demokrasi demokrasi diye uluyan bir güruh vardı, şimdide varlar. demokrasi zıt görüşlerin fikrine saygı duymak değil miydi. bu güruh sürekli bu sakızı çiğnedi yıllarca. imam hatipler kapatılsın, başı kapalılar öcü, çarşaflılar ninja, Müslüman yaşamaya çalışıyorsa gerici, kahrolsun şeriat. "benim CHP' li ve namaz kılan arkadaşlarım da var" yalanı. ne hikmetse cemaat arasında hiç CHP' li namaz kılan göremedik.
neyse buradan şuna bağlayalım. Rıdvan yıllarca top koşturdu ve adını bilmeyen yoktur, çok iyi topçudur. ben g. s. tutuyorum hiç sevmem.
"evet" dedi diye futbolunu da kötüleyen güruh yukarıdaki yazdığım kitle ile aynı. ne tesadüf diyeceğim ama değil.
onlardan değilsen gericisin dir. hayır de yeter ki sen Abdullah Öcalan da olsan bağırlarına basarlar. dünyada ne kadar o. ç. olduğun önemli değil, yeter ki hayır de. bir şekilde sana insan muamelesi yapar bu güruh.
bu arada açılım muhabbeti yapacak arkadaşlara şimdiden tavsiye, PKK 'yı meclise ilk sokan CHP dir. Leyla Zana yı araştırıversin bir zahmet. evet.
tam bir fiyasko. altay'a gol atmış. altay ne lan? rıdvan her maçta kendini yere atardı. zaten çok çelimsizdi, sakatlandı mı iyileşemezdi. onun gibi yüzlerce topçu vardı ligde. sadece türkiye çapında ünlü olan tiplerden biri işte...
Beşiktaş'lıyım. Babam Fenerbahçelidir; ikimizin de geçmişinde herkes kadar futbol oynamışlık var; babam benden daha profesyonel oynamış vaktinde. ikimiz de fanatik değiliz; oturup bağırıp çağırmadan maç izleyebiliriz;
inönü Stadı'nda Beckanbauer'i canlı izlediğini gözleri parlayarak anlatır; taraftarların karışık oturup kavga dövüş olmadığını, Pazar günleri inönü'de iki maç arka arkaya seyredip köfte ekmek bira yaptıktan sonra eve geldiklerini. klasik hikayeler.
Cemil Turan favorisidir. "bi baldır vardı..." diye başlar, tatlı anlatır. bi de Rıdvan. "aniden dururdu böyle, el freni çekmişsin gibi.." diye girer, "o kazma Yesiç sakatlamasaydı" diye bitirir; "Messi olurdu o çocuk Messi.." diye ekler.
dünkü kayseri maçından sonra kanalları gezerken ntvspor'da durdum, bakiyim dedim Rıdvan ne diyecek. babam "geç şu adamı." dedi. niye ya dedim fenerbahçe yenilince zevkli olur bunu izlemesi.
"yok ya" dedi. "sattı bu çocuk kendini; bitti benim gözümde."
103 gollü şampiyon sezondaki performansı, Altaya attığı şahane gol, aniden durması, Hayrettin'i delirtmesi bir sürü hikayesini muktedirlere sevimli görünmek için sattı bu adam.
milletin hafızasına kazıdığı o kadar güzel hatırayı çok şık bi koltukta gözlerinde kazanacağına olan inancın parlaklığı ve yüzündeki vıcık vıcık gülümsemesi ile "sen de var mısın karrrrşim" derken sildi attı.
kendisi de farkındadır muhakkak, yapmıştır hesabını. demek ki değiyor, değecek. bu işlerin sonu ne olur göreceğiz ama Yesiç'in kulakları artık daha az çınlayacak. o kesin.
ülke içinde iyi kötü bir seveni vardı kendi çapında ama son siyasi çıkışıyla kendinden soğuttu iyiden iyiye.. resmen kendi ayağına sıktı lâkin bunu kendi hür iradesiyle mi yaptı, tabi ki hayır! reis öyle istedi öyle oldu zira.. kampanyaya dahil olmasaydı muhtemelen epey bi ekranlardan uzak durur, sonra da unutulur giderdi ve o da şeytan rıdvan'a yakışanı yaptı nihayetinde..