çoğu yorumcunun kahve sohbeti gibi yorum yaptığı yerde elinde notlarla yayına çıkan, çoğu yorumcunun herşeye maradonna gözüyle bakıp kimseyi beğenmediği zamanda "bak bu çocuk ilerde büyük futbolcu olur, geçen maç şu hatayı yaptı şimdi yapmadı" diyen, polemik yaratmaya uğraşmayan sözüne güvenilir tek yorumcudur.
6 nisan 2009 fenerbahçe eskişehirspor maçından önce barda sabahlayan batuhan karadeniz'le ilgili :
"Batuhan henüz 18 yaşında, istikbal vaad eden bir oyuncu. Maçtan bir gece önce 04.00'e kadar gece kulübünde eğlenmiş. Bunu gören arkadaşlarımız söyledi. Ben 18 yaşında Boluspor'da oynuyordum, Batuhan'ın yaşındaydım. Ligin ilk haftası Fenerbahçe, ikinci haftasında Galatasaray maçımız vardı. Batuhan sabaha kadar barda uyumadı ya, ben de o zamanlar odamda uyumuyordum. Fenerbahçe ile Galatasaray'la maçımız var diye heyecanlanıyordum. Futbolculuk kolay meslek değil. Aslında dünyanın en zevkli mesleği. Hem hobi, hem para kazanıyorsunuz. Beşiktaş'ın kiralık oyuncusunun, Milli Takım oyuncusunun olaya böyle bakması, Türk futbolu ve kendisi için büyük kayıp."
demiş ve büyük futbolcu nasıl olur anlayabilene gayet güzel açıklamıştır.
6 nisan akşamı beraber izmir'e dönmüşlüğümüz vardır. kendisi gayet sakin, efendi biridir. lakin ispanyolcası yoktur. daha da ötesi bence ingilizcesi de yoktur. bebekli bir ispanyol çifte oturacak yer göstermiştir. bu esnada sahiden göstermiş olması ne kadar ciddi olduğunun kanıtıdır.
futbol kabiliyeti ve futbolu yorumlayabilme yetenegi tartisilmaz birisi olmasina ragmen, milliyet'de haftada bir kere yazdigi bahis yorumu yazilari bir o kadar basarisizdir. demek ki futbolda iyi analiz yapabiliyor olmak ile bahis oynamak arasinda ucurumlar varmis.
benim anlamadigim ise milliyet'in neden kendisine hala bahis yorumlari yaptirmasidir.
engin futbol yorumlama ve okuma yeteneğine gerçekten hayranız. ama özellikle arda turan'ın açıklamalarını semih şentürk'ün hareketinden soyutlayarak yorumlaması, yorumcu olarak katıldığı bir galatasaray maçının devre arasındaki (mikrofon açık kaldığında) konuşmalarını akla getirmiştir.
evet yanlıdır kendisi ve bu yanlılık kendisine yakışmamaktadır.
fenerbahçe aşkını yorumculuktan soyutlayamayan insan. bu aşk o kadar kör edebiliyor ki kendisini, rakibinde hayati bir hasar bırakabilecek şekilde kafa atan lugano yerine, maç sonunda biz abimize içeride çirkeflik yapmayız, saygıda kusur etmeyiz ama abilerimiz de bize sevgiyle davranacak diyen arda'yı mafya ilan etmeye sebep olacak şekilde saçmalatabiliyor.
bu akşamki barcelona maçında yine yarmış abimizdir. barcelona'nın on üç buçuk pas yaptığını, faulün sarı buçuk kartlık olduğunu belirtmiş; barcelona'nın 100. golünü de "kıskandım şimdi bak" diyerek yorumlamıştır.
ayrıca, spikerin adını allah'ını seven söylesin. 5 yaşında çocuğun kurmayacağı cümleler, saçmasapan örnekler, konuyu uzatmalar falan. "hakem maçtan sonra bu olaya karıştığını söyler herhalde, asisti o yaptı. olay bende başlıyor der, ehieh" tarzında aptal aptal konuşmalar.
