Orta okulun sonlarında ve lise de arkadaş çevremin tesiriyle tanıdığım rapçi/ şarkıcı/ müzisyen/ güzel adam...
O zamanlar lisedeyim. güzelliğini bir türlü tadamadığım, hep sahilin kenarında kumlarla uğraştığım mekan ve zamandı. bir tutam mutlulukla çok fazla pişmanlığın damağımdaki tadıdır lise...
Hemen hemen her gün Okuldan çıkıp ilçenin ortasından geçen çayın, gözlerden ırak bir köşesinde olan ceviz ağacının altına koşa koşa giderdik. Kimimiz yurtta kalır, kimimiz akrabasında, kimimiz de kendi evinde ailesinin yanında; fakat ortak noktamız okuldan çıkınca ulaşmak istediğimiz ilk yer hep bu ağacın altıydı...giderken kola, cips, çikolata çekirdek ve sigaralarımızı iyice tamam eder adımlarımızı hızlandırırdık. Ben hep sigara için yanıp tutuşurdum o zamanlar. Ayakta ve yürürken sigara içmeyi hiç sevmediğimden o yol bazen öyle uzardı ki, ağacı gördüğüm zaman sanki sevgiliye kavuşmuş gibi sevinir, yürüyen adımlarım daha da hızlanır bir müddet sonra koşmaya başlardım..
Varır varmaz birisi kolaları döker, birisi cipsleri açar, birisi çikolataları bölerdi. ben bu arada ilk sigaramı içer rahatlardım. daha sonra da arkadaşlar Yiyecekleri yedikten sonra ben götürür herkese sigara dağıtır ve beraberce öyle nefis bir sigara tellendirirdik ki o sigaraların tadını bir daha alamadım... Sonra bizim rapçi arkadaş çıkardı sahneye. telefonunu çıkartır ve başlardık sagopa dinlemeye. Ben sigara içerken sessizliği sevdiğimden çoğu zaman sigaradan önce biraz efkarlanmak için bir kaç parça alır bazen de sigara içerken bir şey açmamaları için tartışırdım. Hemen hemen haftada en az 2-3 gün yaptığımız bu ritüelin ortak noktası sigara ve sagopa'ydı. Bazen cips , bazen kola, bazen çikolata, bazen de hiçbiri olmaz; ama sigara ve sagopa eksik olmazdı. Bazen birisinin işi çıkar gelemez ama sigara ve sagopa eksik olmazdı. ilk başlarda ben sagopa'yı pek sevmememe rağmen -b en müziği sevmezdim, tek derdim sigaraydı- okulun son senesi baktım ki ayaklarım benden habersiz o ceviz ağacın oraya gidiyor. tek başımayım. Baktım ki ceviz ağacının altına gelmişim. Arkadaşlarımdan attığım o sagopa parçalarını açtım. Ardından da çıkartıp bir sigara yaktım...
aylar, haftalar, yıllar böyle geçti. Yağmur yağar biz bağıra çağıra oraya koştururduk. Bazen hafta sonu bile o ceviz ağacının altında toplanıp eğlendiğimiz, muhabbet ettiğimiz olmuştur. Lise başkaydı, çok başkaydı ama ben biraz kıl birisiydim. Nedendir bilmiyorum o günler, o yaşadıklarımız bana pek zevkli gelmezdi. Hatta bazen sıkılır, bunalır, başka yerlere gitmek isterdim. Kimseyi beğenmediğimden değil, içimdeki gitme arzusu beni girdabına alır beni süreklerdi. Çoğu zaman arkadaşlarımın eğlencelerine pekte isteyerek katılmayıp, sadece onları yanlız bırakmamak için katılmışımdır. Lise sona geldiğimde bu durum biraz değişmişti. Herkesin değerini daha iyi anladığımdan artık bende onlarla daha çok vakit geçirmek istiyordum fakat bu sefer de onlar başka insanlarla tanımışlar ve onlarla vakit geçirmeye başlamışlardı. Sınav telaşı da ayrıca onları sarıp sarmalamış, vakitlerini iyice alır olmuştu. Bense rahattım. Sözelci olduğumdan son bir kaç aya kadar ne sınava doğru düzgün çalıştım, ne de derslere... Onlar matematikle, fenle, kimyayla cebelleşirken ben ceviz ağacının altında sigara içip uzaklara dalardım.
Sagopa benim için lisedir, hatıralardır, arkadaşlardır, dostlardır, efkarlanarak yaktığım sigaralardır...
Parçaların nasıl olduğunu açıkçası ne lisede ne de liseden sonra düşünmedim. Yunus özyavuz'un ne kadar yetenekli bir rapçi olup olmadığı, müziklerinin kalitesi, dinleyici kitleyicisi de beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor... çoğu parçasının sözleri beni büyülemiştir ve Bu parçaların sözlerinin çoğunda gözlerimi dolduracak hatıralarım vardır. ben sadece bunu bilir bunu düşünürüm. durum bu olunca yaptığı sanatı incelemek veya değerlendirmek bana çok boş geliyor.. Ne zaman bir yerlerde rastgelsem lise hayatım gözümün önüne gelir, biraz hüzünlenirim. Yıllardır görmediğim, yıllardır muhabbet etmediğim, özlediğim, beraber sigara içip dertleştiğim, gülüp eğlendiğim, bazen tartışıp kavga ettiğim, bazen beraber kavga ettiğim canımdan çok sevdiğim arkadaşlarım aklıma gelir. değerini bilmediğim insanlar aklıma gelir. Belki aylardır dinlemiyordum bu şarkıları. biraz önce müzik dosyaları arasında en sevdiğim parçasını gördüm. Aklım o günlere gitti, gözlerim doldu... Umarım arkadaşlarım bana hala kıymet veriyorlardır...
