleri bazında en başarılı olan belgesel ayna programının sunucusu ve tarif edicisidir. Arapçayı iyi bidiği için genellile arap lkererini gezen ama uzak doğudan amerikaya ve kutuplara kadar dolaşmadığı , belgeselii yapmadığı yer bırakmamıştır.
Samanyolu isimli güzide kanalı sadece kendisi için izliyorum desem yeridir. Sempatiktir ve insanda "saf bu adam ne guzel ya"intibası yaratır. Tamam telaffuz açısından ciddi hataları var ama sıkılmıyorum kendisini izlerken. "Dabülyü dabülyü dabülyü noktaa" demese program sonlarında adres verirken tam süfer olacak.