tosic in beşiktaş yarı sahasının ortasında '' faulle uzaktan yakından alakası olmayan '' pozisyonunu konuştu da konuştu. maçtan bir gün sonra fener maçını yorumlarken yarım saat daha konuştu.
konya ve karabük katliamlarına '' gık '' diyemedi. bu ve abdülkerim durmaz fenerbahçe yorumcularının ekserisinin özeti gibi.
Futbolun içinden birisinin tff başkanı olması Türk futbolu için olumlu bir gelişme olur. Basketbol federasyonu yıllardır eski basketbolcuların başkanlığında başarıdan başarıya koşuyor, futbolda da bu neden olmasın?
açıklamaları ağzım açık okudum. bir fenerli olarak mütevazilikten uzak buldum konuşmalarını rıdvan dilmen den beklemediğim bir dil yani normalde böyle olmadığından olsa gerek. ancak kendisi federasyon başkanlığına da milli takım teknik direktörlüğüne de fenerbahçe teknik direktörlüğüne de yakışır gelirse de desteklerim hangisi olursa olsun. aziz yıldırımın kurbanı oldu yoksa çıktığı camiada bu futbol bilgisiyle uzun yıllar teknik direktörlük yapabilir ve başarılı da olur bence.
Sinan Engin'in açıklaması var, zaten çoğumuz da biliyoruz. ' Federasyon başkanı olmak için başbakanın izni lazım.(R.Tayyip başbakan iken)' Sonuç itibariyle Rıdvan-Emre-Arda-Acun-F.Şahenk gibi cumhurbaşkanının çok sevdiği bir spor topluluğu var. Spor ile alakalı gündemlerde arkadaşların bilgisine başvuruluyor, Fatih Terim-Arda olayının perde arkasında cumhurbaşkanı olduğunu söyleyenler de mevcut. Rıdvan'ın bunları söyleyebilmesinin sebebi destek görecek olması. Hatırlarsınız, H.Şükür de aynı beyanları veriyordu sık sık. Fetö muhabbetleri çıkmasa muhtemelen TFF başkanı o olacaktı falan falan..
Rıdvan'ın ilk olarak direkt başkan olmasını değil de, federasyon da daha alt pozisyonlarda görev almasını yeğlerim ilk aşamada. Ne olursa olsun idari bir iş, yorumculuk ile bir ilişkisi yok. Bu benim şahsi düşüncem tabi. Hayırlısı olsun, ama Demirören'den iyi olacağı malum değil midir ?
köfte ekmek yedikten sonra maça çıkan ve tanjuvari bir sağ ayakiçi plasesi ile gol atan oyuncu. Tabi o yıllarda Caddebostan Maksim, futbolcuların da uğrak yeri. Şeytan lakaplı Rıdvan ile arkadaşları Bülent Ersoy'u izlemeye gitmişler. Konuklardan birisi: "Bülent Hanım, Şeytan da burada demiş". Ersoy da, ne şeytanı ayol Şam Şeytanı mı diyince, Rıdvan bira şişeni sahneye fırlatmıştı. Bu olay Dilmen'den beklenmeyecek bir davranış olsa da, bugüne kadar başka hiçbir skandala adının karışmaması, bu kötü olayın yeniden anılmasının önüne geçmiştir. Ama kısacası, bir Beşiktaşlı olsam da derim ki; Rıdvan sadece iyi bir futbolcu değildi. Rıdvan, yeri doldurulmayacak türden bir sağaçıktı. 80'lerin rengiydi. Sadece bir benzeri olan bir Ribery vardır. O da fiziği daha iyi olduğu için iyi takımlarda oynamıştır.
Bende eski turkiyeye mâl olmus topcularin baskan olmasi taraftariyim lakin dun gece ridvan bi farkli konustu. Boyle bir sekil sukullu konustu artik fatih hocaya karsi mi oyle konustu bilmiyorum.
Ulkedeki en iyi yorumcuyum dedi belki kendine gore hakli, futbolu iyi bilen biriyim dedi evet cidden bazen yaptigi tespitler muthis onda da hakki var ama kariyerinden falan bahsetti oralari tam idrak edemedim.
Dunku olay bi garipti, bi tepkiydi. Bana kalirsa terimin hegomonyasina bi tepkiydi.
Ozellikle surekli oguzu, rustuyu, aliyi, metini dillendirmesi de bunun en buyuk kanitidir bana kalirsa.
tff başkanlarının tarafsız olduğunu hatırlaması gereken fenerbahçeli yorumcu. mesela şimdiki tff başkanı demirören önceden bjk başkanıydı. daha önce tff başkanlığı yapmış olan mehmet ali aydınlar fb de başkanlığa aday oldu. yine daha önce tff başkanlığı yapmış haluk ulusoy gs de başkanlık seçimi olursa başkanlığa adaylığını koyacağını açıkladı. bunlar benim bildiklerim girip araştırmaya lüzum bile görmeden yazdıklarım. araştırsam eminim ki tff başkanlığı yapmış isimlerin bir çoğunun başka bir kulüpte daha önce veya daha sonra görev yapmış olduğunu bulurum.
taraflı olmak tff başkanı olmaya engel değil bu ülkede. keşke öyle olsaydı ama daha önce bu durum böyle değilken şimdi rıdvan dilmen taraflı nasıl tff başkanı olacak demek de biraz saçma oluyor maalesef.
Annesi makbule hanım anneannemlerin kapı komşusuydu. Çok fakirdiler. Babaları var mıydı yok muydu başlarında onu hatırlamıyorum konuşmalarda hiç bahsi geçmezdi. Anneannemlerin zamanında çok yardım ettikleri söylenirdi. Tüm mahalleli edermiş ama dedem nazillinin ilk sarraflarından dolayı zengin olduğu için esaslı yardımı o yaparmış, hatta epey bir süre ev kirasını bile ödedi galiba.
O yoksulluk nedeniyle rıdvan o kadar çelimsiz bir insan. Yetersiz beslenmenin sonuçları.
O yüzden annesinin ölümünün acısı biraz farklı gibi. Her annenin ölümü çok acıdır ama bir de hayatını hep sıkıntı, hep sefaletle geçirmiş, gün yüzü görmemiş annenin ölümü biraz daha acı sankı. Küçük bir çocuk olarak annenizin gözlerinizin önünde nasıl acılar içinde olduğunu görerek büyümek ayrı, her anıyla mutlu, bir eli yağda bir eli balda, hiç sıkıntı çekmeyen bir annenin yanında büyümek farklı.
Allahtan Rıdvan çok zengin oldu da ileri yaşlarında bile de olsa annesini biraz rahat ettirebildi. ilk işi ona ev almaktı zaten.
Ama küçüklüğündeki annesinin sıkıntılarını acılarını dindirmek için çok geç artık. Otuz tane ev alsa da makbule hanımın hayatı çöp olmuştu bir kere...O yüzden daha bir üzüldüm Rıdvan'ın kaybına. Hiçbir zaman o günlerini telafi edemeyecek olması, bunu bilmesi, annesini başkalarının elinden bir kap yemek alacak kadar muhtaç halde görmesi...çok üzücü olmalı.
Karşıyaka spor kulübünde emeği olan, son günlerde annesini kaybetmiş spor adamıdır.
Fanatik fenerli olsada yorumlarını her kesime izletebilen maç sonları hemen ntvyi açtıran yorumcudur aynı zamanda.