haftanın takımı fenerbahçedir. haftanın asistinin fenerbahçeli, haftanın golünü fenerbahçeli yapıp atmıştır. haftanın teknik direktörü fenerbahçenindir. haftanın oyuncusu da fenerbahçelidir.
oldu olacak barça fener maçı uydurun, fenerbahçe'ye 1.05 oran verin mına koyim.
her zaman söylerim, şahsımın milli takım teknik direktör adayıdır.
nihayetinde bir yerde karşılaştık ve iki kelam etme fırsatı yakaladım kendisiyle. bir insan bu kadar mı sevecen, bu kadar mı içten olabilir? "hocam bir fotoğraf çektirsek" diye yanaştığınızda "gel şuradan çekelim daha rahat olur" der bu adam, fotoğraf çektirdikten sonra bakarsın lan sanki sen ünlü bi adamsın o ise öylesine vatandaş. sen mal bi duruştasın adam gülüyordur, inanılmaz mutludur.
aramızda şöyle bir muhabbet de geçti;
* hocam biz bu fener'i bu haliyle yenemiyorsak şampiyon falan olmayalım.
- siz zaten bizi bu halimizle yenemiyorsanız, zaten bir daha yenemezsiniz.
fenerbahçeli midir? fenerbahçelidir. programlarda da takımları yorumlarken en objektif yorumlayan adamdır. fenerbahçe kaybettiğinde sinirlidir fenerbahçe maçını yorumlayacakken "bu maçın nesini yorumlayacaksın güntekin?" deyip yorumlamaktan kaçınır "yorumlanacak bir şey yok" der. fenerbahçe'yi kayırır evet. lig tv yorumcusuyken daha bir aleniydi bu durum ama yine de doğru teşhis yapar bu adam ama diğer yandan şimdi mustafa denizli'nin yaptığı hataları anlatır derim "lan ben ahanda maçı izlerken aynısını düşündüm" paralel düşünüyoruzdur bu adamla çoğu zaman. diğer takımların maçları ona keza.
ha son olarak, karşılaştığımız yerde vedat inceefe de vardı grupta, öyle o tipik agresif bakışlarını atıyordu. kendisine "vedat abi bi fotoğraf çektirsek" falan demediğimiz için kıl kapmıştır belki ama vedatçım bir rıdvan hoca'nın kariyerine ve şu anki konumuna, halktaki yerine bak ona rağmen müthiş bir tevazu, müthiş bir içtenlik bir de kendine bak. o kasıntı haline, kimseyi sallamaz haline. hani ara sıra rıdvan hoca ile beraber dolaşıyorsunuz azıcık örnek al.
hocam çok büyük adamsın. bir de ahmet çakar ile karşılaşma fırsatı bulursam, futbol olayında bende büyük yeri olan adamlar listesini tamamlamış gibi olacam.
son %100 futbol programında aziz yıldırım'a güzel bir hatırlatma yapmış kişidir.
aziz yıldırım: eskiden fenerbahçe stadında tuvaletlere paçalarımızı yukarı çekerek girerdik hatırlıyor musun?
rıdvan dilmen: olsun, fenerbahçe o zaman da büyüktü.
arada fenerbahçeli olduğunu belli etmese, kusursuz diyebileceğim futbol yorumcusu. 1-2 yıl içerisinde fenerbahçe'ye teknik direktör olarak gelirse şaşırmam.
futbol sezgileri ve içgüdüleriyle teknik bilgisinin birleşmesi karşısında dilimin tutulduğu kişi. sezon başında bulunduğu tahminlerin bu sene hepsinin doğru çıkması, yoksa futbolun nostradamus'u mu dedirtiyor.
bir ara fatih terim'in yerine milli takımlar teknik direktörü olmasını önerenler bile olmuştur, öyle de komik bir kitlesi, seveni sayanı vardır... herhangi bir yorumcudan fazlası olmayan sıradan yorumcudur. küçük takımlarda biraz biraz teknik adamlık yapmış, kendi camiasındaki teknik direktörlük serüveni ise birkaç hafta sürmüş ve bitmiştir, o kadar...