ölümünün 50. yılını yazmak bizim gibi kendisini sevmeyenlere düştüyse acıdım sana ey said. meğer senin sevgin de yalanmış. meğer nurcuların hafızaları zaman gazetesinden ibaretmiş.
edit: yalan mı ? var mı hatırlayan? ben göremedim. gören haber versin, boşuna eksilemesin.
--spoiler--
nursiyi seven milyonlarca türkiye yurttaşına bir mezar ziyareti bile çok görülmüştür bu alçak cunta tarafından. said nursinin hâlâ mezarı yok. fakat vefatının 50. yılında nursi yolunu takip eden milyonlar hâlâ var. ve bu milyonlarca insanımız hâlâ askerî vesayet zihniyeti tarafından mezarsız bırakılmak isteniyor...
--spoiler--
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların arkasından olur olmaz konuştukları, son devrin din mazlumlarından. yazdıklarıyla gönülleri aydınlatan güzel insan.
kiminin sövdüğü kiminin sevdiği insan. aklımıza "sövülüyorsan ve aynı zamanda seviliyorsan büyüksündür" sözünü getirir. büyüklük tartışılır karara varılamaz.
kitaplarında sık sık kendisini değersiz olarak anlatan, takipçilerini kendisini övmekten şiddetle men eden, önemli olan imani meselelerdir diyen bir adam. Mesele adam değil fikirleridir. Bu nedenle 'ölüm yıl dönümü hatırlanmadı' diye sözde tesbitler hiç bir şey ifade etmiyor.
ne evlenmeye karşı çıkmış ne evlenenlere laf etmiş zâttır.
kendisine isyanına destek vermesi için davet getiren şeyh said'e "yüz yıllardır islam'ın bayraktarlığını yapmış bu aziz millete kılıç çekmem" diyerek destek vermemiştir.
hal böyleyken böyle salaklıklarla onu küçültmeye çalışmak nasıl bir eblehliğin sonucudur?
dini denilen adamın yüzü biraz nurlu olur. ama bu zatın tek nuru soyadındaki doğum yeri olan nursi kelimesidir.
hülasa zaman kaybı olarak görülmelidir. fikirlerini önemeseyenleri görmek üzücüdür.
evlenmeye karşı çıkmıştır ki evlenmek kuran'ın emridir.
Radyo yayınlarını kutunun içindeki melekler ses dalgalarını iletiyor şeklinde açıklayan asrın mucizesi, bir de bu şahsın takipçileri vardır ki, bu rezaleti bile tabiat olayları, melekler vs. diye aklamaya çalışırlar.
söylediği bazı şeyleri emek sarfedip anlayınca nasıl düşünmüş diye hayret ediyor,hatta bazı konularda daha evvelden alt yapınız varsa eğer o konularla ilgili, kurduğu uyumlu bağlantılara pes diyorsunuz.
risale-i nur un temel eseri sözleri anlamak daha kolaydır. özellikle sözlerde nazara verdiği hikayeler rus klasikleri okumuşlara tarz olarak tanıdık gelecektir. zira rivayete göre klasikleri ruslara esir düştüğü dönemde okumuş.
sevdiğimden olsa gerek klasik ak sakallı evliya tipinden bambaşka çehresi çok derin ve etkileyici gelmiştir bana.
hakkında yırtık adam havasıyla yapılacak bir kaç deli saçması zırva ve yalan elbette onu değerden düşürebilecek değildir.hayır bu tiplerin yazılarını okuyunca hep aklıma din konusunda alakasızlığı aşikar insanların,dindarları koyun kendinide pek zeki çoban sanarak akıl vermesinin abukluğu gelir.yahu dindar az çok dini bildiği için senin bilmediğini senden daha iyi bilir.bu tipler din konusunda akıl verme mercii değildir ve olamazlarda.bunlar sadece kendi meşreblerince salya saçabilir.bununda tesiri yok.
sapla samanı birbirine karıştıran, mevzuyu anlayamayan anlayamadığını anlamadığı için komik duruma düşen ama komik duruma düştüğünüde anlayamayan üstüne birde karşıdaki muhattabını komik duruma düşürdüğünü zanneden kimselerin; mevzusu geçen ve men edilen şehvetperestliği sözde bilimcilik kisvesiyle farkındılığına varmadan akıllara ziyan biçimde savunmuş olduklarından sığ ufuklarını,mantık yürütme yetersizliklerini ve maksatlarının üzüm yemek olmadığını aşikar ettiklerinden bu muhterem zatın niye peşinden gidildiğine akıl yeterimemeleri doğaldır.zira o zat onlara ayna olmuştur.