Bak ben sana , senin neler istediğini sayayım . Evvela bütün muvaffakiyetinin başı olarak büyük bir iltimas arayacaksın...itiraz etme , bal gibi arayacaksın . Hatta eğer son sınıflara yaklaştıysan aramaya başlamıssındır bile . Ondan sonra memleketin göz önünde bir yerine tayin olunmak . ihtisas yapmak imkanlarını elde etmek . Sonra para kazanmak . Bol bol , avuç avuç , çılgınlar gibi kazanmak . Sonra güzel bir karı almak . Kafaca anlaşacağın ve ruhu ruhuna uygun bir kadın değil ! Herkes gördüğü zaman ' aman ! Bakın , falancanın enfes karısı var ! ' desin yeter . Yalnız bu noktada idealistsiniz ; ve maddi menfaatler ve rahatlar haricinde yegane manevi zevkiniz budur : güzel karı alıp herkese parmak ısırtmak . Sonra otomobil , apratman ... Daha sonra göbek , poker vesaire ... Hayatınızı gözümün önüne serilmiş gibi görüyorum , birley dediğim de yok , pekala ! Demek ki böyle icap ediyormuş , böyle olsun . Fakat bu istikbale hazırlanırken şu yaptığınız işler tarzındaki bir mukaddemeye ne lüzum var ? Yarın yaşlanınca eşe dosta ' gençliğimizde çok idealisttik ama , hayat insanı değiştiriyor ... Şimdi realist olduk .. Ah o ateşli günler ! ' diyebilmek için mi ? Bu kısa gevezelik devrine sırtınızı vererek bundan sonraki hayatınızın kepaze ve boş mahiyetini mazur göstereceğinizi mi ümit ediyorsunuz ?
Sabahattin ali - içimizdeki şeytan
"Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkan olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi."
Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna
En kuvvetli insanın bile ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz? (kürk mantolu madonna)
ergenlerin son zamanlarda gözdesi olmuş türkiye'nin sayılı olan yazarlardandır sabahattin ali. hani şu ''tumbler girl'' kalıbında olan insanlar masanın üzerine, bir kahve üç beş tane renkli kalem ve kürk mantolu madonna'yı koyup ve bu fotoğrafı binlerce kez shoplayıp; sosyal mecralarına fotoğraf olarak koyuyorlar. halbuki çoğu sabahattin ali'yi tanımıyorlar bile, herkes okumuş bu adamı bende okuyayım modunda. neymiş bakalım bu '' kürk mantolu madonna'' diye. bir çoğu da okuduğundan bir bok anlamıyor, saçma sapan şekilde kitaptaki sözlerin altını çiziyor. halbuki kürk mantolu madonna öyle mi? tabikii değil sevgili sözlük.
sabahattin ali gibi türk edebiyatının önde gelen bir yazarını ; elif şafak, pucca vs. gibi yazar diyemeyeceğim insanlarla beraber popüler kültüre alet ediyorlar. bırakın sabahattin ali popüler kültüre ait olmasın, bırakın yeraltı edebiyatında kalsın. emin olun böyle yaparak eski edebiyat kültümüzü geri kazanmış oluruz.
neyse, umarım içimizdeki şeytanın ve kuyucaklı yusufun boku çıkmaz, onları da ergenlerin elinde bir obje olarak görmeyiz.
saçma sapan yerlerde sırf gösteriş olarak bahsedilmesini kenara bırakın muhteşem bir yazar çok yönlü düşünce adamı mutlaka mehmet saydur un marko paşasını okuyun romanları dışında nasıl bir kişilik olduğunu görmek için.
“Benim beklediğim aşk başka! O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilemez bir istemek!”
''Bu şehirde yaşayan milyonlarca insandan ancak birkaç tanesiyle konuşmuş, yalnız bir tanesini tanımıştım.Belki bu da kafiydi... Bir insana bir insan herhalde yeterdi...''