Günümüzde 2000 ve üzeri yıllarda doğan kardeşlerimizin Babala tv de tanıdığı çocukluğumuzun afet meleği elimizi boş bırakmayan hanımefendidir kendisi. Sosyal medyada ruhsar şakaları havada uçmaktadır şimdilerde.
komedi niyetine izlenen ama yaş kemale erince mazhar'ın yaşadığı acı, bununla baş etme durumu, yaşanan duygunun ulviliği, mazhar'ın ailesinin kıllığı ve onun altındaki oğullarını/kardeşlerini sevme olayı daha iyi anlaşılıyor. aşk dizisi denilince illa salya sümük, bir bakışma sahnesinin 10 dakika sürdüğü, "ben seni sevdim de öldüm taam mı!" modunda olması gerekmediğinin, aşkın/ayrılığın komediyle dramatize edilmesinin daha leziz olduğunun kanıtı eski dizidir.
Olaya hep komik açıdan baktık izlerken. Ne bileyim hiç üzülmedik bu adamın karısı ölmüş diye. Sürekli görüyordu çünkü.
Geçen gün babamı rüyamda gördüm yine. Evdeydi. Sabah Su sesine uyandık annemle. Çeşmenin biri durup dururken kırılmış. Tamirci çin malı ondan dedi tabi herşeyin mantıklı bir açıklaması var sonuçta ama O gün bugündür babam evin içinde dolaşıyormuş gibi geliyor. bilmiyorum belki de aklımı kaybediyorum yavaş yavaş özlediğim için.