şut çektiğinde topu taca atması, orta yaptığında gol atması dışında tam bir şovmen olup, taraftara oynayan ancak gerçekten her oynadığı maçta yürekten oynayan sağ beklerin kazma olduğunu birkez daha ispatlayan futbolcu. (bkz: takoz recep)
sabri nin yokluğunda gerçekten boşlukta hissediyorum. o gidişi, mimikleri, hakeme kızışı hepsi ayrı bir komedi. millet bu kadar üstüne gittikçe daha bir dikkatli izliyorsun hareketi. artık her izleyen ''sabri iyi vurur oralardan golü var.'' şeklinde tepki veriyor.
gün geçmiyor ki sabri'yle ilgili bir espri daha yapılmasın. "bazen kendimi tek kişilik baraja çarpan sabri'nin ortası gibi hissediyorum..." allah düşürmesin*
futbolu konusunda diyebileceğimiz tek olumlu şey hızı ve istekli oynamasıdır. genellikle saçma sapan oynar ve beceriksizliği bıktıracak cinstendir. ancak işin pis tarafı, nadirde olsa ronaldo gibi takımını sırtlar. işin daha da pis tarafı ise, iyi oynadığı maçlarda çaktırmadan kendisine hayret eder.
hollanda maçında iki kişiyi çalımlayıp son hamlede yere düşüp faul kazandırması ile göze girmiş futbolcu. bazen sabri nin içine messi nin girdiğinin farkındayım. hocalarda bunu farketmese hala sabri yi oynatır mı?