sagopa kajmer

entry3190 galeri
    2159.
  1. Orta okulun sonlarında ve lise de arkadaş çevremin tesiriyle tanıdığım rapçi/ şarkıcı/ müzisyen/ güzel adam...

    O zamanlar lisedeyim. güzelliğini bir türlü tadamadığım, hep sahilin kenarında kumlarla uğraştığım mekan ve zamandı. bir tutam mutlulukla çok fazla pişmanlığın damağımdaki tadıdır lise...

    Hemen hemen her gün Okuldan çıkıp ilçenin ortasından geçen çayın, gözlerden ırak bir köşesinde olan ceviz ağacının altına koşa koşa giderdik. Kimimiz yurtta kalır, kimimiz akrabasında, kimimiz de kendi evinde ailesinin yanında; fakat ortak noktamız okuldan çıkınca ulaşmak istediğimiz ilk yer hep bu ağacın altıydı...giderken kola, cips, çikolata çekirdek ve sigaralarımızı iyice tamam eder adımlarımızı hızlandırırdık. Ben hep sigara için yanıp tutuşurdum o zamanlar. Ayakta ve yürürken sigara içmeyi hiç sevmediğimden o yol bazen öyle uzardı ki, ağacı gördüğüm zaman sanki sevgiliye kavuşmuş gibi sevinir, yürüyen adımlarım daha da hızlanır bir müddet sonra koşmaya başlardım..

    Varır varmaz birisi kolaları döker, birisi cipsleri açar, birisi çikolataları bölerdi. ben bu arada ilk sigaramı içer rahatlardım. daha sonra da arkadaşlar Yiyecekleri yedikten sonra ben götürür herkese sigara dağıtır ve beraberce öyle nefis bir sigara tellendirirdik ki o sigaraların tadını bir daha alamadım... Sonra bizim rapçi arkadaş çıkardı sahneye. telefonunu çıkartır ve başlardık sagopa dinlemeye. Ben sigara içerken sessizliği sevdiğimden çoğu zaman sigaradan önce biraz efkarlanmak için bir kaç parça alır bazen de sigara içerken bir şey açmamaları için tartışırdım. Hemen hemen haftada en az 2-3 gün yaptığımız bu ritüelin ortak noktası sigara ve sagopa'ydı. Bazen cips , bazen kola, bazen çikolata, bazen de hiçbiri olmaz; ama sigara ve sagopa eksik olmazdı. Bazen birisinin işi çıkar gelemez ama sigara ve sagopa eksik olmazdı. ilk başlarda ben sagopa'yı pek sevmememe rağmen -b en müziği sevmezdim, tek derdim sigaraydı- okulun son senesi baktım ki ayaklarım benden habersiz o ceviz ağacın oraya gidiyor. tek başımayım. Baktım ki ceviz ağacının altına gelmişim. Arkadaşlarımdan attığım o sagopa parçalarını açtım. Ardından da çıkartıp bir sigara yaktım...

    aylar, haftalar, yıllar böyle geçti. Yağmur yağar biz bağıra çağıra oraya koştururduk. Bazen hafta sonu bile o ceviz ağacının altında toplanıp eğlendiğimiz, muhabbet ettiğimiz olmuştur. Lise başkaydı, çok başkaydı ama ben biraz kıl birisiydim. Nedendir bilmiyorum o günler, o yaşadıklarımız bana pek zevkli gelmezdi. Hatta bazen sıkılır, bunalır, başka yerlere gitmek isterdim. Kimseyi beğenmediğimden değil, içimdeki gitme arzusu beni girdabına alır beni süreklerdi. Çoğu zaman arkadaşlarımın eğlencelerine pekte isteyerek katılmayıp, sadece onları yanlız bırakmamak için katılmışımdır. Lise sona geldiğimde bu durum biraz değişmişti. Herkesin değerini daha iyi anladığımdan artık bende onlarla daha çok vakit geçirmek istiyordum fakat bu sefer de onlar başka insanlarla tanımışlar ve onlarla vakit geçirmeye başlamışlardı. Sınav telaşı da ayrıca onları sarıp sarmalamış, vakitlerini iyice alır olmuştu. Bense rahattım. Sözelci olduğumdan son bir kaç aya kadar ne sınava doğru düzgün çalıştım, ne de derslere... Onlar matematikle, fenle, kimyayla cebelleşirken ben ceviz ağacının altında sigara içip uzaklara dalardım.

    Sagopa benim için lisedir, hatıralardır, arkadaşlardır, dostlardır, efkarlanarak yaktığım sigaralardır...

    Parçaların nasıl olduğunu açıkçası ne lisede ne de liseden sonra düşünmedim. Yunus özyavuz'un ne kadar yetenekli bir rapçi olup olmadığı, müziklerinin kalitesi, dinleyici kitleyicisi de beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor... çoğu parçasının sözleri beni büyülemiştir ve Bu parçaların sözlerinin çoğunda gözlerimi dolduracak hatıralarım vardır. ben sadece bunu bilir bunu düşünürüm. durum bu olunca yaptığı sanatı incelemek veya değerlendirmek bana çok boş geliyor.. Ne zaman bir yerlerde rastgelsem lise hayatım gözümün önüne gelir, biraz hüzünlenirim. Yıllardır görmediğim, yıllardır muhabbet etmediğim, özlediğim, beraber sigara içip dertleştiğim, gülüp eğlendiğim, bazen tartışıp kavga ettiğim, bazen beraber kavga ettiğim canımdan çok sevdiğim arkadaşlarım aklıma gelir. değerini bilmediğim insanlar aklıma gelir. Belki aylardır dinlemiyordum bu şarkıları. biraz önce müzik dosyaları arasında en sevdiğim parçasını gördüm. Aklım o günlere gitti, gözlerim doldu... Umarım arkadaşlarım bana hala kıymet veriyorlardır...

    ...
    rıhtımlarımdan gemiler kalktı, yolcular ağırladım ağır ağır
    revanlarım,
    Güneştim bir ara yağmur oldum...
    kendi deryalarımda kendimi zor boğdum.
    ...

    az once doğdum
    halatım yirmi yedi boğum
    sele gitti ağustosum
    vasiyet etmek istedim Şarkılarımı kızıma, hep sonunda kendimi vurdum.
    Şarjörü doldurdum..

    Koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm
    sanma cok telaşlıyım, durgunum biraz.
    solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık.
    sen de gel peşimden amma çok çalış
    duvarda yazmaz her kural,
    yumruk yersin yılma kalk, dayan!..
    ...
    0 ...