Rüya, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden[1] biri olup, uykunun hızlı göz hareketi (REM) adlı evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel ve işitsel algı ve duygulardır. Rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir. o degil de dizi gibi rüya görüyorum
Bazen etkisinden çıkmakta zorluk çekilir.
Misal:
Rüyada, saçları hafif dalgalı, esmer ve büyük gözleri olan bir hatun kişisi görülmüstür diye bütün gün kafa bir sağa bir sola dönerek, gözler onu arar.
Oysa ki daha önce hiç görülmemiş ve tanımadığın birisidir.
Hayrolsun inşallah.
Bu gece yine gel olur mu?.
bazal metabolizmaya en yakın "şuur" halidir. gözler dışında vücut "geçici felç" denebilecek bir durum içindedir (bkz: paralize). beynin, bir takım frekans ölçen cihazlara maruz bırakıldığında, ürettiği dalgaların normal uyku halinden oldukça farklı, uyanıklık haline çok yakın olduğu görülür. uyku halında göre beyin ve gözler oldukça aktiftir.
rüyalar çok kısa sürer, hatırlamak ise rüyanın görülmesinin bitiminden uyanana kadar geçen süre ile ilgilidir. bu süre 5 dakikadan az ise hayal meyal hatırlanır.1 dakika kadarsa bayaa hatırlanır, rüya esnasında üynailırsa gerçek bir olay kadar net hatırlanabilir. kabusların hep iyi hatırlanmasının da sebebi budur, zira kabus görünce korkup rüya bitmeden uyanırız
bakın bu öyle efsane bir ezginin günlüğü şarkısı ve albümüdür ki, görülen kabusları unutturur. amına koyim bir gün rakımı yudumlarken canlı dinleyemeyeceğim çok üzülüyorum.
dün gece çılgın bediş teki banu nun şimdiki haliyle (büyümüş hali) köydeki evimizin avlusunda sohbet ediyorduk. herkesin mi rüyaları böyle ilginç, yoksa benim bilinç altında mı değişik şeyler var bilmiyorum.
insan zihninin (beyin demiyorum dikkat - zihin) çözülemeyen sırlarından biri olan rüyanın psikolojik ve fizyolojik yapı üzerinde iyileştirici etkileri vardır. ek olarak da zihnin 5 duyunun ötesindeki boyutlarla iletişim kurmak için kullandığı bir araçtır. Michael Faraday hiç bir eğitimi olmamasına karşın daha öncesinde hiç bir şekilde sahip olunmayan bilimsel verilere rüyaları sayesinde vakıf olmuştur. engizisyon tarafından ölüme mahkum edilen rahip bruno da yine rüyalarının aracılığı ile evrenin sırlarına ulaşmıştır. thomas edison karşılaştığı pek çok sorunu çözmek için rüyalarından faydalanmıştır, nikola tesla tek seferde çalışacak şekilde hayata geçirdiği buluşları rüyasında görmüştür. robert louis stevenson, jules verne gibi yazarlar rüyalarından ilham almıştır.
Rüyalar ayrıntılı incelenmesi gereken bir konudur bana göre.bugün şöyle bir rüya gördüm;
rüyamda yurtdışında mı ne farklı bir yerde yaşıyorken bir anda kendimi deliler koğuşunda buldum. Bana ismimi soruyorlardı bir yere ellerim bağlı otururken. ismimi yazmam gerekiyodu ama şöyle bişi var sanki ben aslında hep o deliler koğuşunda yaşamış gibiydim. Tanıyordum insanları. Hatta annem bile orada çalışıyordu. Sonra ben şuanki adımı yazdım oraya. Oradaki yaşlı bakıcı gibi biri o da ilkokul öğretmenimdi galiba kağıda baktı ve sanki en başa dönmüş gibi bir sinirlendi. Etrafımdaki deliler ismimi doğru yazdığımı hafızamı geri kazandığımı düşünüyordu ben de öyle sanıyordum ama bakıcılar ve müdür çok kızgındı. Kağıda buradan kaçmadan önce yazdığım ismimi gördüm daha doğrusu benim olmayan bir soyad ve başta bir sıfat yazıyordu. Hatta kardeşim de (benden 3 yaş küçük erkek) yanımda deliler koğuşunda oturmuş (o da bağlı deli gibi)eksik olan ismimi tamamlıyor, sıfat ile soyadımın arasına mustafa yazarak. (gerçek ismim bu değil)tabi ben böyle şeyler için kardeşime sinirlendiğim için orada da bir sinirleniyorum kısa süreli. Normalde beni daha sıkı bağlamayı düşünüyorlardı ki annem sağolsun bu çocuktan zarar gelmez, bırakalım dolaşsın istediği gibi bir şey dedi. Onlarda sanki her şey en başa dönmüş gibi beni bırakıp arkalarına dönüp gittiler. Sonra ben burada yaşamaya başladım ki ne kadar vakit geçti harırlamıyorum bir olay oldu. apartmandan delilerin kirli çamaşırlarını atmaya başladılar. Bütün deliler aşağıda toplanmış herkes kendi çamaşırlarını bulmaya çalışıyor. Ben de durmadım tabi koştum bulmaya başladım ilk 2 sini buldum. Sonra başka yere girdim yanlışlıkla başka apartmanın etrafından dolaşarak diğerlerini de bulduğumu sanıyorum. Ama asıl olay bunları yaparken annem ile babam beni izliyordu ben de onların gözünden kendimi izliyordum. Aralarındaki konuşma şöyleydi;
- babam: yine eşyalarını bulamadı.(kızgın ve umutsuz yüz ifadesiyle)
-annem: deme öyle bu sefer uzun sürse de buldu.
-babam: bu hiç bir anlam ifade etmiyor kaybolup duruyor gibi bir şey söyledi.
Ve ben tam bu zamanda çalan alarmım ile uyandım yaklaşık 20 dk uyanır uyanmaz bunu yazdım. Artık gerçekler neydi rüyadaki bilmiyorum ama bilinçaltım nasıl karmaşık ise böyle şeyler çıkıyor.psikanalizini yapabilecek yetkin insanlar beni bilgilendirebilirse güzel olur..
bilincaltindaki catismalarimizi ruyalarda goruyoruz ve bu yuzden gordugumuz ruyalar cinsiyetimize gore degisiklik gosteriyo. arastirma sonuclarina gore kadinlar ruyalarinda genelde esit sayida erkek kadin gorurken erkekler ruyalarinda daha cok erkek gorme egilimindelermis. kadinlar ruyalarinda %50 oraninda erkek gorurken erkekler %65 oraninda erkek goruyomus. tabi bu arastirmada her yas grubundan ve bicok kulturden insan bulunuyo. yani orneklem baya genis.
bunun sebebini de frued'a gore soyle acikliyoruz. erkekler babalariyla yasadiklari catismalarin (bkz: oedipus kompleksi) ustesinden hicbi zaman gelemedigi icin bunu diger erkeklere yoneltiyolar ve dolayisiyla erkeklerle daha fazla catisma yasiyolar. bu catismalar da bilincaltini rahatsiz ediyo, bu rahatsizlik da ruyalarda erkek karakterlerin ortaya cikmasiyla disavuruluyo. sebebiyle ilgili farkli aciklamalar da var ama biz freud'a inaniyoz.