...
rıhtımlarımdan gemiler kalktı, yolcular ağırladım ağır ağır
revanlarım,
Güneştim bir ara yağmur oldum...
kendi deryalarımda kendimi zor boğdum.
...
az once doğdum
halatım yirmi yedi boğum
sele gitti ağustosum
vasiyet etmek istedim Şarkılarımı kızıma, hep sonunda kendimi vurdum.
Şarjörü doldurdum..
Koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm
sanma cok telaşlıyım, durgunum biraz.
solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık.
sen de gel peşimden amma çok çalış
duvarda yazmaz her kural,
yumruk yersin yılma kalk, dayan!..
...
Lan şu adamın yaptığı en berbat rap gibi rap yapın sonra eleştirin kıç üstü oturmakla eleştiri olmaz eleştiri olsa da s.ke takmazlar siz dinlemeyin ama dinlemediğiniz adamı da yok ilahici yok o yok bu diye eleştirme hakkınız yok.
Türkçe rap sanatçısıdır kendisi. Bazı şarkıları sevmesede sözlerine bakarım. iyi bir şair kararımca kendisi.
'şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim.
babam için cennet gerekli, ben hep bunu bildim.''
Bunun gibi yüzlerce sözlere sahip. (bkz: Kötü insanları tanıma senesi)albümü favorilerim arasında.
allah sabır versin ne diyelim. Çoluk çocuğun müzikten anladığı bu kadar. Ayrıca yaptığı iş değil çapsız duruşu ve ilkesizliği eleştirilmiştir kendisinin. pançlaynn demesini/yazmasını öğrenen herkes üstat zaten memlekette.
şu en iyi denilen dünya çapında denilen beatı fl kullanan herkes yapar anasını satayım klavyeden ritim kasıp hint ezgilerine 90-95 bpm beat yapmak mı marifet... onu yapamayanı dövüyorlar zaten.
Run-D.M.C leri, Public Enemy leri, Kool G Rap'i, Talib Kweli ve daha nicesini 50 yaşındaki adamlarda dinliyordu bırakın eminemi cartı curtu. Sistemi eleştiren sisteme karşı söyleyeceklerini söyleyen herkes her yaştaki kitleye hitap eder.
Rap kulüplerin değil sokakların müziğidir. Rap etilerin değil varoşların müziğidir. Sisteme karşı atar yapan, söyleyebilecek iki çift lafı olan sivaslı zalım mc bile sagopa denen adamdan yeğdir. Rap 3-5 ergenin aşk acısına derman olacak bir yaşamın parçası değil yoksulun, ezilmişin, asgari ücretlinin, kısacası garibanın müziğidir. 40 yaşındaki mc'ler norm ender gibi birinin yaptığı "çıktık yine yollara" gibi bir parça yapamıyorsa otursun liseli ergenleriyle en iyi benim mastürbasyonu yapsın.
öncelikle kendisi de 25 yaş altı insanlara hitap ettiğini çoktan anlamış hatta bunu çekinmeden söylemiştir.
+neden çok fazla olgun yaş gruplarına hitap edemiyorsunuz?
-insanlar 25 yaşına gelince evleniyorlar, çocukları ve işleri oluyor. artık melankolik takılmıyorlar.
ilahi yapmıyordur sadece özgündür ve kendi tarzını yaratmıştır. arabesk rap yapıyor diyenler ise sağolsunlar arabesk rapçileri başımıza çıkardılar.
insanlık olarak çok iyi biri olduğunu söyleyemem, çok yakından tanımıyorum ama röportajları ben odaklı olan bir insan illa ki egoisttir.
yeni şarkıları eskinin tadını veremez,vermiyorda. romantizma, bpg ve kits efsane 3 albüm olarak kalacaktır. ben de lise yıllarımda tanıştım. kendime sarılır donarım şarkısı ile yakalamıştı beni. 2.5 yıl bende soluksuz dinledim. şimdi arada yine dinliyorum efsanelerden o kadar. bir de terapi dinlerken sigara yakmazsan olmaz.
bence bir oturup düşünmeli "neden sadece liselilere ve üniversiteye yeni başlamış kişilere hitap ediyorum neden beni dinleyen yaşça büyük kesim sayısı daha az..." deyü.
bir otur düşün paşam. rap müzik protest olmayı gerektirir. Ben yaptığın son ep dahil 7-8 yıldır hiçbir boku eleştirdiğini göremedim.
--spoiler--
başbakan bir metro yerine doğa'mı geriye ver
kültürüm piç oldu özür için dilekçe ver
--spoiler--
diyen adam gitti yerine her anlamda yalama olan bir adam geldi. insan yaşlandıkça olgunlaşır bu yaşlandıkça içi boşaldı. Yolunmuş tavuktur benim için sagopa kajmer.
ek: ayrıca son yaptığı yasal albümden sonra albümümü korsan dinleyenlere hakkımı helal etmiyorum diyerek çokça güldürmüştür.
ulan seni dinleyen liseli çocuğun cebinde albümüne verecek 20 lira olsa zaten seni dinlemez. hem bu nasıl bir üsluptur lan sen nasıl bir sanatçısın?
Tayyip erdoğan'ın sanatçı versiyonu.
Zamanında küfürbazın allahı, esrarkeşin ilahıyken bir anda dine dönüp allahçı olan * ama hala gizli, kuytu köşelerde esrarın dibine vuran, parçalarının sözlerini beğendiğim ancak parçalarını rap değil de daha çok ilahiye benzettiğim kişi.